25 Şub 2013

YORUM: Pamuk İpliği - Brenda Jackson

The Reading Lady
Yine çok güzel bir aşk ve entrika dolu romanla karşınızdayım. İçinde aşk olan ve bayım bayım baymayan romanlara karşı zaafım olduğunu biliyorsunuz. İşte tam da bu sebeple Pamuk İpliği şaşırtıcı aşkları ve gizemli entrikalarıyla bir solukta okunan bir roman oldu benim için.

Kitabın konusuna gelirsek Erica ve Brian birbirini çok seven nişanlı bir çifttir. Ancak Erica'nın annesi (ki kendisi cadalozun teki), bu birleşmeden hiç mutlu değildir. Aman kızım mutlu olsun, sevdiceğiyle evlensin, hem bak oğlanda avukat, eli ekmek tutuyor demiyor da, illa da aile miraslarımızı birleştirelim diye, kızının kendi istediği biriyle evlenmesini sağlamaya çalışıyor. Oyy evlerden uzak olsun böyle kaynana... Neyse efendim bizim kızımız Erica ve sevdiceği Brian'ın yaşadığı türlü zorluklar ve bunun yanında zaman zaman ana karakterlerin önüne geçen ve kendini sevdiren yan karakterlerin yaşadıklarını okuyoruz kitapta.

The Reading Lady
Yalnız şöyle bir durum var ki, Türkiye'de yaşadığımdan ve çevremde pek zenci olmadığından mıdır nedir, kitaptaki karakterleri ilk okuduğumda hep beyazlarmış gibi hayal ettim. Ne zaman ki "teni çikolata gibiydi" tarzı betimlemeler gördüm, bir anda kafamda bir ampül yandı! Yaw yazar kendisi zaten zenci neden beyaz insanların aşkını yazsın ki dedim ve kendi şapşallığıma kendim güldüm :)
The Reading Lady
Sen kimsin??

The Reading Lady
Karakterlerin zenci olduğunu öğrendiğimde ben :)
Ben kitabı çok sevdim. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve dilinin akıcılığını ve anlatımını beğendim. Sadece bazı yerlerde birden konuyu ve kişileri değiştirmesi benim kısa süreli adaptasyon sorunları yaşamama sebep oldu. Yani o değişimlerde paragraf arasına konunun değiştiğini belirten ayırıcı bir çizgi falan konsa fena olmazmış. Bu küçük eleştirimin dışında kitabı aşk romanı okumayı sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Bol okumalı günler dileğimle
Sevgiler

The Reading Lady

YORUM: Pamuk İpliği - Brenda Jackson

The Reading Lady
Yine çok güzel bir aşk ve entrika dolu romanla karşınızdayım. İçinde aşk olan ve bayım bayım baymayan romanlara karşı zaafım olduğunu biliyorsunuz. İşte tam da bu sebeple Pamuk İpliği şaşırtıcı aşkları ve gizemli entrikalarıyla bir solukta okunan bir roman oldu benim için.

Kitabın konusuna gelirsek Erica ve Brian birbirini çok seven nişanlı bir çifttir. Ancak Erica'nın annesi (ki kendisi cadalozun teki), bu birleşmeden hiç mutlu değildir. Aman kızım mutlu olsun, sevdiceğiyle evlensin, hem bak oğlanda avukat, eli ekmek tutuyor demiyor da, illa da aile miraslarımızı birleştirelim diye, kızının kendi istediği biriyle evlenmesini sağlamaya çalışıyor. Oyy evlerden uzak olsun böyle kaynana... Neyse efendim bizim kızımız Erica ve sevdiceği Brian'ın yaşadığı türlü zorluklar ve bunun yanında zaman zaman ana karakterlerin önüne geçen ve kendini sevdiren yan karakterlerin yaşadıklarını okuyoruz kitapta.

OKUYAN KIZLAR KULÜBÜ ve EPHESUS YAYINLARI KATKILARI İLE BİR KİŞİYE 50 TL'LİK HEDİYE ÇEKİ, 2 KİŞİYE ÖLÜM PATİKASI KİTABI!!!!!


Evet arkadaşlar yanlış okumadınız!
 OKK olarak yaptığımız ilk blog turumuzda açılışımıza özel olarak okuoku.com'dan canınızın istediği kitapları alabileceğiniz 
50TL değerinde hediye çeki 
bir şanslı takipçimizin olacaktır! 
Bu kadar mı peki? 
Tabii ki hayır! 
Okuyan Kızlar Kulübü adeta noel baba olmuş dolu bir çuvalla geliyor karşınıza :) 
Ephesus Yayınlarından çıkan ve turumuzda incelediğimiz ve bizlerin çok beğendiği Ölüm Patikası kitabını yine yapacağımız çekilişle iki şanslı takipçimize hediye ediyoruz. 
Bunun için yapmanız gerekenler için Kitap Tutkusu bloğuna bir göz atın derim. 
Bizi takip etmeye devam edin arkadaşlar. Çünkü eylemlerimiz artarak devam edecektir :)

PS: Ephesus Yayınlarına katkılarından dolayı teşekkür ederiz.


