29 Haz 2012

Şaperon :Chaperon(e)



Şaperon ya da İngilizce yazılışıyla Chaperon(e)   18.yy da özellikle erkeklerin de bulunduğu ziyafet, dans,davet, düğün gibi sosyal etkinliklerde genç ve bekar bir kadına eşlik eden görevli kadınlara denir. 
Bu refakatçi kadınların ya uzun bir süredir evli olması ya da dul bile olsalar ileri yaşlarda olmaları gerekirdi. Eşlikçi de diyebileceğimiz bu yaşlıca kadınlar erkeklerin de bulunduğu ortamlarda refakat ettikleri genç kızın namusunun, haysiyetinin ve saygınlığının hiç bir şekilde sorgulanmayacağının garantisidir. Çünkü o dönem ki koşullarda bir genç kızın bir erkekle yalnız olarak bir yerde baş başa konuşurken bile görülmesi o kızın tüm saygınlığını götürür ve bir daha kimsenin evlenmek istemeyeceği saygı duyulmayan iffetsiz bir kadına dönüştürürdü. Ki bu o dönemlerde bir genç kızın başına gelebilecek en korkunç olaylardan biriydi. Böyle tatsızlıklara mahal vermemek için de genç kızlar beğendikleri bir erkekle konuşacak dahi olsalar yanlarında mutlaka şaperonları olmalıydı.





İlginç ve gereksiz detay :  Şaperon olmak deyimi (to be a chaperon) ilk kez 1796 yılında Jane Austen in ölümsüz romanı Aşk ve Gurur'u 1811 de yayınlamadan önce "Elinor and Marianne" adıyla yazdığı taslaklarında kullanılarak yazılı olarak literatüre geçmiştir.



The Reading Lady

Saperon :Chaperon(e)



Şaperon ya da İngilizce yazılışıyla Chaperon(e)   18.yy da özellikle erkeklerin de bulunduğu ziyafet, dans,davet, düğün gibi sosyal etkinliklerde genç ve bekar bir kadına eşlik eden görevli kadınlara denir. 

Bu refakatçi kadınların ya uzun bir süredir evli olması ya da dul bile olsalar ileri yaşlarda olmaları gerekirdi. Eşlikçi de diyebileceğimiz bu yaşlıca kadınlar erkeklerin de bulunduğu ortamlarda refakat ettikleri genç kızın namusunun, haysiyetinin ve saygınlığının hiç bir şekilde sorgulanmayacağının garantisidir. Çünkü o dönem ki koşullarda bir genç kızın bir erkekle yalnız olarak bir yerde baş başa konuşurken bile görülmesi o kızın tüm saygınlığını götürür ve bir daha kimsenin evlenmek istemeyeceği saygı duyulmayan iffetsiz bir kadına dönüştürürdü. Ki bu o dönemlerde bir genç kızın başına gelebilecek en korkunç olaylardan biriydi. Böyle tatsızlıklara mahal vermemek için de genç kızlar beğendikleri bir erkekle konuşacak dahi olsalar yanlarında mutlaka şaperonları olmalıydı.





İlginç ve gereksiz detay :  Şaperon olmak deyimi (to be a chaperon) ilk kez 1796 yılında Jane Austen in ölümsüz romanı Aşk ve Gurur'u 1811 de yayınlamadan önce "Elinor and Marianne" adıyla yazdığı taslaklarında kullanılarak yazılı olarak literatüre geçmiştir.



