Ana içeriğe atla

Tembel Bir Bloggerın Yeni Yıl Kararları


Merhaba Arkadaşlar,
Koskoca bir yılı daha devirmemize şunun şurasında bir aydan kısa bir zaman kaldı ve bendeniz yine buhranlardan buhran beğendiğim doğum günü / yılbaşı gerginliğimi yaşamaya başladım bile. İnsanın doğum gününün yılbaşı olması kadar stres yapan bir şey daha yok yeminle. Diyelim ki dışarıda kutlamak için program yaptık, yılbaşı günü kuaföre girmek için sabahın köründe randevu alıp gitmen gerek çünkü sene boyunca manikür bile yaptırmamış kadınların bile o gün kuaföre gideceği tutar. Giyecek kıyafet ayrı bir stres, koştura koştura kırmızı don bulma ayrı bir stres, gideceğin yere trafikle boğuşup gitmek ayrı bir stres. Bir de vereceğin o uçuk paralar. Normal zamanda gitsen kişi başı 60-70 liraya çıkacağın yerden yılbaşı münasebetiyle 250 şer lira bayılmak da ayrı bir stres.

Hadi evde kutlayalım dedik. Bu sefer doğum günüm ya, benim dışımda herkes dışarıda çılgınca eğleniyor diye düşünüp evde somurtup oturup, çevremdekilere dünyayı zehir etmem ve Kemalettin Tuğcu karakterlerinden biriymişim gibi kendime acımam ayrı bir stres :)
Off şimdiden daraldım valla. 

Neyse konumuza dönersek ben de çoğu insan evladı gibi her yılbaşı asla uygulayamadığım bir kararlar listesi yaparım. İlk üç sıra hep bellidir:
  1. Bu sene yaza kadar kesin 15 kilo verilecek
  2. Sigara bırakılacak
  3. Bira tüketimi minimuma indirelecek (göbiş yapıyorda kendileri)
Ve bu liste o dönemki halet-i ruhiyelerime göre değişiklik göstererek devam eder. Bu şekilde bir listeyi de blogum için hazırlamaya karar verdim. Ama bu sefer çok ciddiyim ve uygulayacağım. (valla bak yeminle)

Gelelim o kararlarıma ve yeni yılda yapmak istediğim değişikliklere:
  1. Öncelikle daha çok yorum yazmaya çalışacağım. Her okuduğu kitabı yorumlayan arkadaşlarıma imrenerek bakıyorum. Bu sene okuduğum 80 e yakın kitabın anca yarısını yorumlamışım blogumda. Bu yüzden bu sene pamuk eller klavyeye ladyim :)
  2. Son üç aydır ihmal ettiğim ve aslında çok zevk alarak yaptığım Kitap Oscarları etkinliğime devam edeceğim. 
  3. Her ay bir klasik eseri inceleyeceğim "Ayın En Klasik Günü" etkinliğimi başlatacağım.
  4. Ve mümkünse haftada üç yazı gireceğim.

Şimdilik bu kadar :) 
Bu arada yeni başladığım çevirmenlik kariyerime de yoğunlaşacağım. 
Evet! Çevirmen oldum ben! 
Tabii kafamda başka şeyler de var ama onları da zamanı gelince sizlerle paylaşırım. 
Şimdilik benden bu kadar arkadaşlar.

Herkese bol okumalı bir yıl daha diliyorum.
Sevgilerimle

Yorumlar

Nuray Durmuş dedi ki…
Yorumunuz beni çok güldürdü:)))Çünkü yılbaşı listesi benimde hemen hemen aynı.Kilo vereceğim derim tam tersi kilo alırım,sigara bırakacağım derim sonra sigara miktarını artırırım çünkü sigarayı bırakacağım ya vucuduma depo yapıyorum:)))Sonu tam fiyasko:)))Maddeler halinde bende yapacaklarımı sıralarım fakat iş ciddiye bindimi yok canım dahalık erken sonra başlarım,yarın başlarım diyerek hep ertelerim.Kitap yorumlarınıza gelirsek kitapları yorumlayacağınıza inanıyorum.Fakat benden bir tavsiye bugünün işini yarına bırakmayın,kitapları okuyun ve hemen yorumlayın ki bizlerde sizler sayesinde kitapları tanıyalım ve okuyup okumayacağımıza karar verelim.Yeni yılda inşallah bütün dilekleriniz gerçekleşir,mutlu, huzurlu bir yıl olur ve bollll kitaplı günler dilerim.Tabii ki bu dilekler benim içine geçerli:))))
The Reading Lady dedi ki…
Demek yılbaşı kararlarını tutamayan bir tek ben değilim :) Yok yok bu sene blogla ilgili olanları kesin tutacağım ama kararlıyım valla :) Güzel dilekleriniz için çok teşekkürler Nuray anım ve umarım sizin için de çok güzel, sağlıklı, mutlu ve bol kitaplı bir yıl olur :))
ahukader dedi ki…
Kilo vermek benim de listemde var. Bir bes kilo verdim, bir on daha gitsin. Bu arada hangi dilde cevirmenlik yapiyorsun, merak ettim?
Sevgiler.
The Reading Lady dedi ki…
Ooo süper 5 kilo gittiyse 10 da gider yakında :) Darısı başıma :) İngilizce'den Türkçe'ye çeviriyorum.
ebrucan kılıç dedi ki…
Ben sigarayi biraktim darisi sizin basiniza:) tam 4 ay oldu ve cok rahatim bence bi an once birakin. Yaşamak guzel çünkü:))
The Reading Lady dedi ki…
Ya ben de bırakmayı istiyorum ama seviyorum da :) Yok ama bırakacağım en sonunda :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…