The Reading Lady

OKUYAN KIZLAR KULÜBÜ ve EPHESUS YAYINLARI KATKILARI İLE BİR KİŞİYE 50 TL'LİK HEDİYE ÇEKİ, 2 KİŞİYE ÖLÜM PATİKASI KİTABI!!!!!


Evet arkadaşlar yanlış okumadınız!
 OKK olarak yaptığımız ilk blog turumuzda açılışımıza özel olarak okuoku.com'dan canınızın istediği kitapları alabileceğiniz 
50TL değerinde hediye çeki 
bir şanslı takipçimizin olacaktır! 
Bu kadar mı peki? 
Tabii ki hayır! 
Okuyan Kızlar Kulübü adeta noel baba olmuş dolu bir çuvalla geliyor karşınıza :) 
Ephesus Yayınlarından çıkan ve turumuzda incelediğimiz ve bizlerin çok beğendiği Ölüm Patikası kitabını yine yapacağımız çekilişle iki şanslı takipçimize hediye ediyoruz. 
Bunun için yapmanız gerekenler için Kitap Tutkusu bloğuna bir göz atın derim. 
Bizi takip etmeye devam edin arkadaşlar. Çünkü eylemlerimiz artarak devam edecektir :)

PS: Ephesus Yayınlarına katkılarından dolayı teşekkür ederiz.


The Reading Lady

23 Şub 2013

* Okuyan Kızlar Kulübü 1. Blog Turu *



Okuyan Kızlar Kulübü 1. Blog Turumuz başlıyooooorrr....

Bayanlar baylar, ilk blog turumuzla karşınızdayız! 
İlk yazımda  (yani burada) OKK olarak aklımızda birçok şeyin şekillendiğinden ve zamanla bunları hayata geçireceğimizden bahsetmiştim. 
İlk olarak Beyaz Cumartesi  (burada) projemizden bahsetmiştim sizlere. 
Şimdi de kulübümüzün ilk blog tur takvimini sizlerle paylaşıyorum. 
Umarız Okuyan Kızlar Kulübü olarak paylaştığımız yazılardan, yorumlardan sizler de bizler kadar keyif alırsınız! 
Çünkü biz  tüm bunları yaparken çoook eğleniyoruz :)

Veee Okuyan Kızlar Kulübü gururla sunar!!! 


İnceleyeceğimiz ilk kitabımız Ephesus Yayınları'ndan çıkan Polisiye/Gerilim tarzında bir roman:
ÖLÜM PATİKASI
Tim Weaver 

Tur Takvimimiz :

01.Mart.2013 Cuma
Alıntılar : Yorum Durağım

02.Mart.2013 Cumartesi
Yorum : Kitap Tutkum
Yorum : Fighting!!!
Yazar Hakkında Bilgi : The Reading Lady

03.Mart.2013 Pazar
Çekiliş : Kitap Tutkusu




22 Şub 2013

Okuyan Kızlar Kulübü - BEYAZ CUMARTESİ

The Reading Lady

Yazıma sevgili Kütüphanemden Kitap Manzaraları 'nın yazdığı çok güzel minnak hikayeyle başlıyorum.


" Bir varmış, bir yokmuşşş...
Yıllaaar yıllar önce, 80li yıllarda ufacık, kısacık ama her sayfası aşk ve romantizmle dolu kitapçıklar varmış. Bu kitaplar ortalama 160 sayfa olup, mutlu sonla bitmeleri garantiymiş... 
Okuyanlara terapi gibi gelir, tüm dert sıkıntılarını dağıtırmış...
Sonra Okuyan Kızlar Kulübü çatısı altında toplanmış 5 tane kitap müptelası kız varmış. Bunların ortak bir yönü de bu kitapları çok sevmeleriymiş. Gel zaman, git zaman bu kızlar bu kitaplara vakit ayıramaz olmuşlar ama bir yandan da o saf aşkı özlerlermiş. Düşünmüşler taşınmışlar, haftanın bir gününü bu tatlı kitaplara ayırmaya karar vermişler... 
Cumartesi günleri bir anda çok daha romantik oluvermiş; çünkü o günler bu kızlar için Beyaz Dizi günüymüş... Bu anlamlı cumartesi günlerinin belli bir adı varmış onlar için: Beyaz Cumartesi... Cumartesi günleri beyaz dizi okumuşlar ve hepsi sonsuza kadar mutlu yaşamışlar... "
Gökten üç elma düşmüş:
Biri benim başıma
Biri de Kitap Tutkusu 'nun başına...

