Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YORUM: Atesböceginin Sarkısı - Kristin HANNAH

Ateşböceğinin unutulmaz hikâyesi devam ediyor...
Uzun zaman önce, hayatımın en kötü gecesinde Ateşböceği Yolu denen kapkaranlık bir sokakta yapayalnız yürürken ruhuma dokunan biriyle karşılaştım.
O gün bizim başlangıcımızdı. Aradan otuz yıl geçti... Tully ve Kate. Sen ve ben dünyaya karşı. Seninle sonsuza dek dost kalacağız. 
Ama her hikâyenin bir sonu vardır, değil mi? Bir şekilde yola devam etmen gerekir.
Geçmişi yaralarla dolu Tully... Fedakârlığıyla etrafına ışık saçan Kate... Onların dostluğunu ölüm bile bozamaz.

YORUM : Atesböcegi Yolu - Kristin HANNAH

İşte beni hönkür hönkür ağlatan bir kitap!  Tur arkadaşlarıma defalarca "Bak bana acıklı kitap okutmayın, tüm sinir sistemim yıpranıyor, ağlamaktan helâk oluyorum," dememe rağmen beni dinlemediler ve Türkiye'de ve dünyada milyonlarca hayranı olan bu yazarı bana zorla okuttular :) Pişman mıyım?  Kesinlikle hayır :) Tek sorunum aile dram türünde yazılmış kitaplar bana çok dokunuyor. Belki de gerçek hayata çok yakın oldukları için okuduklarım gerçekten yaşanmış gibi geliyor ve ben de zaten karşımda biri ağlasa dayanamayıp ağlayan biri olduğum için başlıyorum ağlamaya. Onların dertleriyle dertleniyorum ve dertsiz başıma dert alıyorum :)
Buradan tüm Okuyan Kızlar Kulübüne sesleniyorum: Bana aşkla, fantastik romanlarla gelin arkadaşım! Stres oldum şurada kitap karakterlerinin dertlerine üzüleceğim diye :) Bu kadar içimi dökmek yeter. Gelelim serimizin ilk kitabının konusuna. 
Bu bir arkadaşlık, dostluk hikâyesi aslında.  İnsanın içine dokunan ve yazarın usta kalemiyle sizi iç…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

TANITIM: ATESBÖCEGI SERISI - Kristin HANNAH

Herkese yılın son turundan merhabalar! Yılı bomba gibi bir kitapla kapatalım dedik ve tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de milyonlarca hayranı olan Kristin Hannah'ın duygusal kitaplarını turumuzda incelemeye karar verdik.  Sağolsun Pegasus Yayınları'da bizi kırmadı ve her zamanki gibi bize destek oldu.  Ve tabii artık bir OKK tur geleneğine dönüştüğü için turumuzun sonunda yapacağımız çekilişle 2 kişiye bu seti hediye ediyoruz! Bizi izlemeye devam edin :)

YORUM: Fallen Too Far - Abby Glines

Şu soğuk ve karlı günlerde içimi ısıtan çok güzel bir kitap okudum. Ne zamandır okuma listemdeydi ve bir türlü fırsat olmamıştı okumaya ama kısmet bugüneymiş. Kitabı orijinal dilinde okudum ama kısa bir süre sonra ülkemizde de yayınlanacağını biliyorum ve mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.

Kitap Oscarlarım - Agustos & Eylül & Ekim & Kasım 2013

Herkese Merhabalar Arkadaşlar,
Çoook tembel bir blogger olduğumu belirtmiştim değil mi?
Aslında Kitap Oscarlarımın bu kadar sarkmasının tembelliğimin yanında başka sebepleri de var. Öncelikle bu aylarda çok fazla seyahat ettim. Yaz tatili, bayram, kitap fuarı vs derken evime ve bilgisayarıma hasret kaldım. Ayrıca OKK ile yaptığımız yoğun bir tur programı vardı ve bir de benim kitap çeviri işim de başlayınca, bloga tur harici yazı giremez oldum. Ama bir alttaki yazımda belirttiğim gibi artık bu gidişe dur diyeceğim ve yeni yılla birlikte daha sistemli yazacağım.
Gidişim suskun olmuştu ama dönüşüm muhteşem olacak :)

Tembel Bir Bloggerın Yeni Yıl Kararları

Merhaba Arkadaşlar, Koskoca bir yılı daha devirmemize şunun şurasında bir aydan kısa bir zaman kaldı ve bendeniz yine buhranlardan buhran beğendiğim doğum günü / yılbaşı gerginliğimi yaşamaya başladım bile. İnsanın doğum gününün yılbaşı olması kadar stres yapan bir şey daha yok yeminle. Diyelim ki dışarıda kutlamak için program yaptık, yılbaşı günü kuaföre girmek için sabahın köründe randevu alıp gitmen gerek çünkü sene boyunca manikür bile yaptırmamış kadınların bile o gün kuaföre gideceği tutar. Giyecek kıyafet ayrı bir stres, koştura koştura kırmızı don bulma ayrı bir stres, gideceğin yere trafikle boğuşup gitmek ayrı bir stres. Bir de vereceğin o uçuk paralar. Normal zamanda gitsen kişi başı 60-70 liraya çıkacağın yerden yılbaşı münasebetiyle 250 şer lira bayılmak da ayrı bir stres.