Ana içeriğe atla

Yasak Aşkların Kenti: Gretna Green


The Reading Lady
GG Evlilik Seremonisi
18.yy Las Vegas’ı...
Birçok kitapta adı geçen
Kaçak aşıkların yuvası
Gitmesekte görmesekte
Gretna Green kasabası.......

Konumuz romantik olduğu için böyle uydurduğum bir şiirle giriş yapmak istedim ama hiç romantik olmadı farkındayım J Balolar, düellolar, ünvanlar ne güzel başlamış gidiyorken uzun zamandır bilgilendirici yazı yazmadığımı farkettim. Bugün de konu olarak kitaplarda sık sık bahsi geçen Gretna Green’nin hikayesini anlatmaya karar verdim. Umarım beğenirsiniz.

The Reading Lady
Aslında her şey 1754 yılında Lord Chancellor Hardwicke tarafından İngiliz Parlamentosunda çıkarılan bir kanunla başladı. Bu kanuna göre yirmi bir yaşını doldurmamış kimsenin kilise dışında ve ailesinin izni olmadan İngiltere'de evlenmesi yasaklandı.
The Reading Lady
Lord Hardwicke
Peki bizim genç aşıklarımız bu durumda ne yaptı? Kanunun sırf İngiltere’yi kapsadığı anlaşılınca kanundaki bu boşluktan yararlanarak “Madem İngiltere’de evlenemiyoruz biz de İskoçya’da evleniriz!” dediler ve sınıra en yakın kasaba olan Gretna Green’ e kaçıp kaçıp evlenmeye başladılar.
The Reading Lady
1810 tarihli Gretna Green evlilik belgesi
Tabii bu gelişme karşısında ciddi İngiliz lordlarımız kendi varislerinin başına böyle birşey gelme ihtimali karşısında telaşa kapıldılar ve hemen kanunun İskoçya’da da geçerli olması için çalışmalara başladılar. Ama sanırım biraz da bu katı İngilizlerden sıkılmış olan İskoçlar bu talebi reddetti ve Gretna Green kaçak aşıkları evlendirmeye devam etti.
The Reading Lady
GG Evlilik Seremonisi
Burada evlilik koşulları İngiltere’den daha rahattı. Onaltı yaşını geçmiş çift iki şahit huzurunda kendini karı ve koca olarak ilan ettiğinde hooop evlenmiş sayılıyorlardı. Ne bir izin ne de başka bir belgeye gerek duyuluyordu.
The Reading Lady
Blacksmith's 
İşin ilginç yanı Gretna’daki evliliklerin odak noktası 1712 yılında kurulmuş Old Blacksmith’s Shop ve 1710 yılında kurulmuş Gretna Hall Blacksmith’s Shop isimli nalbur dükkanlarıydı. (Bu arada Blacksmith’i ben isim zannediyordum ama demirci-nalbur demekmiş). Nedense tüm çiftler kaçtıktan sonra bu dükkanlara geliyor ve evleniyordu.
The Reading LadyThe Reading Lady
Buranın sahibi olan nalburlarda fırsattan yararlanıp iş aletlerini bir kenara bıraktı ve “Blacksmith Rahibi” olarak kendilerini bu işlere adadılar. Onların yönettiği seremonilerde ilginçte bir gelenek başlamış oldu. Rahip, çifti evlendirdikten sonra bir çekiçle önündeki örse hızla vuruyor, yankılanan çınlama sesi legal bir nikahın kıyıldığını herkese duyurmuş oluyordu. Zamanla bu nalbur rahipler “Örs Rahipleri” olarak anılmaya başlandı ve onlarca yüzlerce evliliği kutsadı.
The Reading Lady
İlk kullanılan orjinal örs
The Reading Lady
The Reading Lady
1856 yılına geldiğimizde Gretna Green’de evlenmek biraz zorlaştı. İskoçlar burada evlenecek çiftlerin nikah öncesinde en az 21 gün burada ikamet etmeleri koşulunu getirdi. Bu değişikliğe”Cooling Off” denildi. Yani kesin karara varmadan önce fikir değişikliği yapmak isterlerse diye çiftlere süre tanımaktı maksat. Genç aşık çiftler burada ceplerindeki paraya göre ya kiracı olarak yerleşiyor, ya da bu süre içinde ahırlarda yatıp kalkıyorlardı. Eee evlilik zor iş iyi günde kötü günde olayı burada meydana çıkıyordur tahminimce. Ve yine bence bir çok çiftte bu dönemde kavga edip ayrılmış olabilir :)
The Reading Lady
Temsili evlilik seremonisi



Gretna Green’deki bu Örs Rahipleriyle yapılan evlilikler yüzyıldan fazla bir süre gayet güzel devam etti. Ancak 1940 yılına geldiğimizde İskoç hükümeti baskılara daha fazla dayanamadı ve bu tarihten sonra bu tip evlilik kanun dışı sayıldı. Artık Gretna Green’de yapılan evliliklerde diğer yerlerdeki gibi resmi makamlarca onaylanmış olmalıydı. Ama bu bile günümüzde Gretna Green’in önemli evlilik merkezlerinden biri olmasını engelleyemedi. Halen daha senede beş binden fazla evlilik bu küçük romantik İskoç kasabasında gerçekleşmekte ve sembolik olarak Örs çalmaya devam edilmekte. Ve yaygın inanca göre burada çalan örsle evlenenler sonsuza kadar mutlu mesut yaşamakta...

Sizce de çok romantik değil mi?

Sevgilerimle

The Reading Lady
The Reading Lady
GG Günümüz
The Reading Lady
GG Günümüz















Yorumlar

Berfim Aydin dedi ki…
bende burada evlenmek istiyorum :p ya benim bu iskoç hastalığıma ne olacak ya of allahım ..! :)
Her zamanki gibi bilgilendirici ve keyifli bir yazı! Ellerine sağlık Reading Lady!
The Reading Lady dedi ki…
Sorma valla kuzenim yılbaşında İskoçya'ya gidiyor deli gibi kıskanıyorum onu :))
The Reading Lady dedi ki…
Teşekkürler beğendiğine çok sevindim :)
Kitap Tutkusu dedi ki…
Yazını çok beğendim. Hem bilgilendirici olmuş hem de arada yazdığın yorumların gülümsememe neden oldu :)

Ellerine sağlık ve son olarak Gretna Green'e gitmek istiyorum!! :)
The Reading Lady dedi ki…
Çok teşekkürler :) Ben de ben de ben de gitmek istiyorum kesinlikle!! :)
Sevimli Hırsız dedi ki…
Çok güzel bir yazı olmuş.Emeğinize sağlık. Her okuduğum kitapta merak etmişimdir burasını :)))
Teşekkür ederim :) Ben de çok merak ediyordum nasıl bir yer diye benim için de iyi oldu yani :) Beğendiğine çok sevindim :)
Esra Çetin dedi ki…
Ayyy ne harika yaaa :)Bilgilendirme için teşekkürler :)) Kitaplarda buraya kaçıp evlenen çiftleri bayıla bayıla okurum :D İnsanın orada evlenesi geliyor özellikle de son sözlerinizi okuduktan sonra :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)