The Reading Lady

TANITIM : The Hellions of Hallstead Hall - Sharpe Kardeşler Serisi




 
Serinin Orjinal Adı: The Hellions of Hallstead Hall


Bu seride anne ve babaları talihsiz bir olayda ölmüş ve büyükannelerinin vasiliği altında büyümüş beş kardeşin hikayeleri anlatılıyor. En büyük erkek çocuk olduğu için Stonewille Markisi ünvanı alan Oliver Sharpe ailenin çapkın, skandallarla yaşayan,pervasız abileridir. Ondan bir küçük Jarret da Kumarbazlığıyla ve gece hayatıyla ün salmıştır. O dönemde kadın olduğu için büyük skandallar yaratan gotik romanlar yazan Minerva en büyük kızkardeştir. Gabe nam-ı diğer ölüm meleği hayatını araba yarışlarında geçiren geçmişte yaptığı bir hata yüzünden sürekli ölüme meydan okuyan  küçük erkek kardeştir. Ve en küçük kızkardeş Celia ise erkek gibi yetişmiş uçanı kaçanı havada vuran müthiş bir atıcıdır. Tüm kardeşlerin de evlilik çağı gelmiş ve geçiyor olduğundan büyükanneleri Hetty onlara bir ültimatom verir. Babalarından kalan mirası alabilmek için tüm kardeşlerin de yıl sonuna kadar evlenmeleri gerekmektedir. Yoksa mirastan 1 kuruş alamayacaklardır. Bu durum anne ve babalarının mutsuz evliliğine ve acı sonlarına şahit oldukları için hiç bir koşulda evlenmek istemeyen  ve kendi hayatlarını yaşamakta kararlı kardeşler için çok büyük bir şok ve meydan okuma olur. Hepsi de karşı çıksa de Büyükanne Hetty kararından dönmeyecek şekilde hukuki düzenlemeleri  yapmış  ve yıl sonuna kadar bir tanesi bile evlenmemiş olursa hiçbiri de mirası hakkedemeyecektir.  Beş kardeşin de Büyükanne Hetty’e ve de aşka karşı verdikleri savaş başlar.




Serinin yayınlanan kitaplarının ilk üçü Amerikada New York Times En çok satanlar listesinde  ilk on sırada yer aldı. Buradan bu kitapların gerçekten çok güzel olduklarını anlayabiliriz sanıyorum :)

Yayınlanan Kitapları
1.The Truth about Lord Stonewille – 2010 -Bozulan Yeminler (Lord Oliver hakkında)                                                                                               
Youtube kitap trailerı için tıktıkla : http://youtu.be/ksTqUt-PLIQ

2. A Hellion in Her Bed – 2010- Yatağımdaki Serseri (Lord Jarret Hakkında)

3. How to Woo a Reluctant Lady – 2011 – Sır Gibi Sakladım (Lady Minerva Hakkında)    
      Youtube kitap trailerı için tıktıkla :  http://youtu.be/uzmoe1uIxNg

  4.To Wed a Wild Lord – 2011 – (Türkiye’de henüz yayınlanmadı) (Lord Gabriel Hakkında) 
      Youtube kitap trailerı için tıktıkla : http://youtu.be/eFWt1foL3e4

  5. A Lady Never Surrenders – 2012 – (Türkiye’de henüz yayınlanmadı) (Lady Celia Hakkında)







TANITIM : The Hellions of Hallstead Hall - Sharpe Kardeşler Serisi




 
Serinin Orjinal Adı: The Hellions of Hallstead Hall


Bu seride anne ve babaları talihsiz bir olayda ölmüş ve büyükannelerinin vasiliği altında büyümüş beş kardeşin hikayeleri anlatılıyor. En büyük erkek çocuk olduğu için Stonewille Markisi ünvanı alan Oliver Sharpe ailenin çapkın, skandallarla yaşayan,pervasız abileridir. Ondan bir küçük Jarret da Kumarbazlığıyla ve gece hayatıyla ün salmıştır. O dönemde kadın olduğu için büyük skandallar yaratan gotik romanlar yazan Minerva en büyük kızkardeştir. Gabe nam-ı diğer ölüm meleği hayatını araba yarışlarında geçiren geçmişte yaptığı bir hata yüzünden sürekli ölüme meydan okuyan  küçük erkek kardeştir. Ve en küçük kızkardeş Celia ise erkek gibi yetişmiş uçanı kaçanı havada vuran müthiş bir atıcıdır. Tüm kardeşlerin de evlilik çağı gelmiş ve geçiyor olduğundan büyükanneleri Hetty onlara bir ültimatom verir. Babalarından kalan mirası alabilmek için tüm kardeşlerin de yıl sonuna kadar evlenmeleri gerekmektedir. Yoksa mirastan 1 kuruş alamayacaklardır. Bu durum anne ve babalarının mutsuz evliliğine ve acı sonlarına şahit oldukları için hiç bir koşulda evlenmek istemeyen  ve kendi hayatlarını yaşamakta kararlı kardeşler için çok büyük bir şok ve meydan okuma olur. Hepsi de karşı çıksa de Büyükanne Hetty kararından dönmeyecek şekilde hukuki düzenlemeleri  yapmış  ve yıl sonuna kadar bir tanesi bile evlenmemiş olursa hiçbiri de mirası hakkedemeyecektir.  Beş kardeşin de Büyükanne Hetty’e ve de aşka karşı verdikleri savaş başlar.




