Ana içeriğe atla

YORUM: ONIKS


The Reading Lady, Obsidian, obsidyen, Oniks, Onyx, kitap

Jennifer L. Armentrout'tan nefret ediyorum!!!

Ya sen süper bir kitap yaz, 
sonracığıma kalk bizi Deamon Black gibi muhteşem bir karakterle tanıştır, aşık et, hayaller kurdur...

Ondan sonra ahanda işte Deamon bu diyerekten apaçinin dibi bir veledi karşımıza sür!!! 
The Reading Lady, Obsidian, obsidyen, Oniks, Onyx, kitap

Hele bir de Oniks'in kapağındaki beyaz atletli resmi yok mu? 
Allaaaam sana geliyorum dedim resmen! 
Bir tek altında çizgili pijaması eksik! 
Bir koltuğunun altına karpuz diğerine de plastik bakkal topunu koydun mu al sana pikniğe giden apaçi! 
Kesin fotonun görünmeyen yerinde de beyaz çorap üstüne giydiği plastik banyo terliği vardır 
Valla artık herşeyi beklerim ben artık bunlardan...
Te allaaaaam yareppim ya...
Ya da Deanciğimin deyimiyle :
The Reading Lady, Obsidian, obsidyen, Oniks, Onyx, kitap


Bu nasıl bir zulümdür bizlere reva görülen? 
Koskoca Amerika kıtasında bulamadın mı daha iyisini yapma yaa...
Öyygggkkkk bir de trailer çekmişler yeminle kusacaktım. 
Hayır kız desen benden çirkin. 
Bir de sevgililer gerçek hayatta ama bir soğuk soğuk öpüşmeler, bakışmalar...
Yok dayanamıyorum daha fazla yazamayacağım...
Alın siz de izleyin koyayım şuraya videosunu:


Onun yerine bak bir kaç yağuşuklu insan evladı buldum keşke bari bunlar olaydı, gözüm gönlüm açılaydı...


The Reading Lady, Obsidian, obsidyen, Oniks, Onyx, kitapThe Reading Lady, Obsidian, obsidyen, Oniks, Onyx, kitap

The Reading Lady, Obsidian, obsidyen, Oniks, Onyx, kitap
Benim favori Deamon Black adayım bu bebe :)
Neyse efendim sinirimi boşalttıktan sonra esas konuma yani kitabımıza dönebilirim. 
Serinin ilk kitabı Obsidiyen'le ilgili yorumumu şuradan okuyabilirsiniz. Kitap kapağındaki iki çirkin bebeyi saymazsak, Oniks yine bayıldığım ve bir solukta okuduğum bir kitap oldu. Yazar karakter yaratmada ve olay kurgulamada gerçekten çok başarılı bence. İlk kitaba içinde uzaylılar geçtiği için binbir önyargıyla başlamış ama bir oturuşta bitirip, dibimin düşmesi sonucunda, ikinci kitabı çıkar çıkmaz almıştım. Ancak maalesef okumaya başlama sürecim o kadar hızlı olamadı. Ki buna şimdi o kadar pişmanım ki... Paranormal severler için cennet niteliğindeki yayınevi Dex, hiç bekletmeden bu kitabı çıkardı ama bendenizin okuması anca bugüne kaldı. Tamam utanıyorum ve çok pişmanım üstüme gelmeyin...

Şimdi spoiler vermeden bu kitap nasıl anlatılır ki? Gayet yumuşak cümlelerle etliye sütlüye dokunmadan ve ilk kitabı henüz okumayan kaldıysa onların okuma zevklerini katletmeden anlatmaya çalışayım azıcık. İlk kitabımızın sonunda büyük bir olay olmuş (!) ve Deamon Katy'e birşey yapmıştı! Ahahahahahaha şimdi böyle yazınca çok garip anlamlar çıkıyor ama inanın söylersem ilk kitabın sonunu dan! diye söylemiş olurum :) Neyse canlarım ben saçmalamaya devam edeyim en iyisi :) Deamon'un yaptığı bu şeyden(!) sonra Katy'de bazı yan etkiler ortaya çıkar. Bizim ikili bunun ne olduğunu bulmaya çalışırken okula yeni bir çocuk gelir. Dikkat! New Bad Boy Alert! Gayet sörfçü vücutlu ve sweet boy dadındaki Blake ve Katy arasında bir çeşit yakınlaşma olur ve bizim sevimli öküzümüz kıskançlık krizlerinde gezmeye başlar! Ayy buralar çok eğlenceliydi. Hele de Deamon'un Blake'e taktığı türlü türlü isimlere bayıldım :) Bunlar böyle takıladursun olaylar karmaşıklaşır ve bizim ışık çocuklarımız Luxen'leri takip eden Savunma Dairesi kente gelir ve olaylar başlar....

Bundan sonrası için kitabı okumanız gerekiyor ve bence bu türü seviyorsanız da mutlaka mutlaka okuyun derim. Kitap bittiği gibi serinin 3. kitabı Opal Opal Opal diye sayıklamaya başladım bile ben :) 
Eyy Ulu Manitu Dex! Duy sesimi ve n'olur bir an önce çevirisini yap Opal'in. Bak n'olur dedim ama :)

Uzun lafın kısası bu seriyi hatta bu yazarın tüm kitaplarını okuyun, okutun efenim. Pişman olmayacaksınız :)
Bol okumalı günler dileğimle







Yorumlar

Yorum Ustası dedi ki…
Yavrum o bebeleri nerden buldun dibim düştü ajghsjdsgd =D Kitabı okumamış bir kişi olarak yorumlarına da bittiğimi söylemek istiyorum klavyene sağlık. Ben de biran önce başlayacağımda ne zaman acaba.
hayat hayal dedi ki…
merhaba Layd yorumun için teşekkürler ellerine gönlüne sağlık

yanlız ben o videoyu izlemiyom allah saklasın aklımda falan kalır ben karakterleri kapaktakiler olarak canlandıracağım kafamda :v

serileri çok sevmeme rağmen artık beklemek çok yorucu oluyor diğer kitabı bu sebepten opal i bekleyecek ve öyle okuyacağım seriyi
@Yorum Ustası :Di mi ama benim de dibim düştü valla ekekekekeke :D Oku oku güzel seri valla ama dediğim gibi şu salak çocuğu düşünme okurken :D
@hayat hayal: Ben teşekkür ederim :) Nayııır kapaktakiler gibi canlandırma zaten kitaptaki çocuğun kapaktakiyle alakası yok :D Opal de zaten çıkıyormuş yakında o yüzden bence ufak ufak başlayabilirsin okumaya :)
Ebru Aydin dedi ki…
Opal istiyorum ben. Opal.. Opal.. Opal.. Kalbim durmadan okumam lazım.
@Ebru Aydın:İvettt yaaa çok heyecanlı yerde bitti ama :( Nassı yani derken bitiverdi...Valla yakında çıkacağını bilmesem alıcam ing okucam o derece yani :P
ofis mobilyaları dedi ki…
Güzel bir paylaşım .Teşekkürler.
aybige dolunay dedi ki…
Kıkırdayarak okudum :D Yazını çok beğendim.Tam benim hissettiğim şeyleri yazmışsın.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…