25 Ara 2013

Ateşböceğinin unutulmaz hikâyesi devam ediyor...

Uzun zaman önce, hayatımın en kötü gecesinde Ateşböceği Yolu denen kapkaranlık bir sokakta yapayalnız yürürken ruhuma dokunan biriyle karşılaştım.

O gün bizim başlangıcımızdı. Aradan otuz yıl geçti... Tully ve Kate. Sen ve ben dünyaya karşı. Seninle sonsuza dek dost kalacağız. 

Ama her hikâyenin bir sonu vardır, değil mi? Bir şekilde yola devam etmen gerekir.

Geçmişi yaralarla dolu Tully...
Fedakârlığıyla etrafına ışık saçan Kate...
Onların dostluğunu ölüm bile bozamaz.

21 Ara 2013

İşte beni hönkür hönkür ağlatan bir kitap! 
Tur arkadaşlarıma defalarca "Bak bana acıklı kitap okutmayın, tüm sinir sistemim yıpranıyor, ağlamaktan helâk oluyorum," dememe rağmen beni dinlemediler ve Türkiye'de ve dünyada milyonlarca hayranı olan bu yazarı bana zorla okuttular :)
Pişman mıyım? 
Kesinlikle hayır :)
Tek sorunum aile dram türünde yazılmış kitaplar bana çok dokunuyor. Belki de gerçek hayata çok yakın oldukları için okuduklarım gerçekten yaşanmış gibi geliyor ve ben de zaten karşımda biri ağlasa dayanamayıp ağlayan biri olduğum için başlıyorum ağlamaya. Onların dertleriyle dertleniyorum ve dertsiz başıma dert alıyorum :)

Buradan tüm Okuyan Kızlar Kulübüne sesleniyorum: Bana aşkla, fantastik romanlarla gelin arkadaşım! Stres oldum şurada kitap karakterlerinin dertlerine üzüleceğim diye :)
Bu kadar içimi dökmek yeter. Gelelim serimizin ilk kitabının konusuna. 

Bu bir arkadaşlık, dostluk hikâyesi aslında. 
İnsanın içine dokunan ve yazarın usta kalemiyle sizi içine çeken hayatların hikâyesi.
Tully'nin annesi uyuşturucu bağımlısı eski bir hippidir ve onu yaşaması için büyükannesinin yanına bırakmıştır. Zaman zaman kızının hayatına girer ve aynı hızla çıkar. Tully 13 yaşına geldiğinde sevgiye aç, aile şefkatine muhtaç ve ona göre tüm bu zayıflıklarını gizlemek için kendini okulda popülerleşmeye adamış bir kızdır.
Kate ise onunla yaşıt ama tamamen Tully'nin zıttı bir karakterdedir. Mutlu ve sevgi dolu bir ailesi olan Kate içine kapanık ve arkadaşı olmayan bir kızdır.
Günün birinde Tully annesiyle yaşamak için taşındığı yeni evinin yakınında oturan Kate ile tanışır. Birbirinden çok farklı bu iki kızın arkadaşlıkları,
Ateşböceği Yolu denilen bir yerde filizlenir ve bir ömür boyu sürecek bir dostluğa dönüşür.

Hayat bizlere çok farklı yollar çiziyor. 
Küçük birer kızken kurduğumuz hayallerden, yaşımız ilerledikçe ne kadar da uzaklaştığımızı, kaderimizin bizi nasıl da farklı yönlere götürdüğünü görebiliyoruz.
Kate ve Tully'e de aynı şeyler oluyor.
Büyüyorlar.
Yaşıyorlar.
Mutlu olup, üzülüyorlar.
Ama yaşanan her şeye rağmen tek bir şey değişmiyor.
Dostlukları...

Kitabı burada uzun uzun anlatmayacağım. Aile dram türünde kitap okumayı sevenlere, hayata dokunan, kalbine dokunan hikâyeler okumayı sevenlere bu yazarı ve bu seriyi kesinlikle tavsiye ediyorum.

Herkese bol okumalı günler dileğimle
Sevgiler...








