Ana içeriğe atla

Ankara Kitap Fuarı Hüsranım ve Fuar Ganimetlerim (Yeni kitaplarım vol:4)

The Reading Lady
Bugün havanın güzel olmasını fırsat bilip eşimle kendimizi dışarı attık ve yeni taşındığımız şehri keşfetmeye çıktık. Ankara caddelerinde "Off acaba nereye gitsek? Ne yapsak nasıl etsek? Burada neresi gezilir ki?" diye dolanırken tesadüf eseri bir billboard da Ankara Kitap Fuarı'nın açıldığını gördük. Heyyooo! Bundan iyisi Şam'da kayısı! Tabii bizim istikamet direkt belli oldu :)



Uzun uzuuun dolanıp aramalardan sonra Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılan fuar alanını bulabildik. Ama sonuç tam bir hayal kırıklığı! Zaten Ankara AKM çok kötü bir yapı. O kadar eski ve bakımsız ki pazar yerine mi geldik kültür merkezine mi belli değil! Kırık dökük merdivenler, tavana kadar beyaz mermerlerle bir hamam havası. Birazdan peştemalı ve nalınlarıyla tellaklar çıkacak sanki karşımıza öyle bir hava yani. Eh bu da zaten ilk hayal kırıklığımızı başlattı. Neyse buraya binayı mı satın almaya geldim kitap alıcam yihuuu havalarında girdiğim fuar, hiç abartmıyorum kitabevi pazarı gibi bir yerdi.

Zaten bilinen büyük hiç bir yayınevi katılmamış fuara. Epsilon, Pegasus, Artemis, Dex, Martı, Ephesus,Doğan vs vs. kitapları hep kitapevlerinin açtığı standlarda karman çorman bir şekilde satılıyor. Ve yeni basım kitap bulmak hemen hemen imkansız gibi birşeydi. Zaten bulduğum yeni çıkan kitaplar da fiyat olarak hiç bir cazibesi olmayan indirimlerle satılıyordu. Örneğin 22 TL lik kitabı indire indire 18-19 TL ye veriyorlardı. Ki bu fiyatlara ve hatta çoğu zaman daha ucuzuna zaten kitap sitelerinden alabiliyoruz. Fuarın bir anlamı yoktu bu anlamda yani.

Neyse iki saatte dolaşıp bitirdiğimiz fuarda ben kendime uygun fiyatlı bulduğum aşağıdaki yedi kitabı seçtim ve nice umutla başlayıp hüsran dolu biten Ankara Kitap Fuarı gezimizi bitirdik. 

Eve dönünce bir de fark ettim ki Tess'in Çırak'ı zaten bizde varmış bir de ona canım sıkıldı. Amaaan olmazsa çekiliş yapıp hediye veririm ya da birine hediye götürürüm di mi :) 

Herkese bol okumalı günler diliyorum
Sevgilerimle

The Reading Lady

The Reading Lady

Yorumlar

Kitap Tutkusu dedi ki…
Canım Ankara fuarının geçen sene çok kötü olduğunu duymuştum. Başkent olarak yayınevlerimizin neden ilgi göstermediğini anlamıyorum.

Kitaplarını keyifle oku tatlım!!
Evet canım gerçekten tam bir açık kitap pazaryeriydi ve yeni kitap hiç yok gibiydi. Neyse ben yine de aldıklarımla çok mutluyum :)
tarih84 dedi ki…
şaşırdım doğrusu ama belki de bu tüyap ın düzenlediği değildir belkide ondandır bu özensizlik.

online satış sitelerine mahkum kaldık eskidendi fuara git ucuza al. Fuarlar bile indirim hikaye kaldı.
Berfim Aydin dedi ki…
Ahh canım ya istanbula tuyapa beklerız o zmn senı cnm onda bunu yasamayız umarım :) son fuarda hıc bekledıgım gıbı degıldı rakamlar ama bu sene ıcın umutluyum artık
SeGe dedi ki…
Gitsem mi gitmesem mi çok kararsız kalmıştım bu senede sanırım bu post sayesinde boşuna gitmeyeyim. Congresium'da ki Akm'de olan kitap fuarlarından kesinlikle çok çok iyiydi.
Teşekkürler. :)
Ankara Kitap fuarı benim için de hayal kırıklığı oldu. Doğru düzgün bir yayınevi olmadığı gibi doğru düzgün bir kitap bulmakta zordu.
Ben o fuarda iletişim, Can Yayınları, Türkiye İşBankası, Yapı kredi gibi güzel kitaplar çıkaran yayınevlerini görmeyi çok istedim. Bir satıcı ile bunu konuştum. Onlar bu köhne yere o dediğiniz yayınevleri gelmezler dedi. Haklılar o vakit. 7-8 Ay önce Tüyap Türkiye odalar Birliğinin en son fuar yerinde bir fuar açmıştı. Orası çok güzeldi. Umarım bundan sonra orada açarlar.
Size ayrıca Ankara da gezilecek bir mekan ismi vermek istiyorum. Görmediyseniz Hamamönü'ne gidiniz.
burcu tırt dedi ki…
Zaten artık Ankara'dan hiç bi şey beklemiyorum ben. Yayınevlerinin bile umrunda değil.

Henüz gitmedim ama bu hafta gidicem ben de. Bi de indirim konusunda, son gün çok indirim oluyomuş diye duydum.
İnşallah canım ben de gelmek istiyorum İstanbul fuarına. Toplaaşıp cümbür cemaat gideriz artık :)
@SeGe Congressium'un neresi olduğunu bilmiyorum ama eminim ki çok daha güzeldir. Ne zaman olacak oradaki fuar bilginiz var mı acaba? Rica ederim :)
@Kitaplarla Beslenmek Ankara'da böyle bir fuar görmek inanın beni de büyük hayal kırıklığına uğrattı. Başkente hiç yakışmamış bence. Hamamönü hiç duymamıştım çok teşekkürler ilk fırsatta gideceğiz. Eşimde bende Ankara'yı hiç bilmiyoruz ve internetten bakıp bakıp bir yerler bulmaya çalışıyoruz :) Teşekkürler :)
@Burcu Tırt son günü gitmek lazım o halde :) Tiyo için teşekkürler :)
Ebrar Şeyban dedi ki…
Aa Dolunayda Aşk :) okumak istediğim kitaplardan birisi :) yorumunu bekliyorum :)Nora Roberts'in sadece iki kitabını okumuş olsamda sevdiğim yazarlardan birisi :)
@Ebrar Şeyban ben daha hiç Nora Roberts kitabı okumadım ama o kadar övgü dolu sözler işitiyorum ki merak ediyorum ben de. En kısa zamanda okumaya çalışacağım ve burada yorumumu görebilirsin :) Sevgiler
Hamamönü, Kale o tarafları gezebilirsiniz. Gölbaşı'nda Mogan Gölü var. orası da güzeldir.
SeGe dedi ki…
Congresium Armada'dan Cepa'ya giderken yol üstünde diyeyim :)Aralık başında olmuştu fuar. Seneye de o zamanlar olur herhalde :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…