Ana içeriğe atla

Müsadenizle ben bugün çok hüzünlüyüm.... :(

Babam,
Hani ben şimdi eşek kadar,
kocaman kadın oldum ya,
Olmadım aslında...


Ben hala senin güzel prensesinim...
O son sabah
Bana seslendiğin sesinle
"Oooo prensesim kalkmış " dediğinle
o yaşta kaldım ben aslında.....

Yaşım, bedenim, fikirlerim büyümüş görünse de oradan baktığında
Ben hala hayalimde 
o pembe kabarık balo elbisesinin içinde
senin küçük prensesinim babam...

Bak baba prensesin büyüdü de kocaman oldu
Üniversiteyi bitirdi
İyi insanlar gördü
Kötü insanlar gördü
İncindi
Belki incitti
Çok sevdi
Evlendi
Hani derdin ya "düğününde en çok ben oynayacağım ohh gitti deli" diye
Düğünümde en çok ben oynadım babam
Hem de seninle...

Karşılıklı harmandalı oynayacaktık ya
Bir onu yapamadım
Çok ağlardım yoksa
Zaten senden sonra ben hiç harmandalı oynamadım babam...

Ne günlerim geçti sensiz,
neler neler yaşadım sana anlatamadan...
Ne insanlar tanıdım sana tanıştıramadan,
Ne sevinçler ne acılar yaşadım sana dokunamadan
Ahh babam!
Ahhh babam!
Ahhh BABAM!!!
Canım, kanım, arkadaşım, sırdaşım....  :(

ben seni çok özledim babam
çok özledim.....

Kuzun....
14 yıl...
20.08.2013


Baba!
her yılbaşında
sana söyleyecek
bir tek
sözüm var:
'Seni ne kadar çok seversem
o kadar
çok olsun ömründen geçen yıllar...'

Baba!
Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
başımı eğemez!
Yalnız senin elini öpmek için
eğilir başım.
Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım...

Nazım Hikmet

Yorumlar

Nuray Durmuş dedi ki…
Babamı canım babamı 1999 yılı'nda kaybettim.Bu şiiri okuyunca çok duygulandım.Tam da bana yazılmış gibi.İnsan kıymetini o kişiyi kaybettiğimizde anlıyor.Ahhhhh babam yaşasaydı da ben hiç bir şey istemezdim.Fakat taktiri ilahi elden bişe gelmez.
miyav kedicik dedi ki…
Allah gani gani rahmet eylesin.. Okurken gözlerim doldu.. Ben de babamı 23 temmuz 1999 da kaybettim..
Mekanları cennet olsun. Allah bizleri Cennette kavuştursun inşallah...
gooogoook dedi ki…
Ben de çok hüzünlendim....Mekanı cennet olsun..
cgdmag dedi ki…
Cok zor bilirim
2011/12 den beri yoklugu icimi acitiyor
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah.
Kitap Tutkusu dedi ki…
Canımmmmm Allah rahmet eğlesin. Mekanı cennet olsun inşallah...
Benherneysemo dedi ki…
Ah ablam, gözlerim dolu dolu oldu... :'( Allah rahmet eylesin...
asabi bakire dedi ki…
Baba sevgisi yaşamadan büyümüş bir kız olarak ağlattın beni :( Ne şanslısın ki böyle bir harika babanın kızı olmuşsun. Rabbim cennette kavuştursun inş.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)