Ana içeriğe atla

YAZAR TANITIM: TIM WEAVER


The Reading Lady

Evet arkadaşlar , OKK 1.Blog Turumuzda incelediğimiz Ölüm Patikası kitabının yazarı sempatik ötesi insan Tim Weaver 13.Temmuz.1977 doğumlu bir İngiliz. Kendisi on sekiz yaşında sıkıldığı için okuldan ayrılıp gazeteciliğe başlamış ve ilerleyen yıllarda kariyerini film eleştirmenliği, televizyon eleştirmenliği, spor yazarlığı ve bilgisayar oyunları ve teknoloji konularında yazarak ilerletmiş. Önceleri The Guardian gazetesinde daha sonra da hepimizin birbirinden güzel manken kapaklarıyla aşina olduğumuz Sports Illustrated dergisinde çalışmış ve bilgisayar oyunlarıyla ilgili projelerde yer almış.

The Reading Lady
İlk romanı Chasing The Dead (ülkemizde Ephesus Yayınevi tarafından Paravan adıyla basılmıştır),  2010 yılında İngiltere'de yayınlandı ve Sunday Times Bestseller listesinde başa oturdu. Bu romanın başarısı üzerine Penguin Yayınevi ile üç kitaplık daha imza atan Weaver, yine çok büyük başarılar elde eden The Dead Tracks (Ölüm Patikası) ve Vanished kitaplarını yayınladı. Yazar şu anda dördüncü kitabı Never Coming Back'in yazımını bitirmiş ve yaz aylarında piyasaya çıkması için son hızla çalışmaya devam etmektedir.
The Reading Lady
İlk kitabı Paravan'ın başından sonuna kadar yazma ve yayınlanma süreci tam on yıl sürmüş. Romanı yazdığı esnada araya bir sürü iş girmiş, evlenmiş, kızı olmuş ve bir türlü romanını yazmaya dönememiş. En sonunda 2007 yılında tekrar başına oturmuş yazmak için ve ilk yazdığı taslaklarda bir çok hata yaptığını fark etmiş. "İlk yazdıklarımın neredeyse yüzde seksenini yeniden yazdım" diyor Tim "ve neredeyse tüm karakterleri yeni baştan şekillendirdim." diye de ekliyor bir röportajında. 
The Reading Lady
Boş zamanlarında küçük kızının peşinden koşmasının dışında maç izlemeyi, bilgisayar oyunları oynamayı ve   film izlemeyi çok seviyor ve özellikle seksenli yılların aksiyon filmlerine bayılıyor. Şahsen ben de kitaplarındaki baş kahramanı David Raker'da biraz Bruce Willis biraz da Mel Gibson havası sezinlemiştim :)
The Reading Lady
Yazarı çok sevmemdeki en önemli etkenlerden biri de kitap kurdu oluşu. O da benim gibi tekrar tekrar kütüphanesini düzenlemeyi çok severmiş. Hatta bazen sadece kitaplığının önüne oturur ve okuduklarını hatırlamaya çalışırmış. "Eğer bu kitaplar olmasaydı ilk kitabım Paravan'ı hiç yazamazdım" demiş yine bir röportajında. En sevdiği yazar ise Michael Connelly ve en sevdiği kitap ise Connelly'nin 'The Poet' isimli romanıymış.
The Reading Lady
Romanları Türkçe'nin dışında Almanca, Fransızca, İbranice, Rusça, Lehçe, Yunanca ve İtalyanca'ya çevrilen yazarımız evli ve bir kız çocuğu babası. Kendisiyle yaptığım mailleşmeler sonucunda da çok sempatik bir insan olduğunu ayrıca belirtmek isterim. Yazarımızla yaptığım röportajı Pazar günü blog turumuzda okuyabilirsiniz. 

Biz kendisini ve kitabını çok sevdik ve umarız sizler de aynı keyifle okursunuz kitabı :)
The Reading LadyThe Reading LadyThe Reading Lady

Bol okumalı günler dileğimle
 The Reading Lady




Yorumlar

Pudra dedi ki…
Böyle yakışıklı harika adamlardan gerilim korku vahşet beklemek neredeyse imkansız. Bir kız babası ingiliz otursun ölüm yazsın enteresan :))
Eheheheheh :)) İtiraf etmek gerekirse ben dahil tüm okk, yazarı yaşlı, sakallı bir tip olarak hayal etmişiz nedense :)) Böyle yakışıklı ve sempatik çıkınca hepimizin ağzının suyu aktı :D Hatta isim vermek istemediğim bir arkadaş (o kendini biliyor) aksanına bayılarak bekar olsa kendisinın kapacağını söyledi :))))
Esra Kübra Ercan dedi ki…
ahahhaha cidden kitabı okuduğum zaman arkada yazarın resmini gördüm hem geç gördüğüm için hemde bu nasıl bir yazar diyerekten ağzım açık kaldı :))) Ama harika bir yazar KALP :D
Seviyoruz kendisini hepimizin oppası :D
Benherneysemo dedi ki…
Hakkat ya aramızda öyle biri vardı değil mi canım? Esefle kınadım şu an kendisini :D

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…