Ana içeriğe atla

YORUM: FiDYE - Julie Garwood

The Reading Lady

Yine çok severek okuduğum bir kitapla daha karşınızdayım arkadaşlar. Bir önceki yazımda bu kısa serinin ilk kitabı olan SIR 'ı tanıtmış ve çok beğendiğimi belirtmiştim. Sır biter bitmez serinin ikinci kitabı Fidye'ye başladım ve bir solukta okuyup bitirdiğimi söyleyebilirim. Bu hikayede diğer kitaptan tanıdığımız Maitland beyi İain Maitland'ın savaşçıları Brodick ve Ramsey'in aşkı bulmaları konu edilmiş. Tabii yine ilk kitaptan tanıdığımız herkesi yıllar geçtikten sonra çoluğa çocuğa karışmış görmek ayrı bir keyif oldu benim için.

Kitabın konusuna gelirsek Kızıl Baron lakaplı Baron Alford, Gillian ve ablası henüz küçük bir kızken malikanelerini işgal eder, babası ve orada yaşayan herkesi öldürür. Babası kızlarını barondan kaçırmadan önce ablasına bir kutu emanet eder ve bu kutuyu saklamasını tembihler. O korkunç gecede ablası ile Gillian'ın yolları ayrılır ve yıllar boyunca ablasından bir daha haber alamaz. Amcasının yanına gönderilen Gillian yirmi yaşına geldiğinde Kızıl Baron amcasını rehin alır ve ablasını bulup getirmezse amcasını öldüreceğini söyler. Gillian baronun yanından kaçıp ablasını bulmak zorundadır. Bu arada baron tarafından hapsedilmiş şirin mi şirin bir oğlan çocuğu daha vardır ve Gillian bu çocuğu da yanına alıp İskoçya'ya doğru kaçar.

Bu şirin çocuğun adı Alec'tir ve bilin bakalım kimin çocuğu bu haylaz velet? Ta taaaam!!!  İain ve Judith'in iki oğlundan biri!! Burayı okuduğumda  sanki teyze olmuşum gibi nasıl sevindim nasıl sevindim :)

Neyse efendim Alec'in kaybolması ile tabii ki İain ve onun manevi amcaları ve koruyucuları Brodick ve Ramsey delirmiş durumdadırlar. Herkes çocuğun boğulup öldüğünü düşünmektedir oysa Ramsey'in bey olmasını istemeyen bir grup tarafından kaçırılmıştır. Ha bu arada unutmadan belirteyim SIR'da Ramsey ve Brodick'i  savaşçı olarak bırakmıştık. Meğerse onlar kendi beyliklerinin başına geçmek için İain'in yanında eğitim görüyorlarmış. Bir nevi staj yani :) Ayy canlarım benim :)

Gillian ve Alec bir şekilde Brodick'e ulaşırlar ve canlarını kurtarırlar. Ama Gillian'ın amcasını kurtarabilmek için ablasını bulması ve kutuyu alması gerekmektedir. Bu arada Brigit adında bir kızla çok yakın arkadaş olurlar. Açıkçası ben kitap boyunca ablası Brigit çıkacak diye bekledim ama maalesef değilmiş ve kitabı okuyanlar neden maalesef dediğimi anlayacaktır :( 

Kitap Ortaçağ'da geçen bir aşk hikayesi olmasının dışında ayrıca içinde büyükte bir gizem barındırıyor. Kitap boyunca kutunun sırrını merak ediyorsunuz. Ayrıca Alec'i kaçıranlar kim ya da Gillian ablasını bulabilecek mi soruları kitabın bir solukta okunup bitmesini sağlıyor. 

Kahramanlarımız Gillian ve Brigit'e bayıldım. Brodick ve Ramsey zaten diğer kitapta da çok sevdiğim karakterlerdi ama fidye'de daha bir içli dışlı olduk kendileriyle. Ama bu iki kitap arasında benim favori herom İain Maitland. Seviyoruz kendisini ailecek :)

Okumayanlar ve bu türü sevenler mutlaka okusun derim son söz olarak ve bu yazımı da burada bitiririm.
Sevgilerimle

The Reading Lady



Yorumlar

esra sarıoğlu dedi ki…
Bu kitap gerçekten sürükleyici ve etkileyici.Okumayanlara kesinlikle tavsiye edilecek bir kitap.
Kesinlikle katılıyorum Esra çok sürükleyici bir kitap :)
enedeser dedi ki…
merhabalar...sizi yeni yeni takip etmeye başladım öncelikle kitap yorumlarına bayıldım sanki benim söylemek istediklerimi sen söylemişsin gibi bloğunu çok beğendim ve bu yazarın 4 kitabını okudum çok çok güzeldiler hem sürükleyici hemde çok esprili sır,fidye ve düğün,gelin kesinlikle tavsiye ederim...
Merhabalar ve hoşgeldin :) blogumu beğendiğin için çok mutlu oldum teşekkürler. Birkaçgündür internette sorun vardı geç cevap verebildiğim için kusura bakma. JG'un düğün ve gelin kitabını çok duydum ve ben de ilk fırsatta alıp okumak istiyorum. Teşekkürler tavsiyen için. Sevgilerimle :)
Başak Kırmacı dedi ki…
merhaba blogunu yeni takip etmeye başladım. ben de blogumda kitapları yorumluyorum ve bazı yazılarım da var. Ben de Julie Garwood romanlarını seviyorum. Çoğunu okudum. Düğün, gelin, fidye, sır, yazgı... hepsini beğenerek okudum. hepsini tavsiye ederim.
merhaba Başak Hoşgeldin:) Biliyorum ben de takipteyim senin blogunu :) Gelin ve Düğün henüz okumadım ama bu hafta inşallah okuyup yorumlamayı düşünüyorum bende. Sevgiler :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…