2 Mar 2013



Vay vay vay...İşte bu beni şaşırtan bir roman oldu. Ölüm Patikası'ndan önce son okuduğum polisiye gerilim tarzı kitap Jean Christophe Grange'nin son kitabı Sisle Gelen Yolcu'ydu ve kitabı bitirdiğimde kafamda cevaplanmamış bir sürü soru işaretiyle kalakalmıştım. Yayınlanmış bütün Grange kitaplarını, Dan Brown kitaplarını ve çoğu Stephen King, Dean R. Koontz kitaplarını okumuş biri olarak, ülkemizde henüz ikinci kitabı yayınlanmış ve pek de fazla kişi tarafından tanınmayan Tim Weaver'ı fazlasıyla başarılı bulduğumu belirtmek isterim.

Kitabımız eşini kanserden kaybettikten sonra gazetecilikten istifa ederek, kendini kayıp insanları bulmaya adayan David Raker'ın, kaybolan bir kızın ailesinin ona başvurmasıyla başlıyor. Okulunda başarılı bir öğrenci olan Megan, altı ay önce gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. David Raker onu bulmaya çalışırken, Megan gibi kaybolan başka kızların olduğunu da öğrenir. İşin ilginç yanı Megan'ı ve diğer kızları kaçırdığından şüphelendikleri adam yaklaşık bir asır önce idam edilmiş azılı bir katildir. Bu katil yüzyıl önce on üç genç kadını kaçırıp öldürmüş ve idam edilmiştir.

Yeraltı dehlizleri, korkunç bir orman, kaçırılan kızlar ve polis kovalamacaları arasında geçen roman, 492 sayfa olmasına rağmen bir solukta okunuyor. Benim en beğendiğim yönlerinden biri de öngörülemez ve yüzde yüz tatmin edici sonuydu kitabın. Yani katil kapıcı değil arkadaşlar :)

İlginç konusu, karanlık atmosferi ve sıkça kalbinizin heyecanla çarpmasına neden olan sahneleriyle Ölüm Patikası polisiye gerilim türü okuyanların çok seveceği bir kitap olmuş. Okurken hele de benim gibi gece tek başınıza okursanız, tüylerinizin diken diken olması garanti diyebilirim :)

Okuyan Kızlar Kulübü olarak ilk turumuzda okuduğumuz bu kitabı hepimiz de çok beğendik ve gönül rahatlığıyla tavsiye ediyoruz. Umarız siz de bizim turumuzu beğeniyorsunuzdur.

Bol okumalı günler dilerim
Sevgilerimle

The Reading Lady




0 yorum:

Blog içi arama