Serinin yayınlanan kitaplarının ilk üçü Amerikada New York Times En çok satanlar listesinde  ilk on sırada yer aldı. Buradan bu kitapların gerçekten çok güzel olduklarını anlayabiliriz sanıyorum :)

Yayınlanan Kitapları
1.The Truth about Lord Stonewille – 2010 -Bozulan Yeminler (Lord Oliver hakkında)                                                                                               
Youtube kitap trailerı için tıktıkla : http://youtu.be/ksTqUt-PLIQ

2. A Hellion in Her Bed – 2010- Yatağımdaki Serseri (Lord Jarret Hakkında)

3. How to Woo a Reluctant Lady – 2011 – Sır Gibi Sakladım (Lady Minerva Hakkında)    
      Youtube kitap trailerı için tıktıkla :  http://youtu.be/uzmoe1uIxNg

  4.To Wed a Wild Lord – 2011 – (Türkiye’de henüz yayınlanmadı) (Lord Gabriel Hakkında) 
      Youtube kitap trailerı için tıktıkla : http://youtu.be/eFWt1foL3e4

  5. A Lady Never Surrenders – 2012 – (Türkiye’de henüz yayınlanmadı) (Lady Celia Hakkında)







27 Haz 2012

Başlarken...The Reading Lady



Küçük bir kız çocuğu olduğum zamanlardan beri kitaplar en yakın arkadaşlarım oldu.

 Yaz geldiğinde okullar kapanır kapanmaz Edebiyat öğretmeni olan annem beni kitapçıya götürür karne hediyesi olarak o zamanlar yayınlanan çocuk kitaplarının serilerini alırdı. Renkli kapaklarına bakmaya doyamadığım  Altın Yayınevi kitapları, minik boyutta içi mavi kumaş kaplı dışı renkli resimli Milliyet çocuk kitapları, Enid Blayton ‘ın macera dolu  serileri, Gülten Dayıoğlu‘nun duygu yüklü kitapları, Muzaffer İzgü’nün okurken deli gibi güldüğüm Ökkeş serisi ve daha niceleri...Okumadığım çocuk kitabı çok azdır tahminimce.

Büyüdükçe okuduğum kitaplarda değişti  haliyle...Genç kızlık dönemimde İpek Ongun’ u çok sevmiştim. Bir Genç Kızın Gizli Defteri, Yaş On Yedi, Bir Pırıltıdır Yaşamak birkaç kere okuduğum kitaplardı. Betty Smith ‘den Bir Genç Kız yetişiyor romanını en az dört kere okumuşumdur. Tabii o dönemde annemin de yönlendirmesiyle yavaş yavaş kişisel gelişim romanlarına (o zamanlar Leo Buscaglia kitapları yoğundu), daha sonra da Dünya Klasiklerine geçişim başladı. Anne ve babası öğretmen olan bendenizin evinde 1000'den fazla kitap vardı ve benim için bulunmaz bir hazineydi.  Bir yaz tatili boyunca sadece Dünya Klasiklerini okuduğumu bilirim. Savaş ve Barış, Anna Karenina, Dorian Grey’in Portresi, Tess, Çanlar Kimin için çalıyor, Aşk ve Gurur, Kramozov Kardeşler, Suç ve Ceza....vs  vs. 

O dönemde televizyonda çok fazla kanal yoktu ,bilgisayar her evde yoktu, internet daha keşfedilmemişti ve yapılabilecek seçenek çok çok azdı. Ben de sabah kalkar kalkmaz kahvaltıdan hemen sonra elime kitabımı alır koltuğa uzanır akşam olup yatana kadar kitap okurdum. Annesinin yeter kızım bırak artık okuma dediği çok az insan vardır herhalde :)

