29 Ara 2012

The Reading Lady
Kitabın kapağında güzel bir balo elbiseli bir kadın ve kitabın arkasında "Tarihi Aşk Romanı" yazıyorsa buradan ne anlarsınız? Valla ben en sevdiğim yazarlardan biri olan JM'in yine döktürdüğü bir tarihi romans okuyacağımı sanarak başladım kitaba.

Şok şok şok!
Kitabın giriş cümlelerinde malikaneyi ve etrafı anlatıyor yazar, ben de tabii 18.yy malikanesi hayal ediyorum. Konuklar arabalarıyla partiye geliyorlar diyor, ben faytonlarıyla baloya gelen lordlar ladyler düşlüyorum. Taa ki Range Rover Jeep kelimesini görene kadar. Nasıl yani??
The Reading Lady
Şok Şok Şok!!!
Yayınevinin özensizliği mi desem, okuyucuya karşı yaptığı bir ayıp mı desem artık bilemiyorum ama kitap tarihi romans değil, günümüzde geçen bir aşk romanı. Ben hepsini sevdiğim için çok da önemli değildi ama  çok daha özenli olunmalı diye düşünüyorum.

Kitaba dönecek olursam Judith Mc Naught'un henüz okuma fırsatı bulamadığım kalan üç romanından biriydi. Şimdi kaldı son iki kitap Gece Fısıltıları ve Sana İhtiyacım Var. Tümünü birden okumama sebebim ise belki biraz saçma ama yazarı çok sevdiğimden dolayı tüm kitaplarını bir an önce okuyup bitirmek istememem. Sindire sindire okuyorum yani :) Ama üzülerek belirtmek isterim ki şu ana kadar okumaktan en az hoşlandığım JM kitabı oldu benim için.

Aslında takıldıklarım küçük şeyler ama en önemlisi aşklarına çok inanmamış olmam açıkçası. Yani üç günde otel odalarında şekillenen ve tamamen cinsel çekim üzerine kurulan bir aşk anlatılmış bu kitapta. JM'in diğer kitaplarında tüm kahramanlarımız bir şekilde tanışır, kavga dövüş bir çok zaman geçirirler,bir sürü şey paylaşırlar ve aralarındaki aşk zamanla olgunlaşır, birbirlerinin kıymetini anlarlar ve finalde müthiş buluşma gerçekleşir. Aynı diğer güzel romans kitaplarında okuduğum gibi... Çay gibi yavaş yavaş demlenince güzel olur bence aşklar. Böyle üç günlük otel macerasıyla deli gibi aşık olunamayacağını bilecek kadar büyüdüm belki de :) Gerçekçi gelmedi kısacası.

Sevmeme nedenlerimden bir diğeri de hadi tamam öldün bittin üç günde aşık oldun ben de buna inandım, ama cep telefonlarının olduğu bir dönemde birbirlerini aramayıp abuk subuk bir nedenden ayrılıp üç sene- tekrar ediyorum üç sene!!- neden ayrı kaldınız? Bir buluşun, bir konuşun. Hiç olmadı mesaj atın kardeşim madem bu kadar çok sevdiniz birbirinizi. Bu gibi sahneler eski Türk filmlerinde (ki ben ölürüm biterim bayılırım onlara) çokça olur. Ediz Hun kötü adamın bayılttığı Hülya Koçyiğit'i yatakta basar, kadıncağıza etmediği hakaret kalmaz, çocuğunu da alır gider.  Taaaaa yıllar sonra artık ikisi de saçlarına aklar düşmüş haldeyken ya da ölüm döşeğindeyken "Vay ben seni yanlış anlamışım Nalan!" ya da "Senin annen bir melekti yavrum!" diyerek kavuşurlar. Bu arada bir arkadaş olsun, bir aile büyüğü olsun kimse de onları barıştırmaya çalışmaz nedense.
The Reading Lady

The Reading Lady

İşte kitabı okurken de bütün bu sahneler gözümün önünde canlandı ve çok etkilenmedim bu sebeple. Ama yine de bu türü sevenlere, tüm anlattığım sebeplere rağmen, kesinlikle okumalarını tavsiye edebileceğim bir roman. Son olarak eklemek isterim ki Judith Mc Naught açık ara benim en sevdiğim romans yazarı ve böyle de kalmaya devam edecek!
Sevgilerimle






4 yorum:

tarih84 dedi ki...

Bu kitap da yeri ayrı olanlardan benim için. Jm hayeranıyım ve çevrili tüm kitaplarını okudum. Ama güncel seriyi siz farklı sırada okumuşsunuz. Cennet- kusursuz- gece fısıltıları ve aldığım her nefeste şeklinde devam edecekti. Benim takılı kaldığım erkek karakterlerden birisi oldu doğrusu. Belki de bayan karakterin tutumunu kendime daha yakın buldum karar verişi ve vaz geçmeyişi gibi bilemedim. Ben yeşil bir kapak üzerinde yasemin olan kitaptan okudum. Yeni basım kapağı görünce yuh artık dedim. Düşler krallığında da bayan karakterle kel alakalı bir fotoğraf var. Malesef yayın evleri bu konuda çok saçmalıyor saygısızlık. Epsilion bunu çokça yapmakta. Koridor yayın evini ise takdir ediyorum.

Benherneysemo dedi ki...

Epsilon özellikle de Judith'in kitap kapakları konusunda çok özensiz ve kötü iş çıkarıyor. Bunu elimdeki Judith kitaplarına baktığım her seferde tekrar ediyorum... Belki biraz Düşler Krallığıyla İçinde Aşk Saklı idare eder diyebilirim... Judith bir başkadır gerçekten, onun sihrinin sadece aşk ve tutku değil, her türlü duyguyu hissettirebilmesi ve dolu dolu bir kitap sunması olduğunu düşünüyorum. Çünkü sadece esas kız esas oğlan etrafında dönen ve sadece tutkuyla sınırlı kalan bir sürü kitap var... Ve Yeşilçam benzetmesine kesinlikle katılıyorum :)

The Reading Lady (Onur Kınacı Birler) dedi ki...

Doğrusunu söylemek gerekirse ben güncel seride sıra olduğunu bilmiyordum :) Zaten Jm'in kitap sayısı az olduğu için kitaplarını dönüp dönüp baştan okuyabiliyorum. Sonsuza Kadar, Mutluluk ve İçinde Aşk Saklı tekrar tekrar okuduklarım. Ama dediğim gibi bu kitabı her ne kadar sevmiş olsam da bir şeyler eksik kaldı bende maalesef :( Yayınevleri özellikle Epsilon çok özensiz gerçekten. Bu kitabın arkasında "Tarihi Aşk Romanı" ibaresi var şaka gibi :)

The Reading Lady (Onur Kınacı Birler) dedi ki...

Yurtdışı basımlarına baktığımda çok güzel kapaklar görüyorum özellikle İspanyol basım kapakları adamlar müthiş yapıyorlar. Biz de roman karakterleriyle alakasız tipler koymuyorlar mı bir de deli oluyorum. Kitaptaki kızı kızıl saçlı anlatır, kapaktaki kız sarışındır :)

Blog içi arama