Okuyan Kızlar Kulübü olarak çeşitli etkinlikler yapacağımızı şu yazımda duyurmuştum. İlk olarak her cumartesi okuduğumuz herşeyi bir kenara bırakıp, geçmiş yıllarda çok severek okuduğumuz ama sonradan ihmal ettiğimiz beyaz dizilerimizin gönlünü alacağız.
Yani kısaca şöyle diyebiliriz : 
Cumartesiler artık çok daha romantik...

YORUM: 22 Britanya Yolu - Amanda Hodgkinson


The Reading Lady

"Her savaş bir kaybediştir...

Kimi sevdiğini, kimiyse benliğini kaybeder..."
Ocak ayının başlarında Arkadya Yayınları tarafından orijinal kapağıyla yayınlanan 22 Britanya Yolu kitabını çıkar çıkmaz okuduğum halde yorumlamam biraz geç oldu. İnsanı derinden etkileyen bu kitapta, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Polonyalı bir ailenin tekrar biraraya gelme çabalarını çok etkileyici bir şekilde okuyoruz.
Savaşın başlamasıyla birlikte orduya katılan Janusz, karısını ve bir yaşındaki bebeğini geride bırakmak zorunda kalır. Savaşın bitmesiyle birlikte İngiltere'de ailesini yeniden birleştirmek için harekete geçen Janusz, aradan geçen yıllarda eşi Silvana ve oğlu Aurek'in de kendisi gibi çok çarpıcı şeyler yaşadıklarını ve herbirinin artık savaş öncesi insanlar olmadığını görür. Konuşulmamış konular, açığa çıkmamış sırlar ve korkunç geçmişlerinin arasında tekrar mutlu bir aile olabilecekler midir? 
Kitapta yer yer kan donduran ve savaşın acımasız yönünü tokat gibi yüzüme çarpan  sahnelerde vardı ve bunlar beni derinden etkiledi. Bu türü sevenlerin bayılarak okuyacağını düşündüğüm kitaptan çok sevdiğim bir sözle bitiriyorum yazımı.
"Aşkın olduğu yerde affediş de vardır..."
The Reading Lady

YORUM: 22 Britanya Yolu - Amanda Hodgkinson


The Reading Lady

"Her savaş bir kaybediştir...

Kimi sevdiğini, kimiyse benliğini kaybeder..."
Ocak ayının başlarında Arkadya Yayınları tarafından orijinal kapağıyla yayınlanan 22 Britanya Yolu kitabını çıkar çıkmaz okuduğum halde yorumlamam biraz geç oldu. İnsanı derinden etkileyen bu kitapta, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Polonyalı bir ailenin tekrar biraraya gelme çabalarını çok etkileyici bir şekilde okuyoruz.

18 Şub 2013

* OKUYAN KIZLAR KULÜBÜ *


Ocak ayının başlarıydı...
Soğuk ve uzun gecelerden birinde 
Kitap delisi beş blogger arkadaş buluştu
Her biri ayrı yaşlarda,
Ayrı şehirlerdeydi
Ama kalpleri bir ve çeneleri çok düşüktü
Günler geceler boyunca bıcır bıcır konuştular
Ve sonunda "OKUYAN KIZLAR KULÜBÜ" nü kurdular :)

Yazıma romantik bir hava katmak isteyip, bu uyduruk şiirimsi şeyle başlasam da aslında içim kıpır kıpır :) Okuyan Kızlar Kulübü olarak aklımızda yapmayı planladığımız o kadar çok şey var ki...
Zamanı geldikçe onları da burada paylaşacağım ama şimdilik sadece " Hoşgeldik! " diyorum :) 

Okuyan Kızlar Kulübü Üyeleri :
  1. The Reading Lady
  2. Yorum Durağım
  3. Fighting!!!
  4. Kitap Tutkusu
  5. Kütüphanemden Kitap Manzaraları

Haydi cümleten hayırlı olsun arkadaşlarım. Hepinizi çok seviyorum! KALP KALP :)

