10 Oca 2013

The Reading Lady


2013 daha ne olduğunu anlamadan hızla girdi hayatımıza. Benim hayatımda da pek hızlı bir başlangıç oldu açıkçası. İstanbul'dan Ankara'ya taşınma durumumuz çıktı ve haldur huldur ev aramaya başladık. Nihayetinde güzel bir ev bulduk ve hayırlısıyla ay sonunda taşınıyoruz. Bütün bu hengamenin ortasında boş kalabildiğim zamanlarda nasıl başardımsa iki kitap okuyabilmişim. Biliyorum kendimden utanıyorum ama itiraf ediyorum ilk defa Julie Garwood kitabı okudum. Yazarın ülkemizde yayınlanmış bunca kitabı varken ve ben tarihi romans hayranıyken Julie Garwood okumamış olmam büyük bir ayıp biliyorum :) Rahatlıkla söyleyebilirim ki çok şey kaçırmışım. Çünkü çok çok beğendiğimi söyleyebilirim.
Kitabımızın konusuna gelirsek 1181 yılında daha küçücük yaşlarında tanışıp arkadaş olan İngiliz Judith ve İskoç Frances Catherine birbirlerine bir söz verirler. Frances Catherine'nin annesi ve büyükannesi doğum yaptığı sırada öldüğü için doğumu sırasında Judith mutlaka onun yanında olacaktır.
Aradan yıllar geçer ve Frances Catherine hamile kalınca yaşadığı beyliğin yaşlılar heyetinden ve beyden izin alarak arkadaşını yanına çağırtır. O dönemlerde İngilizler ve İskoçlar arasında büyük bir düşmanlık süregeldiğinden bu isteğine kavuşması biraz zor olur. Kocası beyin kardeşi olduğundan ,Maitland Beyi İain Maitland kızı alıp İskoçya'ya getirme görevini üstlenir. Yanına savaşçılarını da alarak yola çıkar ve bu inatçı, huysuz ama güzeller güzeli kızı topraklarına götürürken aralarında karşı koyamadıkları bir aşk doğar. Bu arada Judith öz babasının Maitland'ların düşmanı olan Maclean beyi olduğunu öğrenmiştir ve babasını da görüp tanımak istemektedir. Ve böylece olaylar başlar ve 476 sayfa boyunca soluk aldırmadan devam eder.
The Reading Lady
Tarihi romans türünde yazılmış pek çok İskoç romanı vardır. Yazarın Sır ve devamı niteliğindeki Fidye isimli romanı türünün en güzel örneklerinden bence. O karanlık dönemlerde bile kolay kolay baş eğmeyen, erkek egemenliğine ve kilise dayatmalarına karşı çıkan ve sorgulayan güçlü karakterler okumak benim çok hoşuma gitti. Ortaçağ'da bile olsa kendini ezdirmeyen, güçlü kadın karakterler okumaya bayılıyorum. Tabii bir de haşin görünüşlü ama aşk adamı beyimiz İain'i es geçmemek hakkını vermek lazım. En sevdiğim herolar listeme  üst sıralardan giriş yaptı bile kendileri. Aşağıdaki fotolar benim kafamdaki İain adayları. nedense böyle hayal ettim kendilerini :) 
The Reading LadyThe Reading Lady


Tabii siz de okurken her ayrıntıyı benim gibi hayal edenlerdenseniz yazarın tabiriyle "uylukları görünen etekler giyen" erkekleri belki zihninizde canlandıramayabilirsiniz. Şahsen okurken etekli bir erkeğin ne kadar seksi görünebileceği konusunda şüphelerim mevcuttu. Ama Google'da biraz araştırınca göz ziyafeti yaptırabilecek bazı resimler buldum. (Bunların bazıları yabancı kitap kapakları ama olsun siz resme bakın yine de) Ve tüm takipçilerim için gözleri gönülleri açılsın diye bu resimleri paylaşıyorum bu iyiliğimi de unutmayın :)

Hepimize iyi ve bol okumalı bir yıl olsun :)
Sevgilerimle
The Reading Lady


The Reading Lady
The Reading Lady
The Reading LadyThe Reading Lady



The Reading Lady
Bu da bizim bildiğimiz Highlander :)








4 yorum:

esra sarıoğlu dedi ki...

Bunu okumadım direk fidye ye başladım buda etkileyici gibi :)

The Reading Lady (Onur Kınacı Birler) dedi ki...

Oyyy keşke Sır'dan başlasaydın o ilk kitap çünkü :) Neyse artık olan olmuş yapacak birşey yok :) Ama mutlaka Sır'ı da okumanı tavsiye ederim. Fidye'yi beğendiysen Sır'ı da beğeneceksin mutlaka. Sevgilerimle :)

esra sarıoğlu dedi ki...

Satıcı çocuk elime fidyeyi tutuşturunca 1.olan sır adlı kitabı bilmeden aldım :)

The Reading Lady (Onur Kınacı Birler) dedi ki...

:D bana da oluyor maalesef bazen. Boşver ikinci okusan bile yine de seversin Sır'ı da. Sır'da Fidye'de kaçırılan Alec'in anne babasının aşk hikayeleri anlatılıyor, Brodick falan çömez daha :)

Blog içi arama