Okumanın senelerdir en büyük hobim haline gelmesinin sonucu olarak çok hızlı bir şekilde okuma kabiliyetim oluştu.  Elime aldığım ortalama 300 sayfalık bir kitabı bir gün içerisinde okuyup bitirebiliyorum. Ki artık eskisi gibi sabahtan akşama başından kalkmadan okuma gibi bir olanağım yok maalesef. Eğer çok keyif aldığım bir kitapsa kendi deyimimle “idareli okuyorum”  ki çabucak bitmesin en az 2-3 gün keyfini sürebileyim kitabın :) 
Eğer çok oyalanırsam da kopabiliyorum kitaptan ve ortamından. Okurken birçok kişinin aksine müzik dinlemem hatta mümkün mertebe sessiz bir ortam seçerim kendime. Bunun sebebi de okurken kitapla birlikte onun çok özel dünyasına giriyor olmam. Mutlaka kitabın baş karakteri ben olurum, onun çektiği acıları çeker,sevinçlerine güler, onunla aşık olurum. Evini tarif ediyorsa kitapta mutlaka kafamda döşerim o evi .Böyle yazınca sanki psikolojik bozukluk gibi görülse de (!) aslında değil :) Sadece kitaba kendini fazla kaptırmak ve sınırsız hayal gücünü çalıştırmak ve bambaşka heyecanlar yaşamak...

Bu arada kitap türleri arasında en çok roman okumayı  severim. Artık eskisi kadar boş zamanım olmadığından çok nadir diğer türleri okuyorum . Roman türleri içinde de son zamanlarda favorim yeni keşfettiğim  Tarihi Romans kitaplar. Dükler, düşesler, kontlar, lordlar, ladyler...

Eski zaman aşk masalları...
En yakışıklı , en kahraman ,en dürüst (ve ayrıca genelde çok zengin) erkekler ile kat kat ipekler satenler içinde hepsi birbirinden güzel ,alımlı, zeki ladyler...
Renkli balo salonları, kötü karakterler, acı ayrılıklar ve ateşli kavuşmalar ...
Aslında çoğu zaman edebi değeri  olmayan romanlar (gerçi bu türde Jane Austin’in Aşk ve Gurur romanı edebi eserdir)  ama okuması keyifli,  o dönemleri hayal etmesi keyifli ve en önemlisi  çok eğlenceli  vakit geçirtmesi :)

Günümüzdeki  hızlı ve  stres dolu  hayatımda küçükte olsa nefes alma başka dünyalara gitme fırsatı...
Ayrıca  kütüphanemde zengin bir arşivi bulunan , ortaokul zamanlarımda tanışıp aşık olduğum ve türünün bulabildiğim tüm eserlerini okuduğum ve son yıllarda Twiligt Saga ile popülerleşen Vampir kitapları da 70 yaşıma gelsem de severek okuduğum kitaplar olarak kalacak.

Burada sevdiğim iki türdeki romanlardan okuduklarımı ,hissettiklerimi, aşık olduklarımı,nefret ettiklerimi bazen de kitap özetlerini yazıyor olacağım. Umarım benim gibi bu iki türü de okumayı seven diğer okuyucularla buluşur güzel bir paylaşım ortamı yaratabilirim.

Son söz: Dikkat Spoiler İçerir !!

Bol okumalı günler dileğimle
Sevgiler......

The Reading Lady


27.06.2012

Başlarken...The Reading Lady



Küçük bir kız çocuğu olduğum zamanlardan beri kitaplar en yakın arkadaşlarım oldu.

Yaz geldiğinde okullar kapanır kapanmaz Edebiyat öğretmeni olan annem beni kitapçıya götürür karne hediyesi olarak o zamanlar yayınlanan çocuk kitaplarının serilerini alırdı. Renkli kapaklarına bakmaya doyamadığım  Altın Yayınevi kitapları, minik boyutta içi mavi kumaş kaplı dışı renkli resimli Milliyet çocuk kitapları, Enid Blayton ‘ın macera dolu  serileri, Gülten Dayıoğlu‘nun duygu yüklü kitapları, Muzaffer İzgü’nün okurken deli gibi güldüğüm Ökkeş serisi ve daha niceleri...Okumadığım çocuk kitabı çok azdır tahminimce.

Büyüdükçe okuduğum kitaplarda değişti  haliyle...Genç kızlık dönemimde İpek Ongun’ u çok sevmiştim. Bir Genç Kızın Gizli Defteri, Yaş On Yedi, Bir Pırıltıdır Yaşamak birkaç kere okuduğum kitaplardı. Betty Smith ‘den Bir Genç Kız yetişiyor romanını en az dört kere okumuşumdur. Tabii o dönemde annemin de yönlendirmesiyle yavaş yavaş kişisel gelişim romanlarına (o zamanlar Leo Buscaglia kitapları yoğundu), daha sonra da Dünya Klasiklerine geçişim başladı. Anne ve babası öğretmen olan bendenizin evinde 3000'den fazla kitap vardı ve benim için bulunmaz bir hazineydi.  Bir yaz tatili boyunca sadece Dünya Klasiklerini okuduğumu bilirim. Savaş ve Barış, Anna Karenina, Dorian Grey’in Portresi, Tess, Çanlar Kimin için çalıyor, Aşk ve Gurur, Kramozov Kardeşler, Suç ve Ceza....vs  vs. 