OKUYAN KIZLAR KULÜBÜ

15 Şub 2013

YORUM: ASİ - Monica McCarty

The Reading Lady

O kadar güzel bir İskoç romanı okudum ki...Bayıldım, ayıldım tekrar bayıldım...Kitabı neredeyse bir günde, bir solukta yaladım yuttum diyebilirim. Uzun zamandır harika bir historical okumamış bünyeme ilaç gibi geldi roman açıkçası. Gerçi ben bu yazarı çok geç keşfettim çünkü bu kitap ülkemizde 2010 yılında Koridor Yayınevi tarafından çıkartılmış. Üçleme olan bu serinin diğer kitapları da (Maskesiz ve Kır Zincirlerini) yine Koridor'dan ardarda çıkartılmış durumda. Ki bu benim şaşırdığım bir durum çünkü genelde elinde seri olan birçok yayınevi serileri çok uzun sürelerde çıkartıp okuyucuları bıktırma politikası izlerken, hem orijinale yakın çok beğendiğim kapak tasarımıyla hem güzel çevirisiyle, hem de yayınlama hızıyla Koridor bu konuda benden tam puan aldı diyebilirim.
Orijinal Kapak

Orijinal Kapak


















Kitabın konusuna gelirsek, iki yıldır MacDonald ve MacLeod Klanları arasındaki savaşa son vermek üzere Kral James tarafından Rory MacLeod ile nişanlanmak üzere görevlendirilen Isabel'in, bir yıl sürecek olan nişan zamanında kendi klanını kurtarmak gibi gizli bir de görevi vardır. Ancak bu gizli görevini uygulamaya çalışırken karşısında korkusuz, çelik gibi kasları olan, yakışıklı klan reisi Rory MacLeod ve onun karşı konulmaz cazibesini bulacaktır. Kalbi ve klanının geleceği arasında bir seçim yapmak zorunda kalan Isabel, mutluluğa giden yolda karşısına çıkan engelleri aşkıyla yenebilecek midir?

Arka kapak yazısı gibi oldu sanki biraz ama spoiler vermek istemediğimden üstü kapalı ancak böyle yazabildim :) Yazarın dili ve tasvirleri çok hoşuma gitti. Kitabı okurken kimi yerde burnunuza mis gibi tuzlu deniz kokusu gelirken, kimi yerde kendinizi yemyeşil çayırlarda koşarken hayal eder buluyorsunuz. Bu da bence yazarın anlatım başarısından kaynaklı. Hele kitaptaki karakterlere aşık olmamanız işten bile değil. Rory'nin o sert, çelik gibi kaslı, savaşçı hallerinin nasıl tutkulu, koruyucu, sevecen bir aşığa, dönüştüğünü görünce bendeniz ağzımın sularını sile sile okudum kitabı resmen :) Ben ilk İskoç romanımı okuduğumda "Yaa etek giyen adamın neresi seksi olur töbe töbee" demiş ve sonra bazı fotolar bulup sözümü yutmak zorunda kalmıştım. Her zaman ki gibi bir amme hizmeti olarak yayınladığım yakışıklı iskoçlarımızın fotolarını burada bulabilirsiniz:)

Kitapta adı geçen Peri Bayrağı ve Dunvegan Kalesi ve çevresinin resimlerini paylaşarak yazımı bitiriyorum. Historical sevenlere bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyor ve bol okumalı günler diliyorum.
Sevgilerimle
The Reading Lady
Peri Bayrağı
Dunvegan Kalesi ve Deniz Kapısı. Sağdaki kule Peri Kulesi
Deniz kapısına giden merdivenli yol ve Isabel'in Rory''i ilk gördüğü yer :)

Kalenin Bahçesi (Rory ve Isabel kenardaki surların önünde denize bakıp konuşmuşlardı. Hayal edebiliyor musunuz?
Kalenin uzaktan görüntüsü
Fairy Bridge-Peri Köprüsü
Dunvegan Kalesi



YORUM: ASİ - Monica McCarty

The Reading Lady

O kadar güzel bir İskoç romanı okudum ki...Bayıldım, ayıldım tekrar bayıldım...Kitabı neredeyse bir günde, bir solukta yaladım yuttum diyebilirim. Uzun zamandır harika bir historical okumamış bünyeme ilaç gibi geldi roman açıkçası. Gerçi ben bu yazarı çok geç keşfettim çünkü bu kitap ülkemizde 2010 yılında Koridor Yayınevi tarafından çıkartılmış. Üçleme olan bu serinin diğer kitapları da (Maskesiz ve Kır Zincirlerini) yine Koridor'dan ardarda çıkartılmış durumda. Ki bu benim şaşırdığım bir durum çünkü genelde elinde seri olan birçok yayınevi serileri çok uzun sürelerde çıkartıp okuyucuları bıktırma politikası izlerken, hem orijinale yakın çok beğendiğim kapak tasarımıyla hem güzel çevirisiyle, hem de yayınlama hızıyla Koridor bu konuda benden tam puan aldı diyebilirim.

