Ana içeriğe atla

Blog Günü Hediyelerim Geldi!!!


O kadar mutlu oldum ki!
Bizim OKK kızlarıyla yaptığımız annelerimizinkine benzer bir günümüz olduğunu belki biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için kısaca anlatmak gerekirse, her ay bir arkadaşımıza onun verdiği listeden istediği bir kitabı ve yanında da gönlümüzden kopan ufak, minnak hediyelerimiz ve notlarımızla birlikte gönderiyoruz. Bu seneki günlerimiz benimle son buldu. Ağustos ayı itibariyle sıra bendeydi ve arkadaşlarımın hediye kolileri bir bir elime ulaştıkça mutluluktan havalara uçtum :)


İlk olarak Ağustos ayı İzmir ziyaretimde canım Pudra Tozum hediye kolimi elime tutuşturdu! İçine fazlaca kırılacak şey koyduğundan kargoya veremedi. Bu yüzden tam döneceğim gece koşa koşa geldi ve kolimi kucağıma bırakıverdi! Bana çok güzel bir hoşçakal hediyesi oldu bunlar ve İzmir'den ayrılışımın hüznünü bir anda unutuverdim :)
En çok hoşuma gidense kendisi aynı zamanda yemek bloggerı da olduğu için ve benim de yemek yapmayla uzaktan yakından alakamın olmadığı için (sanırım benden çok eşime yarayacak şekilde) bir sürü kolay yemekler, kekler, böreklerle ilgili kitapçıklar göndermiş. En son olayımız ise bana skpe'da canlı canlı yemek yaptıracak. O bana tarif edip izlerken ben de yemeği yapacağım. Bu konuda çok azimli :)

İkinci kargomu  Kütüphanemden Kitap Manzaraları blogunun sahibi çatlak arkadaşımdan aldım. Kendisi dışarıdan çok ağır abla gibi görünmesine karşın beni grubumuzda en çok güldüren ve bana sürekli lakap takan kişidir :) Ramazan bayramından çıktığımız günlerde elime geçen koliden bayram şekerlerinden, bayram harçlığı çil çil altınlara kadar her şeyi düşünmüştü. Hele yazdığı mektup aramızda epeyce bir geyik dönmesine sebep oldu :) Hala aklıma geldikçe gülüyorum :) 
Kendisi köpeğim Dora'nın büyük hayranı olduğu için ona benzetip aldığı köpekçiği de evimizin kapısına bekçi olarak koydum :)

Üçüncü kargom sevgili Kitap Tutkusu'ndan geldi ve o da tabii bir konseptle geldi! Benim kokoşluğuma atıfta bulunan Kitap Tutkusu bol bol kozmetik ürünler göndermiş bana :) Ayrıca gönderdiği kitap yolda doğurmuştu ve ikinci bir kitabım daha oldu! Okumayı istediğim ve bende olmayan kitaba çok sevindim! Ayrıca elleriyle yaptığı ayracı ve Justin Bieber ayracı da koleksiyonumda yerini aldı. Zamanında ona yanlışlıkla gönderilen Bieber ayraçlarıyla çok dalga geçtiğimiz için o da intikam olarak hepimize bu ayraçlardan yolladı :) Artık hepimiz Bliber'ız! 

Dördüncü ve son kargom grubumuzun en küçükleri, bizim bebeklerimiz çok sevgili ikizler Fighting'den geldi. Bana çok istediğim kitabın dışında el emeği göz nuru kitap ayraçları yapmışlar ki benim gibi el işlerine bayılan biri için en güzel hediyeydi bu. Hemen koleksiyonuma koydum bile! Özenle kapladıkları ve üzerilerine küçük notlar yazdıkları hediyelerini açmak çok keyifliydi. Bir de bana yöresel lezzetlerinden bir şey göndermişler ki hemen açıp bolca yedim :) 

Canım OKK kızlarım, bebeklerim! Hepinize çok çok teşekkür ediyorum bu güzel hediyeleriniz ve yazdıklarınız için. Sizi sevdiğimi zaten biliyorsunuz ama bir daha buradan söyleyeyim. Sizi seviyorum ve iyi ki arkadaşım olmuşsunuz diyorum! Saranghae!
Yeni senede yeni blog günümüzde buluşmak dileğiyle :)
Herkese bol okumalı ve bol hediyeli günler dilerim
Sevgilerimle



Yorumlar

Pudra dedi ki…
kararlıyım şekerim o tarifler skype eşliğinde denenecek :) Ya ne güzel bir gün macerası oldu böyle :)
Esra Ercan dedi ki…
Bütün hediyelerin çok şeker ve çook güzel :) Hepsini afiyetle ye, oku, kullan Lady ablacımm :D Bu arada yazında çok güzel olmuş ;)) Ellerine sağlık :)
Kitap Tutkusu dedi ki…
Canım hepsini iyi günlerde kullan :)) Yazıda süper olmuş! Mcx!
Benherneysemo dedi ki…
Ben çatlak değilim -_- Güle güle kullan cicişlerini, biz de seni seviyoruz. Saranghaeeeeee <3

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)