Ana içeriğe atla

ORTA ÇAGDA NE GiYSEM?



 Herkese merhabalar,
Uzun zamandır tarihi bilgiler verdiğim yazılarımı yazmıyordum. Daha doğrusu yazamıyordum çünkü araya bir dünya başka iş giriyor ve bu postları hazırlamak ta çok meşakkatli olduğundan bir türlü düzenleyemiyordum. Kısacası üşeniyorum diyeyim ve konuyu kapatayım :)

Bu tarz yazılarımda benim de merak ettiğim, ilginç bulduğum bilgileri araştırıyorum ve sizlerle paylaşıyorum biliyorsunuz.Balolar, düellolar, soyluluk ünvanları ve Gretna Green gibi. Önceki yazılarımı henüz görmemiş olanlar varsa buraya tıklayabilirler. Bu sefer de çok zevkli ama bir o kadar da derin bir konu buldum kendime:

MODA!

Benim bahsettiğim moda, tarihi romanslarda geçen dönemlerdeki moda, yoksa moda bloggerlığına gözümü dikmedim tabii ki :) Çok zevkli, eğlenceli ama bir o kadar da kapsamlı bir konu olduğu için şöyle bir yol izlemeye karar verdim. Her yazımda bir dönemin modasını anlatacağım sizlere. Çünkü sadece kıyafetle kalsın istemiyorum araştırmamın. Kadın ve erkek kıyafet modasının yanısıra bulabildiğim ölçüde ev eşyaları, makyaj malzemeleri, kişisel kullanım eşyaları gibi şeyleri de bu yazılarıma koymak, kapsamlı ve bol resimli bir dönem çalışması yapıp gözlerimizin önünde o zamanları tamamen canlandırmak istiyorum. Bakalım ne kadar başarılı olacağım :)

Önce kısa bir ön bilgi vereyim. İngiliz Moda Dönemleri (ya da akımları mı desem bilemedim şimdi) genellikle o dönem ki kral ya da kraliçenin adıyla anılıyordu. Sırasıyla bu dönemler şunlar :
Tudor Dönemi Modası
Early Stuart Dönemi Modası
Puritan Modası
Restoration Modası
Williamite Modası
Georgian Modası
Macaroni Modası
Revolutionary Modası
Regency Modası
Victorian Modası 

Çoğuna kitaplardan, dizi ve filmlerden aşinayım ama bazılarını hiç duymadığımı itiraf edeyim. Bahanecek araştırmış öğrenmiş olacağım ben de. Tahmin edeceğiniz gibi ilk araştıracağım dönem Tudor Dönemi Modası olacak. Ki kendilerini yakinen The Tudors dizisinden ve Philippa Gregory kitaplarından tanıyoruz. Hatta şimdilerde ilk sezonunu severek izlediğim Tudor döneminden önceki dönemi anlatan The White Queen dizisini de bu tarz dizileri sevenlere tavsiye ederim. 
Tudor dönemi çok kapsamlı bir dönem olduğundan dolayı onu ayrı bir postta yayınlayacağım. Orta Çağda Ne Giysem : Tudor Dönemi yazımın hazırlıkları devam ediyor. Takipte kalın :)

Sevgilerimle




Yorumlar

Benherneysemo dedi ki…
Artık seninle bütünleşmiş olan bu dönem yazılarına ba-yı-lı-yo-rum! Heyecanla bekliyorum The Araştırmacı Gazeteeci Lady :))
Ahahaha sağol canım benim :D Ben de merakla beklemekteyim acep ne çıkacak diye :D
Kitap Tutkusu dedi ki…
Dönem yazıları denince akla her an onun adı gelir :)))) THE READING LADY :D

Canım harika bir yazı olmuş ben en çok kabarık etekli olanları seviyorum :P

Diğer yazını merakla beklemekteyim :D
miyav kedicik dedi ki…
Tam benim tarzım ve tam benim dönemim Öyle çok severim ki hatta Victorian kıyafetlerden kendime bir ara dikmiştim.. Hatta photoshop ile bu kıyafetlerin çoğunu kendime giydirmişliğim de vardır..
Takipteyim..:))
@Kitap Tutkusu: Çok teşekkürler canım :) Ben de o kabarık böyle pasta gibi olanları çok seviyorum :)
@miyav kedicik: gerçekten miii? Diktiğiniz kıyafeti görmek isterdim doğrusu :) Ben de çok seviyorum ve hatta araştırma yaparken bazı yerlerde bu dönem kıyafetleri giyip canlandırma yaptıkları festivaller ya da sadece bu dönemi sevenlerin oluşturduğu gruplara denk geldim. Bu gruplar da kendilerine giysi dikip belli dönemlerde buluşuyorlar :) Keşke burada da olsa :)
İlk İnsan dedi ki…
Tarihlerin altta yazılı olduğu resme bakınca açıkca görülüyor ki: geçmişin aksine kadınlar gittikçe zayıf görünmek yönünde eğilim göstermiş. :)
la luna dedi ki…
Hayatımız ne giysem acaba diye geçmedi mi zaten? :) Sabırsızlıkla bekliyorum yazılarını
@la luna: Evet aynen öyle geçti :D
tarih84 dedi ki…
maşallah dönem ansiklopedisi gibisin
Hanife Dikbıyık dedi ki…
kullanılan kumaş miktarını hesaba katarsak dünyanın en fakir zamanına doğmuşum beya :( hayatım boyunca tüm elbiselerimi toplasalar onların bir elbise kumasını karşılamaz herhalde :))))
Syhn dedi ki…
tam benlik bir yazı dizisi geliyor demek, ne güzel!
Sebnem Orhun dedi ki…
merhaba çok bir güzel blog, güzel ve faydalı paylaşımlar... hemen takibe başlıyorum sizi
Bana da beklerim :)
sevgiler...
sebnemorhun.blogspot.com
Merhaba hoşgeldiniz :) Tabii ben de hemen bakıyorum :)
Victorian Era (1837-1901) modası muhteşem! 1840'larda Bronte kardeşleri görmek isterdim. = )

Bu arada, "101 Ways to Drop a Handkerchief" konulu Cosmo sayısına bayıldım. = )

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…