14 Şub 2013

TANITIM: Pamuk İpliği

Çok mutluyum! Ephesus Yayınlarından bu ay çıkan Pamuk İpliği okuyup yorumlamam için elime ulaşmış durumda. Özellikle aşk konulu romanlara bayılan birisi olarak bu kitabı da çok seveceğimi düşünüyorum açıkçası. En kısa zamanda okuyup bitirmek istiyorum çünkü çok olumlu eleştiriler ve yorumlar okudum kitapla ilgili. Ben kitabı okuyup burada yorumlamadan önce kitap tanıtım yazılarını paylaşayım sizinle. En kısa sürede yorumumu da yazıyor olacağım. Hepinize keyifli okumalar dilerim :)

Kitabın Adı : Pamuk İpliği
Yazarın Adı : Brenda Jackson
Çevirmen : Gizem Şimşeksoy
Yayınevi : EPHESUS
Sayfa Sayısı : 375
Tanıtım Yazısı :
Karmaşık aile ilişkilerinin yer aldığı, duygusallık ve drama ile süslenmiş bu inanılmaz hikâye kalbinizi çalacak.
Erica Sanders için ruh eşini bulmak pek de zor olmamıştır. Brian Lawson istediği adamdır ve herkes onların birbirleri için yaratıldığını düşünmektedir. Neredeyse herkes... Tek istisna Erica'nın başka bir adamla evlenmesini isteyen annesi Karen'dır. Hatta Karen, Brian'ı araştırması için bir özel detektif bile tutmuştur; ancak ortaya çıkan gerçek, iki ailenin parçalanmasına sebep olan yıkıcı ihanet Karen'ın umduğu son şeydir.İlişkisinin kurtulamayacağına ikna olan Erica nişanı bozmuştur. Ama verdiği karar hâlâ aklını kurcalamaktadır, özellikle de Brian'ın çekici ve bekâr komşusu onun peşindeyken.
"Bu aşk hikâyesinin dumanı hâlâ üzerinde."-Lori Foster-
"Yazar, duygusal derinliğe sahip karakterler yaratmada özellikle başarılı."-Publishers Weekly-
"Göz kamaştıran bir ziyafet."-The Romantic Times-



TANITIM: Pamuk İpliği

Çok mutluyum! Ephesus Yayınlarından bu ay çıkan Pamuk İpliği okuyup yorumlamam için elime ulaşmış durumda. Özellikle aşk konulu romanlara bayılan birisi olarak bu kitabı da çok seveceğimi düşünüyorum açıkçası. En kısa zamanda okuyup bitirmek istiyorum çünkü çok olumlu eleştiriler ve yorumlar okudum kitapla ilgili. Ben kitabı okuyup burada yorumlamadan önce kitap tanıtım yazılarını paylaşayım sizinle. En kısa sürede yorumumu da yazıyor olacağım. Hepinize keyifli okumalar dilerim :)

9 Şub 2013

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

JM
Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 

Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi 
Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri önyargılarını bir kenara koyar ve bu dünyaya adımını atar. Kimbilir?

Her kız çocuğu büyüyünce hayallerindeki beyaz atlı prensle bir masal şatosunda evlenmek ister. Bu yakışıklı kahraman prens bizlerin masumiyet hayalleridir o yaşlarda. Büyüdükçe değişir düşlerimiz, isteklerimiz. Beyaz atlı prenslerin gerçekte varolmadığını öğrenince yıkılır hayallerimiz ve gerçek dünyada savaşımız sürerken, aslında farkında bile olmadan içimizdeki küçük kızla birlikte o prensi gizli gizli aramaya devam ederiz. Eskiden ayıla bayıla izleyip suluzırtlak ağladığımız, kıkır kıkır güldüğümüz Türkan Şoray’lı, Filiz Akın’lı, Hülya Koçyiğit’li Türk filmlerini belki de aynı etkiyi bizlerde bıraktığı için çok severdik. İşte bu romanslar da, Sindirella, Pamuk Prenses masallarıyla hayaller kuran bizlerin, hayallerimizi canlı tuttuğumuz, arasıra kaçıp sığındığımız büyülü bir dünyadır aslında...

Bu türe yeni başlayacaklar için Romans dünyasının tartışılmaz en iyi yazarlarından birini ve kitaplarını kısaca tanıtmaya çalışacağım. Eğer aşk romanlarını hiç okumadıysanız Judith McNaught (JM) bu türe başlamak için en doğru seçim olacaktır kuşkusuz.

