Ana içeriğe atla

YORUM: Kayıp Ruhlar Sehri - Cassandra Clare

The Reading Lady

Seviyorum ben bu seriyi gerçekten. Sıkmıyor, yormuyor, baymıyor, heyecanla okurken bir bakıyorsunuz 600 sayfalık kitap pıt diye bitivermiş. 

Seriyle ilgili tek sorunumu Ölümcül Oyuncaklarla ilgili şu yazımda da anlatmıştım. Serinin kitaplarının yayınlanma araları bir seneyi buluyor ve ben de unutuyorum diye. Bir sonraki kitap "City of Heavenly Fire" Mart 2014 de yurtdışında yayınlanacak ama sanırım bize gelmesi yine bir seneyi bulur gibi. O zamana kadar unutmam inşallah bu kitabın nerede bittiğini çünkü her kitap bir öncekinin bittiği yerde başlıyor. Belki de üşenmezsem İngilizcesinden okurum kim bilir?

Bu arada ben bu yazarın hayal gücüne ve kurgulamadaki başarısına da hayranım. Harry Potter'dan sonra bu kadar başarılı bir şekilde kitaplarında ayrı bir dünya kurgulayan yazar yok bence. Ve o kadar başarılı anlatıyor ki gözümün önüne Alicante, İdris sanki daha önce gördüğüm yerler gibi canlanıyor.

Kitabın konusuna gelirsek -şimdi burada ciddi şekilde spoiler vereceğim kitabı okumak isteyenler buradan sonrasını okumasınlar! Sonra uyarmadı demeyin bak...- bir önceki kitapta dirilen Sebastian, Jace'e büyü yapmış ve ikisi birden ortadan kaybolmuşlardı. Kitap tam burada başlıyor zaten. Jace ve Sebastian ikizleme büyüsünün sonucunda artık birbirleriyle arkadaş olmuşlar, ruhen ve bedenen bağlanmışlardır. Şöyle ki Jace'i yaralanırsa Sebastian'da kanamaya başlıyordur artık. Haliyle Jace'e zarar vermeden Sebastian'ı yok etmek mümkün değildir. Valentine'nın oğlunun yine her zaman ki gibi dünyayı yok etmek gibi hain planları vardır ve Gölge Avcıları onların hakkında ölüm kararı çıkartmıştır. Jace'in kaybolmasıyla deliye dönen Clary kendini yine tehlikenin kucağına atar ve dostları Simon, Isabelle, Alec, Magnus ve kurtadamlar Jordan ve Maia ile birlikte Jace'i kurtarmaya çalışırlar. 

Dediğim gibi yine nefes kesen ve bir solukta okunan bir kitap olmuş. Paranormal kitapları seviyorsanız ve bu seriye henüz başlamadıysanız şiddetle tavsiye ederim.

Bu arada ilk kitabın filminin çekildiğini ve bu yaz gösterime gireceğini söylemiştim. Aşağıda filmdeki oyuncuların resimlerini paylaşıyorum. Bakın bakalım hayalinizdeki karakterlerle örtüşmüş mü oyuncular? Benim için pek örtüştüğü söylenemez bir tek Valentine rolündeki Jonathan Rhys Meyers'e bayıldım çünkü kendisini Tudors dizisinden de çok beğenirdim ve ne kadar psycho oynayabildiğini biliyorum. Eminim ki Valentine karakterini de başarıyla canlandırmıştır. Clary rolündeki kızı pek bir çirkin buldum yine. Jace içinse yorum yapmayacağım çünkü aktör bazı karelerde gayet yakışıklı çıkmışken, bazılarında tam embesil gibi poz vermiş. O yüzden yorumumu filmi izledikten sonra yapacağım.
Şimdilik benden bu kadar.
Sevgilerimle

The Reading Lady
The Reading Lady
Clary- cıksss beğenmedim ben
The Reading Lady
cıksssss!!! beğenmedim sizi!!!
The Reading Lady
Jonathan Rhys Meyers a.k.a Valentine
The Reading Lady
Clary & Jace
The Reading Lady
Simon
The Reading Lady
Filmden bir kare
The Reading Lady
Oh My Valentine!!!
The Reading Lady
Clary & Simon
The Reading Lady
ya ben ikisini de beğenmedim ben de mi bir sorun var??
The Reading Lady
magnus bane
The Reading Lady
Clary & Jace
The Reading Lady
Çekimden bir kare

Yorumlar

Kitap Tutkusu dedi ki…
Merhaba,

Okumayı düşündüğüm bir seri :) Ama önce elimdeki serileri bitirmeye kararlıyım :)

Bir sorum olacak sana: Kitap yan seri ile beraber mi gidiyor? Yoksa ilk ana seri okunup, sonra yan seri mi okunmalı? Örnek verecek olursam Kedicik ve Bones serisinde ilk 4 ana kitap, sonra 2 yan kitap, sonra tekrar 2 ana kitap şeklindeydi sıralama. Bu da öyle mi? :)))
Açıkçası ben yan seriyi okumadım o yüzden bilmiyorum. Ama yan seri okumadan da gayet güzel hiç bir sorun yok rahatlıkla okuyabilirsin :) Oku oku çok güzel :))
Tuğçe Nur dedi ki…
Aslında bende bu seriyi severek almıştım ama daha birinci kitabın başlarındayken ağır spoiler öğrendim ve sonrasında bir türlü ısınamadım. Şimdi kitaplığımda öyle boş boş duruyor :(
Tuğçe Nur ilk kitap başlarında beni de sarmadı ufflaya pufflaya okudun desem yeridir. Ama sonra bir sardı güzel sardı :) Spoilerı bir kenara bırakabilirsen oku bence çok heyecanlı oluyor bir yerden sonra :)
Yorum Ustası dedi ki…
Bencede Clary ve Jace hiç olmamış ya bunlar yüzünden filmi izleyemeyeceğim heralde =((

Kitaptaki karaktere tek uyan şahıs Simon olmuş =D diğer karakterleride beğenmedim, yapımcıların gözleri nereye bakıyomuş oyuncuları seçerken merak ettim doğrusu...
:)) Simonı beğendim bende ama Valentine da olmuş be :) Gerçi ben Jonathan abimize öncedende bayıldığım için Clary'nin annesi rolüne bile seçselerdi beğenirdim :D
Yorum Ustası dedi ki…
ahahah ya ben Valentine'i daha orta yaşlı hayal ediyordum ya Magnus hele allahım Jace gibi oda hiç olmamış böhüüü, o yüzden ben önce filmi izleyip sonra kitapları okumayı daha çok seviyorum en azından hayal kırıklığına uğramıyosun =D
Bizu Cosplay dedi ki…
Ya acaba bana bunun gibi bir seri önerirmisiniz ??
Bizu Cosplay dedi ki…
acaba bana böyle bir seri önerirmisiniz ??? ve 6. kitap tam olarak ne zaman çıkıyır
@Bizu Cosplay: Merhabalar, yazarın sitesinde 6.kitabın Eylül 2014'te çıkacağı yazıyor ama Türkçeye ne zaman çevrilir bilemiyorum. Böyle bir seri derken paranormal bir seri önerisi istiyorsan çok güzel seriler var önerebileceğim. Mesela eğer okumadıysan Vampir Akademisi serisi çok güzeldir. Filmi de çevriliyor şu sıralar. Jennifer L.Armentrout'un yazdığı Melez, Tanrı, Apollyon yine güzel bir fantastik seridir. Nasıl bir şey istediğini söylersen daha çok yardımcı olabilirim. Sevgilerimle

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…