19 Ara 2013

Herkese merhabalar arkadaşlar,
Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz.
Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

18 Ara 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , | 18.12.13
Herkese yılın son turundan merhabalar!
Yılı bomba gibi bir kitapla kapatalım dedik ve tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de milyonlarca hayranı olan Kristin Hannah'ın duygusal kitaplarını turumuzda incelemeye karar verdik. 
Sağolsun Pegasus Yayınları'da bizi kırmadı ve her zamanki gibi bize destek oldu. 
Ve tabii artık bir OKK tur geleneğine dönüştüğü için turumuzun sonunda yapacağımız çekilişle 2 kişiye bu seti hediye ediyoruz!
Bizi izlemeye devam edin :)

12 Ara 2013

Şu soğuk ve karlı günlerde içimi ısıtan çok güzel bir kitap okudum. Ne zamandır okuma listemdeydi ve bir türlü fırsat olmamıştı okumaya ama kısmet bugüneymiş. Kitabı orijinal dilinde okudum ama kısa bir süre sonra ülkemizde de yayınlanacağını biliyorum ve mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.

4 Ara 2013

Herkese Merhabalar Arkadaşlar,
Çoook tembel bir blogger olduğumu belirtmiştim değil mi?
Aslında Kitap Oscarlarımın bu kadar sarkmasının tembelliğimin yanında başka sebepleri de var. Öncelikle bu aylarda çok fazla seyahat ettim. Yaz tatili, bayram, kitap fuarı vs derken evime ve bilgisayarıma hasret kaldım. Ayrıca OKK ile yaptığımız yoğun bir tur programı vardı ve bir de benim kitap çeviri işim de başlayınca, bloga tur harici yazı giremez oldum. Ama bir alttaki yazımda belirttiğim gibi artık bu gidişe dur diyeceğim ve yeni yılla birlikte daha sistemli yazacağım.
Gidişim suskun olmuştu ama dönüşüm muhteşem olacak :)

2 Ara 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , | 2.12.13 6 Yorum

Merhaba Arkadaşlar,
Koskoca bir yılı daha devirmemize şunun şurasında bir aydan kısa bir zaman kaldı ve bendeniz yine buhranlardan buhran beğendiğim doğum günü / yılbaşı gerginliğimi yaşamaya başladım bile. İnsanın doğum gününün yılbaşı olması kadar stres yapan bir şey daha yok yeminle. Diyelim ki dışarıda kutlamak için program yaptık, yılbaşı günü kuaföre girmek için sabahın köründe randevu alıp gitmen gerek çünkü sene boyunca manikür bile yaptırmamış kadınların bile o gün kuaföre gideceği tutar. Giyecek kıyafet ayrı bir stres, koştura koştura kırmızı don bulma ayrı bir stres, gideceğin yere trafikle boğuşup gitmek ayrı bir stres. Bir de vereceğin o uçuk paralar. Normal zamanda gitsen kişi başı 60-70 liraya çıkacağın yerden yılbaşı münasebetiyle 250 şer lira bayılmak da ayrı bir stres.

24 Kas 2013

Nefes kesici bir macera ve alev alev bir aşk!
Sert, soğuk ve seksi bir erkek
Ve karşısında dik başlı, sıcacık bir kadın.
Arum'ların dünyasına hoşgeldiniz!

"Welcome to the Dark Side, We have cookies"

Bence bu kitabı tek cümleyle anlatın deseler en iyi anlatacak olan cümle bu. Son kitap Köken hariç tüm Lux serisini okumuş ve başından beri Deamon hayranı olmuş biri olarak bugün açıkça söylüyorum: 
Amaaaan yemişim Deamon'unu bana Hunter'ı getirin! 

22 Kas 2013

The Reading Lady, Saplantı, Dex Plus
Merhaba Dünyalı! Biz dostuz!
Dex Yayınları'ndan çıkan Saplantı kitabını okurken bu kitapla ilgili nasıl bir yazı yazabilirim diye düşündüm 
ve aklıma birden bu parlak fikir geldi. 
Bu kitabın paralel serisi Obsidiyen ile ilgili yorumumu yazdığımda uzaylılarla ilgili önyargımdan ve kitabı elime alıp alıp bıraktığımdan bahsetmiştim. 
Lux serisinde ve Saplantı kitabında dünyamıza gelip yerleşmiş uzaylıları anlattığını az çok biliyorsunuz. 
Ama bu uzaylılar bizim bildiğimiz yeşil, yapış yapış yaratıklar ya da pörtlek gözlü,skinny tipler gibi değiller. Her biri kendi çapında über yakışıklı ve taş arkadaşlar :)

20 Kas 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , , | 20.11.13 4 Yorum
The Reading Lady

Herkese merhaba!