O dönemde televizyonda çok fazla kanal yoktu ,bilgisayar her evde yoktu, internet daha keşfedilmemişti ve yapılabilecek seçenek çok çok azdı. Ben de sabah kalkar kalkmaz kahvaltıdan hemen sonra elime kitabımı alır koltuğa uzanır akşam olup yatana kadar kitap okurdum. Annesinin yeter kızım bırak artık okuma dediği çok az insan vardır herhalde :)

Okumanın senelerdir en büyük hobim haline gelmesinin sonucu olarak çok hızlı bir şekilde okuma kabiliyetim oluştu.  Elime aldığım ortalama 300 sayfalık bir kitabı bir gün içerisinde okuyup bitirebiliyorum. Ki artık eskisi gibi sabahtan akşama başından kalkmadan okuma gibi bir olanağım yok maalesef. Eğer çok keyif aldığım bir kitapsa kendi deyimimle “idareli okuyorum”  ki çabucak bitmesin en az 2-3 gün keyfini sürebileyim kitabın :) 
Eğer çok oyalanırsam da kopabiliyorum kitaptan ve ortamından. Okurken birçok kişinin aksine müzik dinlemem hatta mümkün mertebe sessiz bir ortam seçerim kendime. Bunun sebebi de okurken kitapla birlikte onun çok özel dünyasına giriyor olmam. Mutlaka kitabın baş karakteri ben olurum, onun çektiği acıları çeker,sevinçlerine güler, onunla aşık olurum. Evini tarif ediyorsa kitapta mutlaka kafamda döşerim o evi .Böyle yazınca sanki psikolojik bozukluk gibi görülse de (!) aslında değil :) Sadece kitaba kendini fazla kaptırmak ve sınırsız hayal gücünü çalıştırmak ve bambaşka heyecanlar yaşamak...

Bu arada kitap türleri arasında en çok roman okumayı  severim. Artık eskisi kadar boş zamanım olmadığından çok nadir diğer türleri okuyorum . Roman türleri içinde de son zamanlarda favorim yeni keşfettiğim  Tarihi Romans kitaplar. Dükler, düşesler, kontlar, lordlar, ladyler...

Eski zaman aşk masalları...
En yakışıklı , en kahraman ,en dürüst (ve ayrıca genelde çok zengin) erkekler ile kat kat ipekler satenler içinde hepsi birbirinden güzel ,alımlı, zeki ladyler...
Renkli balo salonları, kötü karakterler, acı ayrılıklar ve ateşli kavuşmalar ...
Aslında çoğu zaman edebi değeri  olmayan romanlar (gerçi bu türde Jane Austin’in Aşk ve Gurur romanı edebi eserdir)  ama okuması keyifli,  o dönemleri hayal etmesi keyifli ve en önemlisi  çok eğlenceli  vakit geçirtmesi :)

Günümüzdeki  hızlı ve  stres dolu  hayatımda küçükte olsa nefes alma başka dünyalara gitme fırsatı...
Ayrıca  kütüphanemde zengin bir arşivi bulunan , ortaokul zamanlarımda tanışıp aşık olduğum ve türünün bulabildiğim tüm eserlerini okuduğum ve son yıllarda Twiligt Saga ile popülerleşen Vampir kitapları da 70 yaşıma gelsem de severek okuduğum kitaplar olarak kalacak.

Burada sevdiğim iki türdeki romanlardan okuduklarımı ,hissettiklerimi, aşık olduklarımı,nefret ettiklerimi bazen de kitap özetlerini yazıyor olacağım. Umarım benim gibi bu iki türü de okumayı seven diğer okuyucularla buluşur güzel bir paylaşım ortamı yaratabilirim.

Son söz: Dikkat Spoiler İçerir !!

Bol okumalı günler dileğimle
Sevgiler......

The Reading Lady


27.06.2012

Yeni Video! Aliexpress Alışverişim ve Planner Yapmaca

Herkese Merhaba Arkadaşlar! Yeni bir video ile karşınızdayım :) Bu sefer kitap dışında bir video çekmek istedim ve yeni hobim plann...