Ana içeriğe atla

YORUM: Kurt ve Kumru- Kathleen E. Woodiwiss

The Reading Lady

Yaaaaa kitabın daha 212. Sayfasındayım (592 sayfa toplamda) ama delirmek üzereyim sinirimden!!! Dayanamadım patlamadan yazmak istedim. Hakkında hep olumlu yazılar okuduğum için aldım ama iki gündür beni sinirden delirten bir kitap oldu. Neden mi? Müsadenizle tane tane açıklayayım:
The Reading Lady
  •   Kitap çok güzel başladı. 1066 yılında İngiliz tahtı varissiz kaldığı için taht savaşlarının çıktığı bir dönemde Normanlar (Fransızlar) İngiltereyi işgal ediyor. Kan,revan, vahşet sahneleri derken olayın geçtiği kontluk işgal ediliyor. Kızımızın babası olan Lord ve himayesindeki köylüler vahşice öldürülüyor, kadınlara tecavüz ediliyor, evler yakılıyor, çocuklar öldürülüyor vs vs savaş vahşeti anlatılıyor. Tamam gözümüzün önünde canlandı bu sahneler ve etkilendik tabii insan olarak. Şatoda hizmetçiler ,lordun kızı ve karısı haricinde kimse kalmıyor ve Normanlar hizmetçilere tecavüz ediyorlar, kızın yaşlı annesini deli gibi dövüyorlar. Aislinn (lordun kızı), işgalci komutan tarafından bağlanıp yine vahşice tecavüz ediliyor. Buraya kadar sürekli gerim gerim geriliyoruz. Ama olabilir sonuçta savaş sahneleri okuyoruz ve gerilmemiz normal. Ama benim delirmem buralarda ufak ufak başlıyor.  Kız adama sinirle bakarken “yakışıklı yüzünden bilmemne ifadesi geçti” gibi adama karşı saçma sapan bir düşünce geçiyor. Nasıl yani? Bu adam babanı öldürdü kızım farkında mısın?

The Reading Lady
  • Babası öldürülüyor, annesi aklını yitiriyor sürekli aşağılanma, hakaretler,dayak kadının çektiği kalmıyor ama Aislinn’de bir havalar bir annesini küçük görmeler başlıyor. Annesinin yanında olup destek olmaya çalışacağına delirdi yazıkkk gibi ifadeler, düşmanmışcasına hareketler...Sinirlerim zıplamaya başlıyor.
  • Ölülerini gömecekler. Babasının ardından zaten bir damla gözyaşı dökmüş. Hadi gururlu kız falan diyorum. Sonra neymiş efendim iç etekliği yırtılmış diye hüngür sümük ağlıyor. Dahası atı ölüyor neredeyse üzüntüsünden kahrolacak. Kızım baban ölmüş, anan delirmiş, sen üstüste tecavüze uğruyorsun kurtulmaya çalışacağına, intikam düşüneceğine  neymiş elbisesi kalmamış diye üzülyormuş. Derdine bak!
  • Kitabın erkek kahramanı Vulfgar geliyor, bu kız benim deyip diğer adamın elinden alıyor onu. Yine bir hayvan gibi davranmalar kıza, yine tacizler ama bizim kızımız salak ya adamdan etkileniyor. Stockholm Sendromu’nun tavan yapmış halleri!
  • Etraf Norman savaşçılarla dolu, sürekli tecavüz tehlikesi var bizim kız gidiyor çırılçıplak soyunup göle giriyor. Kendin kaşınıyorsun Aislinn daha ne diyeyim ben sana? Git evinde yıkan ölür müsün?
  • Wulfgar ilk başlarda kıza sadece sözlü tacizde bulunuyor. Efendi bir arkadaş diğerlerine göre. Ama kız onu bir kışkırtıyor, bir kışkırtıyor deli ediyor insanı. Adam diyor ki sana dokunmayacağım git yerde yat, salak kız elbisesini çıkarıyor, yarı çıplak adamın önünde dolanıyor, savura savura saçlarını falan tarıyor... Ya elbisenle uyusan ne olur uyumasan ne olur? Buruşacak diye mi korkuyorsun anlamadım ki?