OKK’nin 21. Blog turunun konuğu DEX Plus’tan  çıkan Saplantı! 
Saplantı kitabı, Lux serisinin  yan kitabı, yetişkinlere hitap ediyor ve bu kez Arumlar ile ilgili!

15 Kas 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , | 15.11.13 2 Yorum
Yeniden merhabalar arkadaşlar,
Okuyan Kızlar Kulübü bu sefer edebi çevrede ilah kabul edilen bir yazarın gizli satırlarında büyülü bir yolculuğa çıkıyor. 
Bronte ailesi tarihe damgasını vurmuş kişiler, bugün bile romanlarda gerek eserleri gerek hayatlarındaki seçimleri ile yer almakta. 
Charlotte Bronte ve ailesi hakkında bilinmeyenleri anlatmaya geldik. 
Dilerim sizler de bu tarihi yolculukta bizlerle birlikte keyifle ilerlersiniz.
Syrie James'in kaleminden aslına sadık kalarak derlenmiş Charlotte Bronte Günlükleri sizlerle!

12 Kas 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , | 12.11.13 4 Yorum

Herkese Merhabalar Arkadaşlar,
Yoğunluğumdan ötürü uzun süredir turların dışında yazı yazamıyorum ve bu konuda o kadar üzgünüm ki...
Aklımda yazısı yazılacak kocaman bir liste var ama ben oturup iki kelimeyi bir araya getiremiyorum. 
1 Aralık tarihine kadar da maalesef başka bir şey de yapamayacağım gibi görünüyor.
O tarihin önemi çok büyük benim için ama şimdi burada açıklayamam :)
Sürpriz!!

30 Eki 2013

Merhaba arkadaşlar!
OKK olarak bu sefer fantastik bir serinin kısa incelemesini ve tanıtımını yapacağız. Sizler de benim gibi fantastik-paranormal kitaplardan hoşlanıyorsanız Gölge Varlıklar serisi tam size göre :)
Seri altı kitaptan oluşuyor ve üç kitabı ülkemizde Arunas Yayıncılık tarafından yayınlandı.

27 Eki 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , , | 27.10.13
Herkese merhaba :)
12. Blog turumuzda Aşk - Çikolata - Harlequin yapmıştık.
19. Blog Turuna geldik, Okuyan Kızlar Kulübü olarak beyaz dizi hasretini dindirelim ve bir kez daha
“Aşk, Çikolata, Harlequin” diyelim istedik.
 Bizi destekleyen Harlequin Yayınları’na çok teşekkür ederiz.
“Aşk, Çikolata, Harlequin” 
 Bu konseptle her birimiz farklı bir beyaz dizi inceleyeceğiz.
Beyaz dizi karakterlerimize uygun çikolata seçip ruh halini tatlı acı sizlere anlatacağız. Yeri gelecek satırların dramını çikolata ile yumuşatacağız :)

25 Eki 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , , , | 25.10.13

Bu manga turumuzda incelediğimiz Full Metal Alchemist - Çelik Simyacı animesi de yapılmış ve ödüller almış çok sevilen bir manga.
Yazarı/çizeri Hiromu Arakawa hakkında kısaca bilgi vermem gerekirse :

24 Eki 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , , | 24.10.13
Merhabalar!
İlk manga turumuzdan sonra çok  güzel geri dönüşler aldık, ve harika bir mangayla dönüverdik... 
18. Blog Turumuzun (OKK’nin 2. manga) konuğu Full Metal Alchemist, kısaca FMA!

