Ana içeriğe atla

YORUM: Sisli Dagların Ötesinde - Karen Marie Moning

The Reading Lady

Ben seni yerim! 
Ben seni pamuklara sarar sarmalar kitaplığımın baş köşesine koyarım! 
Bu da yetmez sıkılıp bunaldıkça açıp tekrar tekrar okurum! 
Nasıl güzel bir kitapsın sen ,nasıl güzel bir karaktersin sen! 
Ahhh Hawk!!! 
Yirim, yirim, yirim :)
The Reading Lady

Bu kitabı spoiler vermeden nasıl anlatırım ki? Hayır anlatamam o yüzden yer yer spoiler olabilir şimdiden uyarayım!

The Reading Lady
Şansıma mıdır nedir son okuduğum historicallar o kadar güzel çıkıyor ki...
Hele bu kitap...
Ahhhh hele bu kitap o kadar sevilesi bir karakter yaratmış ki aşık olmamak mümkün değil! 
Kısaca tanıştırmam gerekirse kendisinin asıl adı Sidheach James Lyon Douglas, Üçüncü Dalkeith Lordu. Ona kısaca Hawk diyoruz ki iyi ki de öyle diyoruz çünkü ismi o kadar zor okunuyor ki. Neyse efendim Hawk 1500'lü yıllarda İskoçya'da efsaneleşmiş bir reistir. Efsaneleşmesinin sebebi de müthiş yakışıklılığı sebebiyle hiç bir kadının ona hayır diyememesi ve gören tüm kadınların ona aşık olmasıdır. Tabii efsane olan başka bir şeyi daha var arkadaşın ama burada bahsetmem biraz ayıp kaçabilir. Sanırım anladınız siz onu :)
The Reading Lady

Dünyanın en yakışıklı insanı olan Hawk'ımızın elinden uçan kaçan dişi kuş kurtulmamaktadır ve haliyle bir sürü de düşman kazanmıştır. Bir gün arkadaşı Grimm'le oturmuş sohbet ederlerken bir yıldız kayar ve Grimm bir dilek tutar. Öyle bir dilek ki çok güzel, çekici ve Hawk'ın aşık olacağı bir kadın olacak ve Hawk'ı kesinlikle reddedecektir. Böyle bir şeyin olması mümkün olmadığından Hawk güler geçer haliyle. Eee boru mu beş bin kadınla birlikte olduğu söylenilen, kadınların kendini yollarına attığı bir efsaneden bahsediyoruz. 

Ancak ikili bu konuşmayı yaparken bilmedikleri bir şey vardır ki peri diyarında da Hawk'ın efsanesi duyulmuş ve onu kraliçesinden kıskanan peri kralı ve soytarısı Hawk'tan intikam alma yemini etmişlerdir. 
The Reading Lady

Grimm'in bu dileğini duyan peri soytarısı hemencicik uçaraktan yirminci yüzyıla gelir ve erkeklerden nefret eden, bağımsız ve güçlü bir kadın olan Adrienne De Simone'yi 1997'den alır ve hooop diye 1513 yılına gönderir ve Hawk'un ölen müstakbel nişanlısı Deli Janet'in yerine geçirir. Kendini birden bire yüzyıllarca geriye gitmiş ve yakışıklı erkeklerden nefret ederken hayatında gördüğü en yakışıklı adamla evlenmiş bulan Adrienne, hayatı Hawk'a zindan etmeye başlar. Ben buralarda Adrienne'i yer yer boğmak istedim. Kızım manyak mısın adam seni el üstünde tutuyor, gül gibi kokluyor, gözünün içine bakıyor daha ne istiyorsun diye kendi kendimi yedim durdum. Hele hele Hawk'ı sırf yakışıklı olduğu için üzdüğü sahnelerde kafasını çıt diye koparasım gelmedi değil! 
The Reading Lady

Kitabın en bayıldığım yerleri ise Adrienne'nin modern dünyayla karşılaştırma yaptığı zamanlardı. Hawk bebeğimin Adrienne'i elde etme çabaları, hain perilerin planları ile bir gecede okunup biten 400 sayfalık bir masal olmuş Sisli Dağların Ötesinde. Historical romance'in paranormalle yaptığı bir vals gibi süper eğlenceli, ultra romantik ve über seksi bir kitap çıkmış ortaya. En sevdiğim hikayelerdir zaman yolculukları ve bir de historical romance içinde okuyunca resmen zevkten dört köşe oldum diyebilirim. Kimi yerlerde kahkahalar attığım kimi yerlerinde sinirimden yerimde duramadığım bu kitabı herkese gözü kapalı tavsiye ediyorum. Hele de historical severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okuyunca bana teşekkür edeceksiniz bundan eminim :)
The Reading Lady

Sevgilerimle
The Reading Lady

Yorumlar

Berfim Aydin dedi ki…
bebeğim iyelik eklerini yanlış kullanımşsın düzelteyim dedim (: benim filan yazıyor aralarda bir ysnlış anlama olmasın dünya ahret enişten olur kendisi (:

Sonra okuyanlar sanıcak ki o senin fln yok artık yani (:

Ellerine sağlık ama aşkımı çok güzel anlatmışsın (:
tarih84 dedi ki…
zamaan yolculuğu kısmını mantığa en yakın şekilde kurgulamış kitabın genelde tarzını sevdim. Ama ben hawk değil de Adam hastası oldum:)) onun da grimm in de hikayelerini merakla bekliyorum
@Berfim : Ahahahahahahahahahahahahaha ayyy hiç güleceğim yoktu şeker :)) Bu sohbeti facebookta yapmıştık tekrar girmeyelim istersen :)) Öpüyorum seni :))
@tarih84: Ayy sorma Adam'ı da öyle taş anlatmış ki o kadar kötülük yapmasa ben de aşık olabilirdim :) İkinci kitap Grimm'i anlatıyormuş galiba. İnşallah Epsilon çok bekletmez de yayınlar seriyi. Merakla beklemekteyim bende :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…