Ana içeriğe atla

YORUM: OBSIDIYEN - Jennifer L. ARMENTROUT

THE READING LADY

Hani bazı kitaplar vardır. Kitap rafları arasında gezerken dönüp dönüp elinize alırsınız. Her seferinde arka kapak yazısını okursunuz, uzun uzun alsam mı acaba güzel midir diye düşünürsünüz. Nihayetinde tam almaya karar verdiğinizde gözünüze ilişen diğer bir kitabı alır çıkarsınız ve o kitap arkanızdan hüzünlü gözlerle bakakalır ya...
İşte Obsidiyen'de benim için böyle bir kitaptı.
Arka kapak yazısını kaç kere okuduğumu hatırlamıyorum bile.
Paranormal kitaplar benim ortaokuldan beri tutkunu olduğum bir tür. İlk göz ağrım bir nevi. Ama Twilight Saga'dan sonra yayınlanan onlarca kitabı okuduktan sonra itiraf edeyim biraz soğumuştum olaydan. Çünkü bu türün para getirdiğini anlayan ve neredeyse eli kalem tutup iki kelimeyi bir araya getiren herkes seri halinde bu tip romanlar yazmaya başladı. İçlerinde ölüp bayıldığım "Allaaaam n'olur dizisi çevrilsin!!!" diye yırtındıklarım bile oldu :) Örneğin Vampir Akademisi Serisi. Rose & Dimitri favori çiftimdi bir ara. Tabii dizisini kitaplarından daha çok sevdiğim The Vampire Diaries'i unutmamak lazım. Always Team Damon :)

Tabii haliyle bu kadar çok vampir, kurt adam, peri, melek, iblis, likantrop vs vs vs okuyunca Obsidiyen'de anlatılan gibi uzaylı temasını görünce, yemin ederim içimden "Yuh artık!" demiştim. Çünkü neredeyse bir tek uzaylılar kalmıştı yazılmamış ve açıkçası uzaylı-dünyalı aşkı bana pek saçma gelmişti. Eee bizim bildiğimiz uzaylılar küçük, yeşil, yapış yapış, sümüksü yaratıklar değil miydi? Ya da dev böcekler ya da uzun koni kafalı çirkin yaratıklar? Evet kitaptaki kahramanımız Katy bile böyle biliyordu onları. Yani sırf benim önyargım değil bu lütfen rica edeceğim :)

Neyse ki bu ön yargımı yendim ve sonunda meşhur Deamon Black'le tanıştım! Gerçekten de uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biriydi ve devamını heyecanla bekliyorum !!!
THE READING LADY
Kitabın konusuna gelirsem babası ölünce annesiyle yeni bir başlangıç yapmak için taşınan Katy,  yan evlerinde oturan yakışıklı ama bir o kadar da kaba (Katy'nin deyişiyle ÖKÜZ :)) Daemon'la ve ikizi Dee ile tanışıyor ve olaylar başlıyor! Çünkü komşuları, Lux isimli gezegen yok olduğu için dünyamıza göçmüş uzaylılar. Onlar gibi olan başkaları da var kasabada ve büyük bir gizlilik içinde yaşıyorlar. Çünkü yine onlar gibi uzaylı olan düşmanları yerlerini bulursa onları öldürüp güçlerini ele geçiriyorlar. 

Dee ile çok yakın arkadaş olan Katy, Daemon'la inişli çıkışlı bir çok olay yaşıyor ve onun tüm öküzlüklerine ve hıyarlıklarına rağmen (affınıza sığınıyorum bunlar Katy'nin kelimeleri benim değil :)) birbirlerine aşık oluyorlar. Lay lay lom :) Ama ayrı dünyaların insanları oldukları için (ehi ehi iğrenç bir espriydi kabul) bir türlü bir araya gelemiyorlar. Neyse efendim günlerden bir gün, Daemon Katy'nin hayatını kurtarmak için zamanı durdurmak zorunda kalınca ona her şeyi anlatmak zorunda kalıyor ve aralarındaki çekimle birlikte başlarına türlü türlü olaylar geliyor....

THE READING LADY
Kitabı daha fazla anlatmayayım da okumak isteyenler olabilir. Uzun sözün kısası ben kitabı çok sevdim. Elinize aldığınız gibi biten, meraklandıran, heyecanlandıran bir kitap olmuş. Bu serinin yurtdışında yayınlanmış iki kitabı daha varmış ve seri beş kitap olacakmış. İkinci kitap Onyx'i heyecanla beklemekteyim!

