Ana içeriğe atla

YORUM: Vahsi Bir Lordun Kollarında - Sabrina Jeffries



The Reading Lady
Sharpe Kardeşleri oldum olası sevmişimdir. Sorunlu çocuklukları, dominant büyük anneleri Hetty ve güçlü yan karakterleriyle eğlenceli bir seridir bana göre. Serinin dördüncü kitabı uzun bir bekleyişten sonra nihayet yayınlandı ama biraz saçma bir isimle. Ne bileyim Vahşi Bir Lordun Kollarında yerine Ölüm Meleği falan olsaydı ismi bence daha güzel olabilirdi. Neyse bu benim fikrim sonuçta.

The Reading Lady
Önce serinin genel konusu üzerinde küçük bir hatırlatma yapayım. Anne babaları ölmüş beş kardeşin bakımlarını üstlenen büyük anne Hetty, ilerleyen yaşlarına rağmen sürekli çapkınlık, macera, haylazlık peşinde olan ve evlenmeyen torunlarını dize getirmek için bir ültimatom veriyor. Bir sene içinde beşi de evlenmezse mirasından hiç biri tek bir kuruş (onların deyimiyle peni J)  alamayacaklar. Kardeşlerin hepsi birden şiddetle karşı çıksalarda Hetty’i sözünden döndüremiyorlar. Bu arada da teker teker aşkı bulup evlenmeye başlıyorlar. Bu arada yan hikayede de her bir kardeşin bu geçmişteki olay yüzünden yaşadıkları travmalar ve ailelerinin ölümünün ardındaki sırları araştırmaları ve adım adım gerçeğe yaklaşmaları anlatılıyor.
Serinin dördüncü kitabında yedi sene önce yarışırken en yakın arkadaşının ölümüne sebep olduğu için “Ölüm Meleği” lakabıyla anılan Gabriel Sharpe’ın hikayesini okuyoruz. Onu en son bıraktığımızda ölen arkadaşının kardeşi Virginia, herkesin gözü önünde ona yarışmak için meydan okumuştu. Hikayemiz bu meydan okumadan bir ay sonra başlıyor.

The Reading Lady
Üç büyük kardeşi dışında geride evlenmemiş sadece kız kardeşi Celia ve kendisi kaldığı için evlenmeye karar veren Gabe kendine eş olarak Virginia’yı seçiyor. Bunun bir çok mantıklı sebebi var kendine göre.  Ama şöyle bir sorun var ki Virginia abisi Roger’ın ölümü için Gabe’i suçluyor ve ondan nefret ediyor.  Bu nefreti aşka dönüştürmek haliyle biraz sancılı oluyor.

Olaylar bundan sonra kimi yerde çok eğlenceli, kimi yerde duygusal olarak devam ediyor...

The Reading Lady
Kitaptaki karakterlerimizi çok sevdim. Özellikle Virginia’nın herkesin onu sakin bir lady gibi görmek istemesine rağmen yaşama coşkusu, eğlenceli ve yürekli karakteri çok hoşuma gitti. Gabe’in ise sert ve vurdumduymaz Ölüm Meleği imajının altında yatan duygusallığı, korkularını ve incinmişliği çok etkileyiciydi.
Bu ailede en sevdiğim karakterlerden birisi de Büyük anne Hetty.  Bu kitapta onunla ilgili de güzel bir gelişme oluyor ama burada anlatmayayım ki kitabı okumamış olanlara sürpriz olsun J



Sabrina Jeffries’in ülkemizde yayınlanan her kitabını okumuş biri olarak söyleyebilirim ki yazarın tüm kitaplarında uslubu, dili çok akıcı ve eğlenceli. Yarattığı karakterleri güçlü, özgüvenli ve tuttuğunu koparan karakterler. Sharpe Kardeşlerin dışında henüz okumamış olanlar için özellikle Prens serisini de tavsiye edebilirim. O da çok eğlenceli keyifle okunan bir seridir.

Sevgilerimle

The Reading Lady

Yorumlar

tarih84 dedi ki…
sanırım geriye tek kitap kamış seriyi en kısa zmanda incelemeliyim ben de okumak isterim sitelerde çokça bahsediliyor.
Berfim Aydin dedi ki…
Serinin sirasi hakkinda henuz arastirma yapmadim ama paysabilirsen beni bu yil kapanma ve is telasi arasinda buyuk bir sikintidan kurtarirsin:))
The Reading Lady dedi ki…
Ben de kesinlikle tavsiye ediyorum çok eğlenceli bir seri :)
The Reading Lady dedi ki…
Tabii ki paylaşırım ne demek :)
1.Bozulan Yeminler
2.Yatağımdaki Serseri
3.Sır gibi sakladım
4.Vahşi bir lordun kollarında
5.kitap henüz çevrilmedi maalesef...
Sevgilerimle :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…