20 Mar 2013


The Reading Lady
Eveeeet sayın seyirciler geldik iki kitaplık serimizin son kitabı Kalbimdeki Mühür'ü yorumlamaya. İlk kitabın hemen ardından neredeyse soluk almadan başlayıp bitirdiğim kitapta bu sefer kuzen Brenna'nın maceralarını okuyoruz. Aslında sadece Brenna'nın değil, ilk kitapta mutlu sonla evlendirdiğimiz Anastasia ve Damen'da balayından dönerek bizlere eşlik ediyor. Benim seri kitaplarda en sevdiğim şey bu. Ana karakterler değişse de diğer kitaplardaki kahramanların da olayların içinde olması, sanki böyle maaile cümbür cemaat toplanmışız gibi hissettiriyor bana. Seviyorum işte :)
The Reading Lady
Kalbimdeki Mühür ilk kitabımızın sona ermesinden üç ay sonra başlıyor. İlk kitap Tenimdeki Mühür'ün yorumunu buradan okuyabilirsiniz. Ve eğer ilk kitabı okumadıysanız yazının buradan sonrasını okumayın çünkü ilk kitapla ilgili spoiler verebilirim. Sonra yok beni uyarmadın yok niye sonunu söyledin falan demeyin karışmam!

Nerede kalmıştım? Hah hatırladım. İlk kitabımızda kötü kalpli amca hapse atılmış ve Brenna son anda kiralık katili elinden vurmuştu hatırlarsanız. İşte aradan geçen üç ayda bu katilimiz iyileşiyor ve intikam hırsıyla bizim kızların peşine düşüyor. Önce korkunç tehdit mektupları ile başlayan psikolojik işkencesi daha sonra daha gerilimli olaylar, gizemli cinayetlerle devam ediyor ve ben kitabı okurken hop oturup hop kalkıyorum yerimden. İlk yorumumda da söylemiştim yine söyleyeyim. Kesinlikle historical romance değil bu seri historical gerilim bildiğin! Bir Grange romanının içindeymişçesine seni geriyor ve meraklandırıyor. Ve bence ikinci kitap ilkinden çok daha başarılı bu konuda. 
The Reading Lady
Tabii ki de işin içinde romans var. Ahhh aşk olmazsa olmasın zaten! Seviyorum ben aşk meşk okumayı kitaplarda. Bu seferde yakışıklı beyimiz araştırmacı kişilik Royce Chadwick. Kendisi bir çeşit dedektif ama dedektif değil. Anlatamadım biliyorum ama kitabı okuyunca anlarsınız ne demek istediğimi :) Damen ile okul arkadaşı olan Royce onlara katili yakalamak için yardımcı olmaya geliyor ve tabii ki bizim güzeller güzeli Brenna'mıza da sırılsıklam aşık oluyor. Eee tehlikeli zamanlarda karşımıza çıkan yakışıklı bir kurtarıcıdan daha aşık olunası ne var ki başka? Brenna ve Royce'da tüm bu gizemlerin arasında hem çeşitli maceralar yaşıyorlar hem de aşklarını... 

Kitapta hoşuma giden şeylerden biri de son sayfalara kadar katilin kimliğini anlamamış olmamdı. Akıcı, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir kitap okumak istiyorsanız bu seriyi herkese tavsiye ederim.

Bol okumalı günler dileğimle

The Reading Lady

0 yorum:

Blog içi arama