Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YORUM: ALDIGIM HER NEFESTE - Judith Mc Naught

Kitabın kapağında güzel bir balo elbiseli bir kadın ve kitabın arkasında "Tarihi Aşk Romanı" yazıyorsa buradan ne anlarsınız? Valla ben en sevdiğim yazarlardan biri olan JM'in yine döktürdüğü bir tarihi romans okuyacağımı sanarak başladım kitaba.
Şok şok şok! Kitabın giriş cümlelerinde malikaneyi ve etrafı anlatıyor yazar, ben de tabii 18.yy malikanesi hayal ediyorum. Konuklar arabalarıyla partiye geliyorlar diyor, ben faytonlarıyla baloya gelen lordlar ladyler düşlüyorum. Taa ki Range Rover Jeep kelimesini görene kadar. Nasıl yani??

YORUM: OBSIDIYEN - Jennifer L. ARMENTROUT

Hani bazı kitaplar vardır. Kitap rafları arasında gezerken dönüp dönüp elinize alırsınız. Her seferinde arka kapak yazısını okursunuz, uzun uzun alsam mı acaba güzel midir diye düşünürsünüz. Nihayetinde tam almaya karar verdiğinizde gözünüze ilişen diğer bir kitabı alır çıkarsınız ve o kitap arkanızdan hüzünlü gözlerle bakakalır ya... İşte Obsidiyen'de benim için böyle bir kitaptı. Arka kapak yazısını kaç kere okuduğumu hatırlamıyorum bile. Paranormal kitaplar benim ortaokuldan beri tutkunu olduğum bir tür. İlk göz ağrım bir nevi. Ama Twilight Saga'dan sonra yayınlanan onlarca kitabı okuduktan sonra itiraf edeyim biraz soğumuştum olaydan. Çünkü bu türün para getirdiğini anlayan ve neredeyse eli kalem tutup iki kelimeyi bir araya getiren herkes seri halinde bu tip romanlar yazmaya başladı. İçlerinde ölüp bayıldığım "Allaaaam n'olur dizisi çevrilsin!!!" diye yırtındıklarım bile oldu :) Örneğin Vampir Akademisi Serisi. Rose & Dimitri favori çiftimdi bir ara. Ta…

Yasak Aşkların Kenti: Gretna Green

18.yy Las Vegas’ı... Birçok kitapta adı geçen Kaçak aşıkların yuvası Gitmesekte görmesekte Gretna Green kasabası.......
Konumuz romantik olduğu için böyle uydurduğum bir şiirle giriş yapmak istedim ama hiç romantik olmadı farkındayım J Balolar, düellolar, ünvanlar ne güzel başlamış gidiyorken uzun zamandır bilgilendirici yazı yazmadığımı farkettim. Bugün de konu olarak kitaplarda sık sık bahsi geçen Gretna Green’nin hikayesini anlatmaya karar verdim. Umarım beğenirsiniz.
Aslında her şey 1754 yılında Lord Chancellor Hardwicke tarafından İngiliz Parlamentosunda çıkarılan bir kanunla başladı. Bu kanuna göre yirmi bir yaşını doldurmamış kimsenin kilise dışında ve ailesinin izni olmadan İngiltere'de evlenmesi yasaklandı. Peki bizim genç aşıklarımız bu durumda ne yaptı? Kanunun sırf İngiltere’yi kapsadığı anlaşılınca kanundaki bu boşluktan yararlanarak “Madem İngiltere’de evlenemiyoruz biz de İskoçya’da evleniriz!” dediler ve sınıra en yakın kasaba olan Gretna Green’ e kaçıp kaçıp evlenmeye b…

YORUM: BEATRICE Kötü Tohum - Philippa GREGORY

Hayatımda okuduğum en sinir bozucu kitaptı desem yalan söylememiş olurum sanırım. Daha önce Philippa Gregory kitapları hiç okumadığım için bu kitabı D&R 'da indirimde görünce hemen almıştım. Yazarın kitapçılarda gördüğüm sıra sıra kitapları içinde seçe seçe bunu seçmiş olmam da benim başarım sanırım :) Bu kitaptan sonra da kolay kolay bu yazarı okumam gibi geliyor açıkçası. Okumaktan keyif aldığım onca yazar varken bir daha bu sinir bozukluğunu çekmek istemem.
DİKKAT! YAZININ BUNDAN SONRASI AĞIR SPOILER İÇERİR!
Kitabın konusuna gelirsek tahmin edeceğiniz üzere Beatrice isimli bir kadın ve başından geçenler anlatılıyor. Beatrice'in küçük bir kız olduğu dönemlerde babasının sahibi olduğu Wideacre arazisine tutkuyla bağlanması ve bu uğurda akla hayale gelmeyecek planlar ve kötülükler yapması yaklaşık 800 sayfa boyunca anlatılıyor. 
O dönemlerde kadınların hiçbir şekilde hukuki miras hakkı olmadığı için babasının ölümünden sonra arazinin abisi Harry'nin eline geçeceğini v…