14 Mayıs 1944 doğumlu yazarımız, yurtdışında yayınlanmış on beş romanıyla otuz milyondan fazla satış yapmış, defalarca New York Times Bestseller listesine girmiş, çıkan her romanı uluslararası bestseller olmuş ve kendisine “Yüreğin Kraliçesi” ünvanı verilmiştir. Yazarlığa başlamadan önce medya sektöründe çeşitli pozisyonlarda çalışmış, CBS kanalının ilk kadın yapımcısı olmuştur. İlk kitabı “Whitney My Love (İçinde Aşk Saklı)” 1978-1982 yılları arasında yazmış ama bastıramamıştır. İkinci evliliğini yaptığı eşi ona yazarlık konusunda çok destek olmuş, kitapları her reddedildiğinde yanında durmuştur. 1982 yılında ikinci romanını “Tender Triumph (Sana İhtiyacım Var)” nihayet yayınevi tarafından kabul edilmiş ve basılmıştır. Ne yazık ki kitap tasarımının yapılmasının bir gün öncesinde Judith’in eşi bir kazada ölmüştür ve bu kadar desteklediği eşinin başarılarını görememiştir.


JM’in 1984’te “Double Standards(Kalbim Sende Kaldı)” kitabı basılmış ve elde ettiği başarıdan sonra ilk yazmış olduğu ve 1800’lü yılların başlarında geçen “Whitney My Love” 1985’te raflardaki yerini almıştır. Bu kitapla Judith farkında olmadan tarihi romanslar arasında yeni bir çığır açmıştır. Şöyle ki daha önceleri yazılan tarihi romanslarda yaşanılan aşklar erotizm olmadan, daha üstü kapalı yaşanırken, JM’in bu romanında aşk tutkulu bir şekilde anlatılmıştır. Bastırılması uzun zaman alan bu kitap çok büyük başarı kazanmış, bunun üzerine Judith’ten sonra onun akımını izleyen birçok yazar olmuştur. 1985 yılına kadar tarihi romans türünde yazar sayısı çok azken, romanın başarısından sonra her ay elliye yakın yeni yazar ve kitap çıkmaya başlamıştır. Ancak bu kadar çok yazarın arasında Judith milyon dolarlık kitap anlaşmaları yapan tek yazardır. (Burada bir de gereksiz bilgi vereyim. İçinde Aşk Saklı kitabının ana karakterleri Whitney ve Clayton yazarın kendi çocuklarının adlarıdır aynı zamanda.)
















Judith’in kitaplarını Günümüz Aşk Romanları ve Tarihi Aşk Romanları olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Ancak her iki türün Judithvari ortak özellikleri mevcuttur. İster bir dük olsun, ister çok başarılı bir işadamı olsun JM’in bütün erkek kahramanları yukarıda da bahsettiğim bir nevi beyaz atlı prenslerdir. Hepsi ister esmer olsun ister sarışın,çok yakışıklıdır bir kere. Kitabı okurken hemen aşık olursunuz sizde. Ama onlar aşka kesinlikle inanmazlar ve aşkı zor kabullenirler. Bu da hemen hepsinin geçmişlerinde bir yara almış ve hafif arıza yapmış olmalarından kaynaklıdır. Ama bunun yanında gururlu, güçlü, otoriter, karakter sahibi bir yapıları vardır. Ve tamamı çok zengindir. Haliyle bu durum tüm kadınların peşinden koştuğu çapkın bir yapılarının da olduğunu gösterir bize. Ama bu kadar çapkın olmalarının yanında bir kere sevdiler mi çok ama çok sadıktırlar. Bu kahramanları okurken kaba tabiriyle dibiniz düşer, hayaller kurarsınız.

Kadın kahramanlarımız da yine hemen her JM romanında belirgin karakter yapılarına sahiptir. Güzeller güzeli kahramanlarımız sevecen, merhametli, zeki, nüktedan ama aynı zamanda güçlü bir karakter sahibidir. Bizim kitabın başlarında okuduğumuz kibirli beylerimizi kitabın sonunda süt dökmüş kediye çevirirler ve mutlu mesut hayatlarına devam ederler.