21 Eki 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , | 21.10.13 2 Yorum
Merhaba arkadaşlar,
17. Blog Turumuzda incelediğimiz Harry Q Davasının Ardındaki Gerçek kitabımız yayınlandığı bir çok ülkede bestseller olmuş ve ödüller almış bir kitap. Yazarı Joel Dicker ise genç yaşına rağmen büyük bir başarı elde etmiş ve ülkesi Fransa'nın en tanınmış yazarlarından biri haline gelmiş. Tabii bunda yazım yeteneğinin yanı sıra bence kendisinin kitap karakterleri gibi yakışıklı ve sevimli olmasının da payı var :)

19 Eki 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , | 19.10.13
OKK’nin 17. Blog turundan herkese merhaba!
 Bu turumuzun konuğu, hepimizin çocukluğumuzdan beri severek takip ettiğimiz CAN YAYINLARI’ndan çıkan Harry Q. Davasının Ardındaki Gerçek!!

10 Eki 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , | 10.10.13
“AŞKOLSUN”

ACI EYLEMSİZLİKTEN DOĞAR, MUTLULUKSA DEVRİMDİR…
Ey AŞK!
Avaz avaz "Sen" diye bağırıyor ruhum, duyuyor musun?
Hisset ve inan yeter ki, başka ne isterim? Sonra sarılırız...

Acı eylemsizlikten meydana gelir, hüzün tercihtir, mutluluksa devrim!

8 Eki 2013


Herkese Merhaba Arkadaşlar,
Bu turumuzda incelediğimiz Game of Thrones çizgi romanının tüm dünyada çok büyük bir izleyici kitlesi olan dizisini sanırım duymayan yoktur. Hatta itiraf edeyim diziyi izlemeden önce benim kitaplarından haberim yoktu. Ne zaman ki dizinin ilk sezonu beni şoktan şoka sokan bir finalle bitti, koştur koştur tüm kitapçılarda serinin kitaplarını aramaya başladım. Kitapları aldım ama okuyup da dizinin tadını kaçırmayayım diye okumadım. Ama bir çok hayran gibi ben de yazar George R.R.Martin'in final yazamadan ölmesinden korkuyorum. Malum yaşı ileri ve yazma hızı da biraz yavaş. Hatta geçenlerde yazarın kitaplarını hızlı yazması için internette bir imza kampanyası bile başlatılmıştı. Neyse Allah uzun ömür versin kendisine diyorum ve dizinin muhteşem müziği ve açılışını izlemediyseniz izlemenizi öneriyorum.

7 Eki 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: | 7.10.13
Okuyan Kızlar Kulübü 15. Blog Turunda yine bir yenilikle sizlerleyiz.
Game Of Thrones kitapları ses getirmiş, fenomen olmuş bir seri. 
Dizisi ile hayran kitlesi her geçen gün daha da genişlemekte. 
Şimdi de Çizgi Roman! 
Tommy Patterson'ın harika çizimleri ile can bulmuş bir eser.
Akılçelen Kitaplar yine bizleri büyülüyor. 
Manga turumuzdan sonra gün saydığımız, elimize aldığımız günden beri hayranlıkla incelediğimiz 
Çizgi Roman'a başlama zamanı.

4 Eki 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , | 4.10.13
Merhaba herkese! OKK’nin 14. Blog turuna hoş geldiniz! 
Bu turumuzdaki misafirimiz APRİL YAYINCILIK'tan ANLAŞMA kitabı!

3 Eki 2013


Dopdolu geçirdiğimiz bir günün sonundan herkese tekrar merhaba arkadaşlar :)

Özene bezene kurduğum soframı umarım beğenmişsinizdir. Sofrayı kurduk, kitabımızı hatırladık ve limonlu çayımızla muffinlerimizi hapur hupur yedik. Şimdi sıra geldi o enfes muffinlerle olan macerama :)