The Reading Lady
  •  Kitap ilerledikçe annesine olan davranışları bir soğuk bir ukala hasta ediyor insanı. Annem demiyor zaten sürekli adıyla hitab ediyor Maida diye. “İyice aklını yitirmişti, köpekler gibi yemek artıklarının peşinde koşuyor” gibi sürekli kadını bir aşağılama halleri. Kadın evin hanımıyken hizmetçi olmuş, herşeyini ve aklını kaybetmiş en ufak bir sıcaklık yakınlık yok kızından. Hayır yüreği bile sızlamıyor o kadar söyleyeyim!
  • Bir de kitapta Wulfgar’la Aislinn arasında o kadar manasız ,gereksiz ikili diyaloglar dönüyor ki bazen konudan kopup ne demek istiyorlar acaba diye düşünüyorum. O kadar saçmalıyorlar ki...Zaten çeviri ve editoryal çok çok kötü yapılmış. Bir de üstüne bu saçmalıklar eklenince sinirimden kitabı ısırmamak için kendimi çok zor tutuyorum anlayacağınız.

Neyse yazdım da biraz sinirimi üstümden attım rahatladım. Belki kitap ilerleyince güzelleşir ve bende dediklerimi geri almak zorunda kalırım. Şimdilik benden bu kadar...

Sevgilerimle J

The Reading Lady

Yorumlar

Tuğçe Nur dedi ki…
Çok sinirlenmişsin. Daha önce hiç duymadım bu kitabı. Bir yede denk gelirsem de arkama bakmadan kaçacağım. Bazı yazarlar aşk romanı yazarken de ipin ucunu kaçırıyorlar maalesef :(
The Reading Lady dedi ki…
Merhaba kusura bakma çok uzun zamandır müsait olamadığım için bloguma giremedim ve cevap yazamadım. Evet kitabı okurken çok sinirlenmiştim ama sanki sihirli bir değnek değmişçesine kitap daha sonraları güzelleşti :) Pek fazla alışık olduğumuz tarzda bir roman olmasa da yazımda ki kadar kötü de bir kitap değilmiş aslında. Kitabın en büyük sorunu çevirinin ve düzenlemenin çok çok kötü ve özensiz yapılması. Yoksa boş vaktin varsa ve elinde okunacak başka kitabın yoksa okuyabilirsin tavsiye ederim :))
Sevgilerimle
enedeser dedi ki…
ya süpersin yorumunu okurken bile ben delirdim ya kitabı almış olsaydım ne yapardım düşünemiyorum bile açıklamaların için teşekkürler:))
Rica ederim :) Yorumumu kitabı okurken bir sinirle yazmıştım ama kitap sonraları güzelleşti :) Yani elinde okuyacak iyi bir tarihi romansın kalmadıysa okuyabilirsin. Sevgilerimle :)
tarih84 dedi ki…
ben de çok bahdesildi diye aldım günlerdir elimde ama okumaya fırsat bulamadım diye üzülüyordum. 50 sayfa anca ilerledim o da bir kafede oturup zaman yatattığımda.

benim dikkatimi çeken kurt ve kumru meselesi.

kitap arka kapak yazısında sanırım yanlışlık olmuş kurt yerien kumru kumru yerine kurt yazılmış en nefret ettiğim şey kimse kontrol etmiyor mu bunları.
@tarih84 kitabın çevirisi ve düzenlemesi berbat canım. Hele kitap ilerledikçe bazı diyaloglar o kadar kötü çevrilmiş ki manasızlaşıyor. Ama oku kitabı çünkü seven ve hastası olan çok kişi var.
tarih84 dedi ki…
kitabın ilk 100 sayfası sonrası aktı harikaydı ortasına geldiğimde afalladım mutlu mu oluyorlar yoksa dedim nerdeee acılara devam ama harika bir kitaptı.
hayat hayal dedi ki…
ne yapsam şimdi bilemedimki
almayı düşündüğüm kitaplardan biri idi bu ve her yerde methiyeler düzülüyordu
ama sen aklımı karıştırdın arkadaşım
@hayat hayal bence al oku çünkü okunması gereken historicallardan biri Bu kitap. Yorumumu ben kitabın ortalarında yazmıştım ama sonragüzelleşti kitap. Aklın karışmasın yani :D
hayat hayal dedi ki…
tamam o zaman okuyacağım

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)