YORUM: Vahsi Bir Lordun Kollarında - Sabrina Jeffries

Sharpe Kardeşleri oldum olası sevmişimdir. Sorunlu çocuklukları, dominant büyük anneleri Hetty ve güçlü yan karakterleriyle eğlenceli bir seridir bana göre. Serinin dördüncü kitabı uzun bir bekleyişten sonra nihayet yayınlandı ama biraz saçma bir isimle. Ne bileyim Vahşi Bir Lordun Kollarında yerine Ölüm Meleği falan olsaydı ismi bence daha güzel olabilirdi. Neyse bu benim fikrim sonuçta.
Önce serinin genel konusu üzerinde küçük bir hatırlatma yapayım. Anne babaları ölmüş beş kardeşin bakımlarını üstlenen büyük anne Hetty, ilerleyen yaşlarına rağmen sürekli çapkınlık, macera, haylazlık peşinde olan ve evlenmeyen torunlarını dize getirmek için bir ültimatom veriyor. Bir sene içinde beşi de evlenmezse mirasından hiç biri tek bir kuruş (onların deyimiyle peni J)  alamayacaklar. Kardeşlerin hepsi birden şiddetle karşı çıksalarda Hetty’i sözünden döndüremiyorlar. Bu arada da teker teker aşkı bulup evlenmeye başlıyorlar. Bu arada yan hikayede de her bir kardeşin bu geçmişteki olay yüzünden…

YORUM: Kurt ve Kumru- Kathleen E. Woodiwiss

Yaaaaa kitabın daha 212. Sayfasındayım (592 sayfa toplamda) ama delirmek üzereyim sinirimden!!! Dayanamadım patlamadan yazmak istedim. Hakkında hep olumlu yazılar okuduğum için aldım ama iki gündür beni sinirden delirten bir kitap oldu. Neden mi? Müsadenizle tane tane açıklayayım: Kitap çok güzel başladı. 1066 yılında İngiliz tahtı varissiz kaldığı için taht savaşlarının çıktığı bir dönemde Normanlar (Fransızlar) İngiltereyi işgal ediyor. Kan,revan, vahşet sahneleri derken olayın geçtiği kontluk işgal ediliyor. Kızımızın babası olan Lord ve himayesindeki köylüler vahşice öldürülüyor, kadınlara tecavüz ediliyor, evler yakılıyor, çocuklar öldürülüyor vs vs savaş vahşeti anlatılıyor. Tamam gözümüzün önünde canlandı bu sahneler ve etkilendik tabii insan olarak. Şatoda hizmetçiler ,lordun kızı ve karısı haricinde kimse kalmıyor ve Normanlar hizmetçilere tecavüz ediyorlar, kızın yaşlı annesini deli gibi dövüyorlar. Aislinn (lordun kızı), işgalci komutan tarafından bağlanıp yine vahşice teca…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

YORUM: METRES - Amanda Quick

Geçtiğimiz haftasonu Amanda Quick ‘in Metres’ini bitirdim. Tarihi romans kategorisinde ele alabileceğimiz romanın konusu ve karakterleri genelde okumaya alışık olduğum karakterlerden biraz daha farklıydı. Aslında Amanda Quick’in geçen ay okuduğum Ayışığında Aşk kitabı da benzer şekilde gelenekselin dışında karakterlere sahipti. (Bir hırsız ve bir öğretmenin aşkını anlatıyordu) Yazarın sadece üç kitabını okuduğumdan genel yazımıyla ilgili bir yorum yapamam ama okuduğum kadarıyla beğendiğimi söyleyebilirim. (Diğer kitabı da Kiralık Nişanlı. Sanırım ülkemizde sadece bu üçü basıldı. Yine de yanlış biliyor olabilirim emin değilim.)

Metres, Iphiginia Bright adında kadın karakterimizin halasının şantaj mektubu almasıyla başlıyor. Karakterin isminin hem telaffuzu hem de yazılımı zor olduğundan ben burada kendisine kısaca Iph diyeceğim. (Şansıma mıdır nedir son okuduğum kitaplarda hep böyle garip garip isimler çıkıyor karşıma sinir oluyorum) Iph ilginç bir yaşam hikayesine sahip. Yukarıda da …