Başta eşimin olmak üzere tüm yakın arkadaşlarımın bildiği üzere bendenizin mutfakla arası hiç iyi değildir. İyi değil derken kibarca söylüyorum. Yemek yapmaktan nefret ederim ve çok da çeşit bilmem. Hele hele tatlı, börek, çörek yapmakla uzaktan yakından alakam yoktur. En son geçen sene eve yufka alıp börek yapasım gelmişti. Yufkayı serdim tepsiye, peynir serptim böyle kat kat. Koydum fırına pişirdim. Eşime de akşam yemeğinde mis gibi börek yiyeceğiz dedim. Eee akıllı lady, hayatında börek yapmamışsın bir aç interneti oku di mi nasıl yapılır diye. Ya da anneni, teyzeni bilen birini ara. Yoook çok biliyormuş gibi yaptığım o börek fırından çıktığında börek olarak değil, ev yapımı kaya olarak çıktı :) (böreği süt, soda bir şeylerle ıslatmak gerekiyormuş da...) Hadi bizi geçtim biz ısıramadık bile, ya Dora'ya ne demeli? Her yediğimize aç gözlerle bakan köpeğimiz, önüne koyduğum bir tepsi börekten bir parça bile yemedi! İşte böyle hüzün dolu anılarım vardır arkadaşlar mutfakla ilgili...
OKK & DR.Oetker ile Beş Çayı Davetimize Hoşgeldiniz Arkadaşlar,
Benim konuğum Julia Quinn'in Brigerton Serisi'nden En Çok Beni Sev kitabı.
Julia Quinn'in Brigerton serisi en sevdiğim serilerden biridir. Birbirine çok bağlı sekiz kardeşin hayatlarının aşkını bulmalarını Quinn'in nüktadan anlatımıyla okuruz. Her kitapta ayrı bir kardeşin hikayesi anlatılırken, diğer kitaplardan tanıştığımız kardeşler zaman zaman hikayelere dahil olup bizlere uzaktan el sallarlar. Eski bir tanıdığı görmenin mutluluğuyla hoş bir tebessüm bırakırlar yüzümde. Tarihi romans okumayı sevenlere kesinlikle tavsiye edeceğim serilerden biri olan Brigertonlar'da tabii ki benim de favori kahramanlarım var. Okumaktan en keyif aldığım ve en çok sevdiğim ailenin reisi, büyük ağabeyimiz Vikont Anthony Brigerton'un hikayesinin anlatıldığı "En Çok Beni Sev" kitabı.
Herkese Merhaba Arkadaşlar,
Bugün sizlere çok keyif aldığım bir çalışmayla geldim.
Okuyan Kızlar Kulübü olarak hemen her gece yaptığımız görüntülü görüşmelerde ve kitap dedikodularında bu fikir ortaya çıktı.
Her birimiz ayrı türlerde kitapları okumaktan hoşlanıyoruz.
Kimimiz polisiye severken, kimimiz aile,dram, 
kimimiz chick-lit severken kimimiz fantastik...
Ama ortak zevkimiz tarihi romanslar.
Tarihi romanslarla ilgili ne yapabiliriz derken 
entrika ve dedikoduların,
hatta bazen aşkların
tatlılarla birleşip harmanlandığı meşhur "Beş Çayı" sofralarını kurmaya karar verdik.


Dedikodu, entrika ve ölümsüz asklar...
Efsanevi karakterler, unutulmaz kitaplar...
Ve Bes Çayı sofralarının büyüsü...


Birbirinden farklı kitapların satırlarında gezinmeye, esansları koklayıp baharatın cazibesine yenilmeye, kısaca söylemek gerekirse:

OKK ile romantik bir zaman yolculuguna var mısınız?

2 Eki 2013

THE READING LADYY
Merhaba Arkadaşlar,
Yoğun tur programımızın arasında nihayet boş bir gün bulabildim :)
Bugün gelen siparişlerimle birlikte yeni kitaplarım fazlalaşınca unutmadan fotoğraflayıp sizlerle paylaşmak istedim. 
İçlerinde deli gibi merak ettiklerim ve beklediklerim var. 
Hepsini bir an önce okumak için sabırsızlanıyorum!

1 Eki 2013


"Çoğu kadının içinde bir parça fahişelik vardır ... 
Bir parça fahişelik ve bir parça tanrı sevgisi..."

OKK olarak Martı Yayınlarından çıkan Kiralık Ten kitabına yaptığımız turumuzun son gününe geldik. Bu turumuzda okuduğumuz Kiralık Ten benim çok tercih etmediğim bir türde olmasına rağmen akıcı ve sürükleyici bir kitap olmasıyla kısa sürede okuyup bitirmemi sağladı. Aile ve dram türlerinde kitapları seviyorsanız Kiralık Ten tam size göre.

