Ana içeriğe atla

YORUM : KAÇIĞIN KIZI - Megan Shephard


Sene 1895...
Londra'da 16 yaşında bir kız tek başına hayat mücadelesi vermektedir. 
Tıp fakültesinde çalışıp her türlü zorluğa göğüs gererek sokaklara düşmemeye çalışmaktadır. 
Oysa ki 6 sene önce sosyetenin tepelerindeki ailesi korkunç bir skandaldan dağılmadan önce mutlu bir çocukluğu, onu seven koruyan bir babası vardır...


Kitabımız Juliet Morou'nun yıllar önceki skandalda ortadan kaybolan ve öldüğü zannedilen babasının gizemli adasına olan yolculuğu ile başlıyor. Doktor Morou'nun Adası isimli meşhur filmi herkes izlemiştir herhalde.  Hani hayvanlar üzerinde çılgın genetik değişiklikler yapıp yeni türler yaratan ve ödümüzü patlatan eski bir Marlon Brando filmiydi. 



İşte kahramanımız Juliet 'de bu meşhur doktorun biricik kızı. Doktor mesleğinin zirvelerindeyken yaptığı çılgın ve yasadışı deneyler yüzünden Londra'dan kaçmiş ve bir adaya yerleşmiştir. Juliet'de bir şekilde babasının izini bulur ve adaya gider. Kitapta da filmdeki gibi çılgın bir doktor buluyoruz karşımızda. Hayvanlar üzerinde korkunç deneyler yaparak onları insanlaştırmaya çalışan ve bir nevi Tanrı rolü yapan bu çılgın adam, Juliet'in eskiden tanıdığı sevecen babası mı yoksa herkesin söylediği gibi kaçığın teki mi?


Kitap başından sonuna kadar tüylerimi diken diken edecek bir gerilimde geçti. Juliet'in yanısıra Montgomery ve Edward kitaba renk katan karakterler olduğu gibi, kitabın sonuna kadar onların sırlarını öğrenmek için yanıp tutuştum resmen. Yazarın gotik bir korku hikayesi dediği kadar var. Tüyleriniz ürpererek okuyacaksınız bu kitabı. Gerilimin yanı sıra umut, sevgi, aile bağları ve içsel çatışmaların da çok başarılı anlatıldığı bir roman olmuş. 

Yazar bu kitabın serisini yazmayı düşünüyormuş ve umarım çıktığı zaman Dex bizleri hemen buluşturur ikinci kitapla. Sabırsızlıkla bekliyorum açıkçası.

Ben konusunu, anlatımını çok beğendim ve elimden bırakamadan okudum. Gerilim, korku ve gotik türlerde okumayı sevenlere gözü kapalı tavsiye edebileceğim bir kitap Kaçığın Kızı. Umarım sizler de benim aldığım keyfi yaşarsınız. 

Bol okumalı günler dileğimle
The Reading Lady

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)