Ana içeriğe atla

GAME OF THRONES DIZI INCELEMESI


Herkese Merhaba Arkadaşlar,
Bu turumuzda incelediğimiz Game of Thrones çizgi romanının tüm dünyada çok büyük bir izleyici kitlesi olan dizisini sanırım duymayan yoktur. Hatta itiraf edeyim diziyi izlemeden önce benim kitaplarından haberim yoktu. Ne zaman ki dizinin ilk sezonu beni şoktan şoka sokan bir finalle bitti, koştur koştur tüm kitapçılarda serinin kitaplarını aramaya başladım. Kitapları aldım ama okuyup da dizinin tadını kaçırmayayım diye okumadım. Ama bir çok hayran gibi ben de yazar George R.R.Martin'in final yazamadan ölmesinden korkuyorum. Malum yaşı ileri ve yazma hızı da biraz yavaş. Hatta geçenlerde yazarın kitaplarını hızlı yazması için internette bir imza kampanyası bile başlatılmıştı. Neyse Allah uzun ömür versin kendisine diyorum ve dizinin muhteşem müziği ve açılışını izlemediyseniz izlemenizi öneriyorum.
(Diziyi izlemeyenler için spoiler verebilirim o yüzden baştan uyarayım)

2011 yılında yayınlanmaya başlayan Game of Thrones dizisi özellikle sezon finallerinde izleyicilerini ağzı beş karış açık bırakarak bitirmesiyle ünlüdür. Özellikle Ejderhaların annesi, Khal Drogo'nun zevcesi,  Khaleesi Daenerys Targaryen'in ejderha yumurtası çatlattığı finali hiç unutamam. Zaten tüm karakterler içinde en sevdiklerim bu ikisidir.
Ahhh Khal Drogo ahhh!
Kanımın kanı,
My sun and stars,
Moon of my life...
Ne güzel aşkları vardı. Hele Khal Drogo'nun yemin ettiği bir sahne vardır ki çok etkileyicidir. İzleyiniz diye üşenmedim buldum sizin için de :)
Dizinin en sevdiğim diğer karakteri nice delikanlıyı cebinden çıkaracak kadar yürekli Arya Stark. Babası Ned Stark'ın ölümünden sonra intikam yemini eden, aptal ablasına hiç benzemeyen Arya ileride tüm bu Lannister sülalesinin canına ot tıkayacak gibi görünüyor. Tabii George amcamız bir cinnet haliyle onu da öldürmezse...
Dizinin bana çok ilginç gelen bir yönü hiç bir karakterin baş rol karakteri olmaması. Tam diyorum ki işte bu alacak Demir Tahtı, o kişiye nazarım mı değiyor nedir ölüveriyor. Korkuyorum sonunda dizi de kimse kalmayacak, Night Walkers Demir Tahta oturacak. Hele o son sezondaki Red Wedding bölümü? 
Resmen herkesi çıldırttı!
Yahu neden neden herkesi öldürüyorsun be adam, hasta mısın? 
 Piç John Snow ve şu son zamanlarda bulduğu çirkin kadından nefret ediyorum. Sen de öl John Snow!
Tabii diziyle ilgili milletçe gurur duyduğumuz ya da sadece benim gurur duyduğum bir şey de şu ki Sibel Kekilli'de bu dizide rol alıyor ve boyu kısa ama oyunculuğu çok büyük aktör Peter Dinklage'a eşlik ediyor. Lennister sülalesinin en yürekli adamı Tyrion Lennister'da sevdiklerim listemde üst sıralarda.
Dizinin en ünlü sözü Winter is Coming tabii ki...

Ama diğer karakterlerin de söylediği sağlam sözler var ve yazımı da onlarla bitirmek istiyorum. 




Bir Lennister her zaman borcunu öder diyorum ve yazımı burada kesiyorum :)
Bol okumalı günler dileğimle...
Turumuzun diğer duraklarını ziyaret etmeyi ve çekilişimize katılmayı unutmayın!
Sevgilerimle












Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)