29 Eyl 2013


Herkese Merhabalar,
Bu turumuzda Martı Yayınları'ndan çıkan Kiralık Ten kitabını inceleyeceğiz.
Kitabımızı kısaca tanıyalım:

"Çoğu kadının içinde bir parça fahişelik vardır ... 
Bir parça fahişelik ve bir parça tanrı sevgisi..."

27 Eyl 2013

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , , | 27.9.13 4 Yorum
Merhaba Arkadaşlar,
Hyperion Kitap'tan çıkan Hepimiz'i yoğunluğumdan dolayı henüz okuyamamış da olsam, OKK arkadaşlarımın okuyup çok beğendikleri bir kitap. Ben de işlerimden fırsat bulup en kısa sürede okuyup burada yorumumu sizlerle paylaşacağım. Ancak kitabı şöyle bir incelediğimde çok ilginç bir konusu olduğunu gördüm. En hayret verici olanı ise bu kitap gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor. 
Oprah Show'a bile konuk olmuş yazarımız gerçek hayatında da çoklu kişilik bozukluğu yaşayan biri. Küçük yaşta yaşadığı tacizlerin sonucunda bu duruma gelen yazarımızın hikayesinin okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. 
Sizleri kitabımızın arka kapak yazısıyla baş başa bırakıyorum. Daha ayrıntılı yorumlar okumak isterseniz Kitap Tutkusu, Kütüphanemden Kitap ManzaralarıPudra Tozu ve Fighting!!  bloglarını ziyaret edebilirsiniz.
Kim Noble yetenekli bir ressam ve 14 yaşında bir kız çocuğunun annesi. Hayat dolu ve cıvıl cıvıl bir kadın. Onunla tanıştığınızda bir sorun olduğunu anlayamazsınız. Ancak onun bir sorunu var.
Hangi açıdan bakılırsa baksın aslında Kim Noble diye birisi yok.
Üçüncü yaş gününden bir süre önce sürekli ve dehşet verici tacizler sonrasında Kim Noble'ın zihni sert bir zemine düşürülen bir cam parçası gibi paramparça oldu. Her bir parça ya da kırık yepyeni bir zihin haline dönüştü her biri kar tanecikleri gibi farklı bir kişilik edindi ve Kim'in dünyadaki yerini almaya çalıştı.
Kim Noble 'çok kişilikli'. Bir başka deyişle 'Çoklu Kişilik Bozukluğu' var. Bedeni aralarında sadece Latince konuşan ufak bir oğlan çocuğunun homoseksüel bir adamın ve anoreksik bir ergenin de bulunduğu farklı kişiliklere ev sahipliği yapıyor. Bazıları onun bedeniyle birlikte yaşlanıyor bazılanysa zamanda donup kalmış.
Büyük bir cesaretle yazılmış bu anı romanı okuyucuyu gerçekliği çok farklı olan bir kadının dünyasına götürüyor. Hayatını anlamlı kılma ve çok sevdiği çocuğunu geri kazanma savaşı hem şok edici hem de zaman zaman komik ve ilham verici.
Herkese bol okumalı günler dileğimle,
Sevgiler...

26 Eyl 2013

YORUM: TEK DOKUNUS - Lynne GRAHAM

"Seni istemekten asla vazgeçmedim."

Tally ve Sander bir trajediyle yıkılan evliliklerinin ardından, tekrar bir araya geldiklerinde aralarındaki aşk ve ihtiras eskisinden çok daha güçlüydü. Ancak, ikisinin de sırları vardı...
Bu sırlar onları nasıl etkileyecekti?
Aşkları tüm sorunlara karşı koyacak kadar güçlü müydü?
Onları yeni bir ayrılık mı bekliyordu?
Birbirlerine duydukları aşk sorunlarını çözmelerine yardım edebilecek miydi?
Her şeyi zaman gösterecekti...