JM kitaplarında sadece mutlu sonla biten basit bir aşk hikayesi okumazsınız. Her kitabında ustalıkla kurguladığı bir çok olay yaşanır. Kimi zaman bir cinayet zanlısı olur kahramanlarımız ve siz o cinayeti kimin işlediğini merak edersiniz, kimi zaman üstüne atılan bir iftiradan kurtulmaya çalışır ve siz onun masumiyetini kanıtlayabilmesi için beklersiniz. Tüm bu olaylar olurken JM bunları o kadar akıcı bir dille anlatır ki gözlerinizin yaşardığı bazı sayfalarda yaptığı espriyle kahkaha atabilirsiniz. Yazarın bu kadar başarılı olmasının da sanırım en büyük sebebi bu ustalığı olsa gerek.
Judith McNaught kitapları birbirinden bağımsız serilerdir. Kitaplar bu sırayla okunduğunda daha keyifli olur. Çünkü her kitabında diğer bir kitapta tanıdığımız karakterler de yer alır. Ana konudan bağımsız olarak karşımıza çıkıverirler ve sanki eski bir dosta yolda rastlamış gibi seviniveririz onları görünce. Arkadaş olurlar genelde hepsi ve biz de kendimizi bu kocaman ailede dostlar arasında hissederiz. Bu yüzden ülkemizde de çok geniş bir hayran kitlesi bulunan yazarımız için bizler “Judith Ailem” deriz birbirimize. Eğer bu yazarın kitaplarını okursanız ne demek istediğimi çok iyi anlayacağınızdan eminim :)

Bu yazımı okuduktan sonra gidip bir Judith kitabı alın ve kendinizi onun büyülü dünyasına bırakın. İnanın bana kendinizi çok iyi hissedeceksiniz....

Bol okumalı günler dileğimle

The Reading Lady


Yazarın ülkemizde yayınlanmış kitapları ve serileri :

WESTMORELAND SERİSİ:
1.       Düşler Krallığı
2.       İçinde Aşk Saklı
3.       Sen Gelmeden Önce
SEQUEL SERİSİ :
1.       Sonsuza kadar
2.       Seni Beklerken
3.       Mutluluk
GÜNÜMÜZ AŞK ROMANLARI :
1.       Cennet
2.       Kusursuz
3.       Gece Fısıltıları
4.       Aldığım Her Nefeste
5.       Sana İhtiyacım Var
6.       Kalbim Sende Kaldı

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

JM
Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 

Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi 
Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri önyargılarını bir kenara koyar ve bu dünyaya adımını atar. Kimbilir?

8 Şub 2013

YORUM: Bazı Kızlar Isırır - Chloe Neill


Yine çok beğendiğim bir seri ile karşınızdayım çok sevgili sayın seyircilerim. Ocak ayının son günlerinde okuyup bitirdiğim ancak yoğunluktan yorumlamaya yeni fırsat bulabildiğim bu yeni vampirik paranormal serimizin ilk kitabı Bazı Kızlar Isırır, gerçekten son zamanlarda okuduğum en eğlenceli kitaplardan biriydi. 

Kitabın başrolünde Merit isimli esmer, güzeller güzeli bir kızımız ve Ethan isimli bir başvampirimiz var. Ama maalesef Ethan sarışın ve ben sarışınları hiç sevmem :( O yüzden kendisi aşık olunan kahramanlar listeme giremese de (ki bu onun kaybı) yine de sevdiğim bir vampir oldu kendileri.

Kitabımız yüksek lisans öğrencisi Merit'in bir gece okul yolunda saldırıya uğramasıyla başlıyor. Bu saldırıdan onu Ethan kurtarıyor ve ölmemesi için vampire dönüştürüyor. Ve tabii maceramızda bundan sonra başlıyor...

Kitapla ilgili spoiler vermeyeceğim çünkü gerçekten benim gibi paranormal sevenlerin çok beğeneceğini düşünüyorum ve konusunu anlatıp kitabın tadını kaçırmayayım buradan. Ama biraz ortamdan bahsedebilirim sanırım yoksa dayanamaz çatlarım şuracıkta :)

