18 Tem 2013

YORUM: OKK 5.Blog Tur: Can Dostum - Bruce CAMERON


Can Dostum "Bir Sevgi Romanı" yazıyor ya kitabın kapağında, evet bu kitap gerçekten bir sevgi romanı.

Satırları okurken içinizi sımsıcak yapan, yüreğinizi pıt pıt attıran ve yüzünüze geniş bir gülümseme konduran bir hikayesi var. Özellikle siz de benim gibi köpek sahibiyseniz, roman bittikten sonra köpeğinize sımsıkı sarılmak ve onu öpücüklere boğmak isteyeceksiniz :) (ki ben bunu yaptım sarıldım mıncırdım bol bol)


Kitabımız tur için bize geldiğinde açıkçası ben biraz ön yargılıydım. Acıklı dizi ya da film izlemekten ve kitap okumaktan hiç hoşlanmadığım için "Ya bu kitap acıklıysa, ya köpek ölüyorsa ben okumam da okumam!" diye tur arkadaşlarıma tutturmuştum. Duygularını yüksek seviyede yaşayan bir manyak olarak hüzünlü, acıklı cacıklı hikayelerde hönkür hönkür ağlıyorum ve günlerce etkisinden çıkamıyorum. Yaprak Dökümü dizisini ilk bölümünü izleyip bırakmış, Babam ve Oğlum filminde ağlamaktan helak olmuş bünyeme bir daha bu acıları yaşatmamaya söz vermiştim. Ama kitap hiç de öyle duygu sömürüsü yapan, ajitasyonun dibine vurmuş bir kitap değil. O yüzden benim gibi "ya ben keyif almak için okuyorum niye durduk yere ağlayayım ki" diyenlerin de çekinmeden okuyabilecekleri, içinizi sıcacık yapan bir roman.

Kitabımızın konusuna gelirsek, Toby isimli bir yavru sokak köpeğinin bebişken hayatla tanışması ve ilk derslerini öğrenmesiyle hikayemiz başlıyor. Sokak köpekliği hayatını tamamladıktan sonra sırasıyla Bailey isimli bir golden retriever, Ellie isimli bir Alman kurdu ve Buddy isimli bir labrador olarak her seferinde yeniden doğuyor. Ama her dünyaya gelişinde eski hatıralarını ve öğrendiklerini de hatırlıyor ve bu da işleri daha eğlenceli ve ilginç hale getiriyor.

Bu kitapta bana değişik gelen bir detay oldu. Normalde kedili köpekli filmlerde onlar hep birbirleriyle konuşurlar ya, bunda konuşmuyorlar. Koklaşıyorlar, oynuyorlar, kavga ediyorlar vs. ama aralarında sözlü bir iletişim yok. Hatta kahramanımızın diğer hayvanlar hakkında çok ilginç düşünceleri var. Özellikle kedileri hiç anlayamıyor :) O kadar komik yorumları var ki onlar hakkında, elinizde olmadan gülüyorsunuz :)

Kitapta köpeğin özellikle golden olduğu yaşamı beni çok keyiflendirdi. Diğer türleri beslemediğim için huylarını çok bilmem ama kitaptaki Bailey aynı benim kızımdı. :) Benim de Dora isminde 5 yaşında bir golden retrieverım var (zaten dünkü yazımı okuduysanız tanıyorsunuz kendisini :) ). Ailemize henüz 1,5 aylıkken katılmıştı. Bailey'in hareketleri, sahibiyle olan ilişkisi, diğer hayvanlarla ilişkisi aynı benim Dora :) Mesela kitabın bir yerinde sahibi olan çocuk kayboluyor ve soğukta üşüyüp titremeye başlıyor. Bailey'de hemen gidip çocuğu ısıtmak için üzerine yatıyor. Benzer bir  olayı ben de yaşadım. Bir gün evde eşim de ben de acayip grip olmuş yatıyoruz. İkimizin de durumu birbirinden beter, bir koltukta o, bir koltukta ben battaniyelere sarılmış uzanıyoruz. Eşim benden biraz daha iyi durumda ara sıra kalkıyor ilacımı veriyor, çorba yapıyor falan. Neyse böyle kundaklı bir şekilde yatarken bir anda bana bir titreme nöbeti geldi. Nasıl üşüyorum anlatamam. Dora'da bu arada yerde uzanıyor. Ben titremeye başlayınca bizimki kafayı kaldırıp bana bakmaya başladı. Sonra yerinden fırladığı gibi koltuğa hoplayıp üzerime yattı. Ki burada önemli bir nokta var ki bizim evde Dora'nın koltuklara çıkması çok uzun zamandır yasaktır. Yani kesinlikle huyu olmayan bir şekilde benim üşüdüğümü görünce kendince beni ısıtmak için üstüme yattı :) Tabii biz eşimle şok olduk duruma. Ben de ona sıkıca sarıldım, sıcaklığıyla ısındım ve birlikte öyle uyukladık. Canım benim o ya :)

Kitapta köpeklerin sahibinin duygularını hissettiği, sahibi mutlu olduğunda ne kadar mutlu olduğu, sahibi üzüntülüyken onun da nasıl üzüldüğü çok iyi anlatılmış. Ve bu da kesinlikle çok doğru bir saptama. Yine bizim Dora'dan örnek vermek isterim. (Ayyy hani o çocuğunu anlatmaya doyamayan annelerden biri gibi oldum ama fırsat bu fırsat anlatacağım bana ne :) ) Bir gün ben işten geldim ama iş yerinde çok huzursuzum ve o gün de canımı sıkan bir olay olmuş. Eve girdim eşimle Dora balkondalar, eşim masada bir şeyler yapıyor Dora'da yarı uyuklayarak onu izliyor. Ben sandalyeye oturduğum gibi ağlamaya başladım. "iş yerinde şu oldu, bu oldu bla bla. Ben istifa edicem mutsuzum böhüüüü" diye ağlıyorum. Dora yattığı yerden fırladığı gibi boynuma atıldı, sarıldı ve yüzümü yalamaya başladı :) Normalde Dora'nın öyle yüz yalaması falan yoktur, resmen gözyaşlarımı sildi diliyle. Tabii ben onun bu sevgi gösterisi karşısında kahkaha atmaya başladım ve moralim yerine geldi. (Ha bu arada merak eden olursa ertesi gün istifa ettim işten :) )

Neyse işte bana Dora dediniz mi sabaha kadar konuşurum o yüzden kitaba döneyim ben. Gece yatarken elime alıp bakayım nasılmış dediğim kitabı 200 küsuruncu sayfada ancak elimden bırakıp, ertesi gün de hemen bitirdim. O kadar akıcı, sizi saran bir kitap yani bu. Bu yüzden sıcacık bir roman okumak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ederim. Ve bu güzel kitabı kazanmak isteyenleri çekilişimize beklerim.

Herkese bol okumalı günler dileğimle
Katkılarından dolayı Yabancı Yayınlarına teşekkür ederiz

Sevgiler






a Rafflecopter giveaway

1 yorum:

tarih84 dedi ki...

çok çok keyifli bir kitaptı, Dora'nın fotoğraflarını gördükçe aklıma sevimli köpeğimiz geldi. Böyle güzel bir kitap olacağı kimin aklına gelirdi ki?

Yeni Video! Aliexpress Alışverişim ve Planner Yapmaca

Herkese Merhaba Arkadaşlar! Yeni bir video ile karşınızdayım :) Bu sefer kitap dışında bir video çekmek istedim ve yeni hobim plann...