THE READING LADY
Şimdi de gereksiz yorumlarıma gelelim. Kitabın kapağında bir çift var. Hakkını vermek lazım iyi bir kapak olmuş. Ama ben bir kitabı okurken karakterleri tarif edildiği şekilde hayalimde canlandırmayı çok severim. Bu kapaktaki arkadaşları yazarımız Jennifer L. Armentrout çok beğenmiş olacak ki kendi  blogunda ve sitesinde sürekli ikisinin resimlerini yayınlıyor. Hatta bazı fotolarında gördüğüm üzere imza günlerine bile götürüyor. Malum artık kitaplara da dizi ve filmler gibi trailer çekmek çok moda. Obsidiyen'in de var ve kitaptaki birçok sahneyi sığdırmışlar bu trailera.(İzlemek isteyenler için tık tık! ) Hayır belki ben beğenmedim bu tipleri? Neden her yerde gözüme gözüme sokuyorsun onları anlamadım ki? Kitapta Daemon o kadar yakışıklı muhteşem vücutlu bla bla anlatılmış ki bu resimlerdeki çocuğu görünce "Bu sırsıl mı Daemon? Hadi oradan!" diyorum. Gerçi çocuk bazı fotolarda gerçekten iyi çıkmış ama bazılarında ı-ııh olmamış bence. Hele Katy olarak seçilen kızın kitaptaki güzel kızla bence hiç mi hiç alakası yok. Tabii zevkler ve renkler tartışılmaz mutlaka onları çok beğenen ve bu rollere yakıştıranlar olacaktır ama ben hiç beğenmediğimi söyleyebilirim. Bu arada Daemon'u canladıran er kişi Pepe Toth, Katy 'i canlandıran model ise Sztella Tziotziosz. Merak edenler için hayrına aşağıda birkaç foto paylaşıyorum ve sizin düşüncelerinizi de çok merak ediyorum :)

Herkese sevgilerimle

The Reading Lady



THE READING LADY
MUTFAK SAHNESİ
THE READING LADY
İLK TANIŞTIKLARI SAHNE


THE READING LADY
PEPE & SZETELLA

THE READING LADY
PEPE & SZETELLA
THE READING LADY
PEPE & SZETELLA
THE READING LADY
OBSİDİYEN KOLYE









Yorumlar

kontes dedi ki…
pepe mi :D ay bunu bilmiyordum :D iki ekmek aldımm eve gidiyorum ahhahah :D sesli güldümm

kız bence de uymamış, nerede o okuduğumuz meşhurr buklelerr
Çocuk resmen apaçi kılıklı değil mi ama :)) Kız için de seçe seçe bunu seçmişler ya o caanımmm rus ırkı içinde :) Neyse biz hayallerimizde yaşatalım onları en iyisi :)
Yorum Ustası dedi ki…
Bu ikisi nişanlılar :D 14 yaşından beri çıkıyorlarmış efendim kız manken, çocuk fulbolcu gerçek adı Peter lakabı Pepe :D
:D ayy ama kız da pek bir çirkin...Neyse Allah mesut etsin, tamamına erdirsin diyelim o zaman :D
kontes dedi ki…
evet evet :D
Türkiye'de herhangi bir yurdum dolmuşunda görsem apaçi derdim :D
Tuğçe Nur dedi ki…
Kitap kapağında çok yakışıklı duruyor ama aşağıya koyduğun resimleri görünce şoka uğradım.Ülkemizde çok karşılaştığımız apaçilere benziyor :/
Bir hafta sonra Bende Obsidiyen okumaya başlayacağım. Böyle güzel yorumları görünce o bir ,hafta bana çok uzun gözüküyor :(
Kesinlikle bu tipi unutup sen hayalinde yarattığın tipi düşünerek oku bence kitabı. Çok keyif alacağından eminim çok güzel bir kitap olmuş çünkü :)
Kitap Tutkusu dedi ki…
OMG! Bu çocuk mu Daemon! Bizim sarışım Kıvanç Tatlıtuğ'dan esmer ve yeşil gözlü bir Daemon olursa bu çocuktan da o kadar Daemon olur! Veee Katy! İnanamıyorum. Ben hayalimdekilerle mutluyum cıks cıks cıks!
:)) Ya evet canım aynen katılıyorum hayallerimiz bize yeter :))
bahceperisi dedi ki…
İlginç,ben hiç bu kitaplara ilgi duymam ama meraklandım.Güzel yazmışsınız.Hoş..Ben de beklerim.
bahceperim.blogspot.com

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)