Hikayemiz Şikago'da günümüzde geçiyor. Vampirler sekiz ay önce varlıklarını insanlara açıklamışlar ve ortaya çıkmışlardır. Bu durum aynen Güneyli Vampirler Serisinde de vardı. (Nam-ı diğer True Blood) Ama o seride yapay kan bulunmuş, bu yüzden de vampirler "Heyyoo artık insan kanı içmemize gerek yok!!" diye Büyük İfşaat'ı gerçekleştirmişlerdi. Şikago vampirlerimizde ise henüz yapay kan olayı yok. Bildiğiniz normal insan kanı içiyorlar. Hatta sırf zevk için başka vampirlerin de kanını içiyorlar falan. Neyse ortama dönecek olursak vampirler bu seride de "Biz de buradayız!" demişler ve insan dünyasında açık açık dolaşmaya başlamışlardır. Ama burada diğerlerinden farklı olarak vampirler toplu halde evlerde yaşamaktadırlar. Amerika'da toplam on iki ev, Şikago'da ise üç ev vardır. Tabii tüm vampirler bu evlere kayıtlı olmak zorundadır. Her evin bir baş vampiri (hükümdarı) ve ona bağlı halkını yöneten kolluk kuvvetleri mevcuttur. Bizim Ethan Sullivan'ımız da Cadogan Evi'nin baş vampiridir. Her evin senede kaç vampiri dönüştüreceği kotalıdır:) Mesela Cadogan Evi'nin yıllık kotası on iki idi yanlış hatırlamıyorsam. Vampire dönüştürme işlemi ise sadece baş vampirin kanıyla gerçekleşir. Bu serideki vampirler tüm yiyecek ve içecekleri insan hallerindeki gibi zevk alarak yiyebilir yani illa sadece kan içmek zorunda değiller. Tabii ki kan ihtiyaçları çok ve içmezlerse ölüyorlar falan ama iki üç günde bir içmek yetiyor onlara. 

Mesela bu seride ilginç olan bir detay daha vardı. Tüm vampir kitaplarında geçen ev sahibinin daveti olmaksızın eve girememe olayı burada farklı. Vampirlerin tüm yaşantılarını düzenleyen ve sıkı sıkı uydukları kanunları var ve bu kanunlarda yazana göre sadece nezaket icabı ev sahibinin daveti gerekli eve girebilmeleri için. Kabalık yapmamak için davet bekliyorlar yani nazik vampirler :)

Dediğim gibi kitabın konusunu anlatmayacağım (gerçi çok zor tutuyorum kendimi), ama içinde vampirlerin yanı sıra büyücüler, şekil değiştirenler, periler ve bilimum paranormal yaratığın olduğu bu seriyi okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Gelelim gereksiz detaylarıma. Kitabın Türkiye baskısını Optimum Kitap yapmış ve bence çok ta başarılı olmuş. Kitap kapağındaki kıza ayrıca bayıldım. Hele orijinal kapaklardaki kızı görünce bizim kızı daha çok beğendim. Bir tek kahkül olayını tutturamamış olsalar da gayet güzel bir kız seçmişler bence :) Aşağıdaki resimlerde orijinal kitap kapaklarını görebilirsiniz. Bu arada fan yapımı trailer tarzı birşey buldum. Kitaptaki karakterleri yapmışlar ne de güzel yapmışlar :)

Herkese bol okumalı güzel günler 
Sevgilerimle

The Reading Lady






YORUM: Bazı Kızlar Isırır - Chloe Neill


Yine çok beğendiğim bir seri ile karşınızdayım çok sevgili sayın seyircilerim. Ocak ayının son günlerinde okuyup bitirdiğim ancak yoğunluktan yorumlamaya yeni fırsat bulabildiğim bu yeni vampirik paranormal serimizin ilk kitabı Bazı Kızlar Isırır, gerçekten son zamanlarda okuduğum en eğlenceli kitaplardan biriydi. 

Kitabın başrolünde Merit isimli esmer, güzeller güzeli bir kızımız ve Ethan isimli bir başvampirimiz var. Ama maalesef Ethan sarışın ve ben sarışınları hiç sevmem :( O yüzden kendisi aşık olunan kahramanlar listeme giremese de (ki bu onun kaybı) yine de sevdiğim bir vampir oldu kendileri.

4 Şub 2013

Bu ay ben de Blogum Dergisi'ndeyim!!!


Merhabalar,
Blogum Dergisi Şubat sayısında ben de Judith Mc Naught yazımla konuk yazar oldum ve çok sevinçliyim :) Bu linki ( BLOGUM DERGİSİ ) tıklayarak dergiye ulaşabilir ve 32. ve 33. sayfalarda yazımı okuyabilirsiniz. Blogum Dergisine çok teşekkürler!

Sevgilerimle

The Reading Lady

Bu ay ben de Blogum Dergisi'ndeyim!!!


Merhabalar,
Blogum Dergisi Şubat sayısında ben de Judith Mc Naught yazımla konuk yazar oldum ve çok sevinçliyim :) Bu linki ( BLOGUM DERGİSİ ) tıklayarak dergiye ulaşabilir ve 32. ve 33. sayfalarda yazımı okuyabilirsiniz. Blogum Dergisine çok teşekkürler!

Sevgilerimle

The Reading Lady

Yeni Video! Aliexpress Alışverişim ve Planner Yapmaca

Herkese Merhaba Arkadaşlar! Yeni bir video ile karşınızdayım :) Bu sefer kitap dışında bir video çekmek istedim ve yeni hobim plann...