Ana içeriğe atla

YORUM: SIR - Julie Garwood

The Reading Lady


2013 daha ne olduğunu anlamadan hızla girdi hayatımıza. Benim hayatımda da pek hızlı bir başlangıç oldu açıkçası. İstanbul'dan Ankara'ya taşınma durumumuz çıktı ve haldur huldur ev aramaya başladık. Nihayetinde güzel bir ev bulduk ve hayırlısıyla ay sonunda taşınıyoruz. Bütün bu hengamenin ortasında boş kalabildiğim zamanlarda nasıl başardımsa iki kitap okuyabilmişim. Biliyorum kendimden utanıyorum ama itiraf ediyorum ilk defa Julie Garwood kitabı okudum. Yazarın ülkemizde yayınlanmış bunca kitabı varken ve ben tarihi romans hayranıyken Julie Garwood okumamış olmam büyük bir ayıp biliyorum :) Rahatlıkla söyleyebilirim ki çok şey kaçırmışım. Çünkü çok çok beğendiğimi söyleyebilirim.
Kitabımızın konusuna gelirsek 1181 yılında daha küçücük yaşlarında tanışıp arkadaş olan İngiliz Judith ve İskoç Frances Catherine birbirlerine bir söz verirler. Frances Catherine'nin annesi ve büyükannesi doğum yaptığı sırada öldüğü için doğumu sırasında Judith mutlaka onun yanında olacaktır.
Aradan yıllar geçer ve Frances Catherine hamile kalınca yaşadığı beyliğin yaşlılar heyetinden ve beyden izin alarak arkadaşını yanına çağırtır. O dönemlerde İngilizler ve İskoçlar arasında büyük bir düşmanlık süregeldiğinden bu isteğine kavuşması biraz zor olur. Kocası beyin kardeşi olduğundan ,Maitland Beyi İain Maitland kızı alıp İskoçya'ya getirme görevini üstlenir. Yanına savaşçılarını da alarak yola çıkar ve bu inatçı, huysuz ama güzeller güzeli kızı topraklarına götürürken aralarında karşı koyamadıkları bir aşk doğar. Bu arada Judith öz babasının Maitland'ların düşmanı olan Maclean beyi olduğunu öğrenmiştir ve babasını da görüp tanımak istemektedir. Ve böylece olaylar başlar ve 476 sayfa boyunca soluk aldırmadan devam eder.
The Reading Lady
Tarihi romans türünde yazılmış pek çok İskoç romanı vardır. Yazarın Sır ve devamı niteliğindeki Fidye isimli romanı türünün en güzel örneklerinden bence. O karanlık dönemlerde bile kolay kolay baş eğmeyen, erkek egemenliğine ve kilise dayatmalarına karşı çıkan ve sorgulayan güçlü karakterler okumak benim çok hoşuma gitti. Ortaçağ'da bile olsa kendini ezdirmeyen, güçlü kadın karakterler okumaya bayılıyorum. Tabii bir de haşin görünüşlü ama aşk adamı beyimiz İain'i es geçmemek hakkını vermek lazım. En sevdiğim herolar listeme  üst sıralardan giriş yaptı bile kendileri. Aşağıdaki fotolar benim kafamdaki İain adayları. nedense böyle hayal ettim kendilerini :) 
The Reading LadyThe Reading Lady


Tabii siz de okurken her ayrıntıyı benim gibi hayal edenlerdenseniz yazarın tabiriyle "uylukları görünen etekler giyen" erkekleri belki zihninizde canlandıramayabilirsiniz. Şahsen okurken etekli bir erkeğin ne kadar seksi görünebileceği konusunda şüphelerim mevcuttu. Ama Google'da biraz araştırınca göz ziyafeti yaptırabilecek bazı resimler buldum. (Bunların bazıları yabancı kitap kapakları ama olsun siz resme bakın yine de) Ve tüm takipçilerim için gözleri gönülleri açılsın diye bu resimleri paylaşıyorum bu iyiliğimi de unutmayın :)

Hepimize iyi ve bol okumalı bir yıl olsun :)
Sevgilerimle
The Reading Lady


The Reading Lady
The Reading Lady
The Reading LadyThe Reading Lady



The Reading Lady
Bu da bizim bildiğimiz Highlander :)








Yorumlar

esra sarıoğlu dedi ki…
Bunu okumadım direk fidye ye başladım buda etkileyici gibi :)
Oyyy keşke Sır'dan başlasaydın o ilk kitap çünkü :) Neyse artık olan olmuş yapacak birşey yok :) Ama mutlaka Sır'ı da okumanı tavsiye ederim. Fidye'yi beğendiysen Sır'ı da beğeneceksin mutlaka. Sevgilerimle :)
esra sarıoğlu dedi ki…
Satıcı çocuk elime fidyeyi tutuşturunca 1.olan sır adlı kitabı bilmeden aldım :)
:D bana da oluyor maalesef bazen. Boşver ikinci okusan bile yine de seversin Sır'ı da. Sır'da Fidye'de kaçırılan Alec'in anne babasının aşk hikayeleri anlatılıyor, Brodick falan çömez daha :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)