Herkese Merhaba Arkadaşlar,
Okuyan Kızlar Kulübü olarak değişik şeyler yapmaktan hoşlandığımızı biliyorsunuz. 
Bilmiyorsanız da artık öğrendiniz :)
Bu sefer de hepimizin çok severek okuduğu beyaz dizilerle ilgili hoş bir şeyler yapmak istedik.
Ve aşk acısını en güzel çikolata dindirir diye düşündük.
Aldık kitaplarımızı elimize,
çikolatalarımızı yiye yiye okuduk :)
Bizim bu fikrimizi beğenip bizi destekleyen Harlequin yayınlarına da çok teşekkür ederiz!

24 Eyl 2013

Merhaba Arkadaşlar,
Benim çok keyif aldığım bir turumuzun daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Umarım bu son manga turumuz olmaz çünkü ben şahsen çok eğlendim :)
Herkese Merhaba Arkadaşlar!
Kendimizce hoş bir değişiklik olarak bu sefer manga turu yaptığımızı biliyorsunuz.
Eee benim hayatımda ilk defa manga okuduğumu da bir önceki yazımda okumuştunuz.
*hayatındailkkezmangagörenmasumblogger
Haliyle şimdi buradan bilmiş bilmiş öhööm manga şudur, anime budur, hattori hanzo kılıcı da budur diye ahkam kesmem hoş olmaz :)
O yüzden bu yazıları bu işleri bilen arkadaşlarıma bıraktım.
Bakınız Kitap Tutkusu ve Kütüphanemden Kitap Manzaraları zaten bunu mikemmelll bir şekilde yaptılar zaten. Benim kadar bu konuda cahil olan biri bile kolaylıkla neyin ne olduğunu anlıyor böylece...
*artıkmangaylaanimeninfarkınıbilenmasumblogger

23 Eyl 2013

Herkese merhabalar!
Bu sefer sizlere farklı olarak manga turu yapacağız arkadaşlar. 
Benim haberim dahi olmayan ama OKK'nın iki üyesinin tutkunu olduğu bu manga-anime dünyasını size tanıtmaya çalışacağız.

21 Eyl 2013


Ben bu çocuğu boşuna sevmiyormuşum onu anladım!
Öküzümsü görüntüsünün altında yatan hassas bir aşk böcüüğü, sevgi kelebeği varmış yaa, kıyamam :)

(Bu arada kitap kapağındaki mavi kelebek resminin, Travis'in sevgi kelebeği olduğunun sembolik anlatımı olduğunu da açıklayarak bir sırrı daha ortaya çıkarmanın haklı gururunu yaşıyorum ahakshdskjajdgf)

İlk kitabı da ayıla bayıla okumuştum ve yorumumu burada yazmıştım (tık tık) ve bu kitabı da bir nefeste yaladım yuttum.
Ama şu dengesiz Abby'e zaten ilk kitaptan bir gıcık olmuştum ama bu kitapla bu duygum tavan yaptı. Yok yani Abby'nin ağzından da okusam, Travis'in ağzından da okusam, hatta babası, kardeşleri ya da Las Vegas'ta ki Benny'nin ağzından bile okusam Abby yine gıcık yine gıcık. Pislük hatta...

Ayaklı Bela'yı ilk kitaptan bir kaç ay sonra okuduğum için çok baymadı beni ama severek okuduğum bir kitabı tekrar okuyormuş gibi oldum. Yazar hikayenin başı ve sonu hariç tamamen aynı kitabı yazmış. Eee ne bekliyordun ki demeyin zaten elime aldığımda biliyordum böyle olduğunu ama çok daha ilginç olabilirdi diye de düşünmedim değil. Örneğin babası ve kardeşleri ile olan ilişkilerine daha ağırlık verebilirdi bence. (Ki o kardeşlerin hikayelerinin de yakında yazılacağını biliyoruz. ) Ya da Shepley'le eve çıkmaları, dövüşmeye başlama hikayesi gibi hikayelerle daha derin anlatılabilirdi Travis diye düşündüm.


Kitap keşke böyle olsaydı diye düşündüklerimin dışında çok eğlenceli bir kitap. Severek kısa sürede okunup bitiriliyor. Okuyanlar okumayanlara anlatmasın ve okumayanlar da bence bir koşu gidip okusunlar der, bu yorumumu da burada bitiririm.

Herkese bol okumalı günler diliyorum.

Sevgilerimle




Katlılarından dolayı teşekkür ederiz.


Blog içi arama