Ana içeriğe atla

YORUM: Tenimdeki Mühür - Andrea Kane

The Reading Lady

 Çok güzel bir kitap okudum ama açıkçası ne okudum pek bilemedim :)
Şöyle anlatayım o zaman :
Aslında kitaba historical romance diye başladım ki bayılırım lordlu ladyli romanslara.  Ama okudukça kitap birden değişmeye, bir Agatha Christie'leşmeye, bir Stephen King'leşmeye başladı! Hayır historical okurken hiç bu kadar gerim gerim gerilmemiştim. Adam kaçırmalar mı dersin, kadın satıcıları mı ararsın? Gizemli cinayetleri,  kiralık katillerle sniper keskin nişancılarını hiç saymıyorum bile. Yani hepsi bir araya gelmiş ve historical gerilim olmuşlar bildiğin!
The Reading Lady

Şimdi tüm bu yazdıklarımdan kitabı beğenmediğim anlaşılmasın sakın. Çok beğendim ve biter bitmez serinin ikinci kitabı Kalbimdeki Mühür'ü de bir çırpıda okudum. Ama yine de gönlümden iyi bir aşk hikayesi okumak geçerken, karşıma çıkan polisiye beni bir tık hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim.
The Reading Lady
Anastasia ve Brenna
Kitabımızın konusuna gelirsek birbirine tıpatıp benzeyen ve herkesin birbiriyle karıştırdığı kuzenler Anastasia ve Brenna yıllar sonra tekrar biraraya gelirler. Anastasia ailesiyle birlikte küçük yaşlarda Amerika'ya taşınmıştır ve babası da ölünce kalan tek akrabaları kuzeni Brenna ve amcası George'un yanına İngiltere'ye döner. Allahım o amca ki ne amca! Allah düşmanımın başına vermesin psikopatın dibi kendisi. Pislikkkk!


The Reading Lady

Neyse efendim sinirimi kendime saklayıp kitaba döneyim ben. Anastasia'nın babasının mirası okunur ve büyük bir miktarda paraya kavuşan Anastasia, başlar yatırım planları yapmaya. Ki devir kadınların çalışmadığı bir devir olunca kime iş planını anlatsa hor görülür ayıplanır. Hayır kızda kafa da var arkadaş. Bana para kalsa ne bileyim bir butik açayım, bir kitap-cafe açayım gibi fikirler aklıma gelir taş çatlasın. Ama bizim kızımız banka kurmak istiyor :) Bildiğin bir Koç-Sabancı kafa yapısında bir lady kendisi. Neyse zamanın en büyük bankası Lockewood Bankasının sahibi Damen Lockewood, babasının vasiyetine göre Anastasia'nın mali idarecisi olarak atanıyor. Damen da Damen hani. Bu isme ve türevlerine bayılıyorum ben ya! Örneğin bir Vampire Diaries Damon Salvatore olsun, bir Obsidien Deamon olsun hepsi benim bebeklerim :) Tabii ki burada ki Damen'da tadından yenmez bir vikont.
The Reading Lady
Damen Lockewood
Kitabımız şeytan amcanın bu mirasa kavuşmak için yaptığı hain planlar ve insanı heyecanlandırıp merak ettiren olaylarla akıp gidiyor ve bir solukta bitiyor. Ha kitapta aşk var mı var. Ama ben aşık olup birbirine açılma faslını daha doğrusu flört zamanlarını okumayı daha çok sevdiğmden buradaki aşık oluverme bölümü bana çok hızlı geldi. Gerçi kitap dediğim gibi ince ince işlenmiş bir romansdan ziyade polisiye roman tadında. 
The Reading Lady
Ben hikayeyi ve kahramanları çok sevdim ve rahatlıkla tavsiye edebilirim bu seriyi size. Ama benim yaptığım gibi historical romans okuyacağım beklentisiyle başlamayın sakın kitaba a dostlar.

PS: Bu yazıdaki resimleri değişiklik yaparak anime karakterlerden seçtim ve pek de beğendim doğrusu. Umarım sizin de hoşunuza gitmiştir :)

Herkese bol okumalı günler diliyorum
Sevgilerimle
The Reading Lady






Yorumlar

Süper bir kitaptı. Özelilkle de o sonu var ya sonu ! İkincisini de aldım en kısa zamanda okuyacağım. :D
Ben de çok beğendim ve dediğim gibi ikinci kitabı bir günde bitirdim. Hatta bence 2. kitap birinciden daha bile heyecanlı :) Okuyunca yorumunu bekliyorum senin de. Ben de yarın falan yazarım onun yorumunu :)
Bende ona bi' türlü sıra gelemedi. Ama ilk kitabın sonu öyle bir bitti ki, çok merak ediyorum. :D
Ben bu kitabı geçen hafta okudum ve blogumda yorumladım. çok beğendim. farklı bir kitap. ikincisini alıp okuyacağım. siz ikincisi daha da güzel mi dediniz?? eğer öyleyse hemen alayım:))
cgdmag dedi ki…
2 kitaplık bir seri olması, historical olması ve konusu beni çekmişti.
okuyunca gördüm ki her telden her kesime hitap edebilecek bir tarz olmuş. Kesinlikle çok beğendim
İkinci kitapta ise çıta biraz daha yükselmiş
yorum için teşekkürler
eksiği yok fazlası var şekilde yorumlamışsınız.
@kitaplarla beslenmek ikinci kitap bana çok daha heyecanlı ve gizemli geldi. Ve sanırım daha çok beğendim o yüzden kesinlikle tavsiye ederim eğer birinciyi sevdiyseniz bunu da çok seversiniz :)
@cgdmag güzel yorumunuz için çok teşekkürler :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…