29 May 2013

Yeni Kitaplarım Vol: 7

Geçtiğimiz hafta elimde okunacak dünya kadar kitabım olduğu halde yine dayanamadım okuoku.com'dan siparişlerimi verdim. Hayır nasıl bekleyeyim a dostlar! Aldığım kitaplara bakarsanız 6 kitabın dördü seri devamı ve ben de bir an önce heyecanı geçmeden okumak istiyorum onları!

Eee bir historical delisi için yeni Elizabeth Hoyt kitabı çıkar da almaz mı? Onu da attım tabii sepete. Tabii bir de kargoyu açtığım gibi okuyup bitirdiğim ve şurada yorumladığım meşhur Tatlı Bela kitabını da okumayanı dövüyorlarmış diye duydum ve bu sebeple onu da pıt diye atıverdim sepetime. 

The Reading Lady, Tatlı Bela,Oniks,Obsidiyen, Kitap
Serilerime devam etmek için nasıl sabırsızlanıyorum anlatamam! Gerçi şu anda Tanrı'yı (Melez Sözleşmeleri serisi 3. kitabını) okumaktayım ve bitince tüm seriyi bir arada yorumlamayı düşünüyorum. 

Bu arada Şikago Vampirleri serisinin üçüncü kitabı Bir Isırık Daha, Optimum Yayınları'ndan tazecik çıktı! Daha önceden şurada yorumunu yaptığım Bazı Kızlar Isırır ve henüz yorumunu yazamadığım ama çok beğenerek okuduğum Gece Isırıkları ile birlikte bu kitabı da okuyup en kısa sürede yorumumu paylaşıyor olacağım. 
The Reading Lady, Tatlı Bela,Oniks,Obsidiyen, Kitap,VampirThe Reading Lady, Tatlı Bela,Oniks,Obsidiyen, Kitap,Vampir

Şimdilik benden bu kadar arkadaşlar. Okumayı düşündüğünüz seriler hakkında sorularınız varsa her zaman seve seve yardımcı olurum. 

 Hepinize bol okumalı günler diliyorum.

Sevgilerimle

 The Reading Lady









Yeni Kitaplarım Vol: 7

Geçtiğimiz hafta elimde okunacak dünya kadar kitabım olduğu halde yine dayanamadım okuoku.com'dan siparişlerimi verdim. Hayır nasıl bekleyeyim a dostlar! Aldığım kitaplara bakarsanız 6 kitabın dördü seri devamı ve ben de bir an önce heyecanı geçmeden okumak istiyorum onları!

27 May 2013

YORUM: TATLI BELA - Jamie McGuire


Yemin ederim iki gündür şu yorumu yazmak için bekliyorum ama ne yazacağımın da çok bilincinde değilim açıkçası :) Yani Travis Maddox'un etkisiyle bilincimin yanı sıra kelimelerimi de kaybettim :) Kitabı bir solukta, bir günde yaladım yuttum ve hem BA-YIL-DIMMMM hem de yer yer GICIK OLDUM !!!! Öyle bir etkiledi yani beni anlayın :)

Kitabın konusunu çok kısa anlatmak gerekirse Abby ve kankası America hayatlarına taze bir başlangıç yapmak üzere Eastern Üniversitesi'ne başlamışlardır. Hangi ara bir derede olduğunu anlayamadığım bir süre içerisinde America, Shepley isimli bir çocukla çok büyük bir aşk yaşamaya başlamış ve Abby'nin kolundan tuttuğu gibi onu Shep'in kuzeni Travis Maddox'un dövüştüğü bir dövüş gecesine götürmüştür. Abby burada sarsak sarsak dolaşırken bir şekilde üstüne kan sıçrar ve Travis ona aşık olur:) Valla bak ilk böyle tanışırlar ve tüm kızların dibinin düştüğü, kendilerini ayaklarına fırlattıkları, kucağına oturabilmek için cat fight yaptıkları über seksi, yakışıklı ötesi, tehlikeli ve bla bla bla muhteşem herşeyin vücuda gelmiş hali olan Travis, üzerinde pembe kaşmir yeleği ve inci küpeleriyle boş boş bakan Abby'i görür ve BAM! çarpılır. Ertesi günden itibaren Abby'nin peşinden koşturmaya başlar. Daha sonra bunlar bir iddiaya girerler ve kaybeden Abby 1 ay süresince Travis'in evinde kalmaya başlar. Ve kitabımız bundan sonra inişlerle, çıkışlarla, bir daha inişlerle ve yine çıkışlarla devam edip gider. Ama su gibi akıcı bir şekilde ve elinizden bırakamayacağınız bir bağımlılık yaparak okutur kendini size.

Kitabın baş karakterleri Abby ve Travis geçmişleri yaralı tipler ve bu durum da kimi arızalı hareketlerine tahammül etmemizi kolaylaştırıyor açıkçası. Ancak ben Abby'e çoğu zaman gıcık olmadım desem yalan söylerim. Özellikle kalbinin sesini dinlememekte ısrarcı olduğu zamanlarda ve söylenecekleri söylemediği zamanlarda. Bir de kitapta eleştirmek istediğim içime sinmeyen bazı noktalar var. Örneğin Travis'in Abby'e olan aşkı çok yalapşap başladı bence. Dakika bir gol bir hoooop aşık oluverdi ve bizim bad boyun dibi Travisimiz, aşkından mecnuna dönmüş bir halde dolaşmaya başladı. Yani şu birbirini tanıma, hoşlaşma dönemi biraz üstünkörü geldi bana. 


Bunun dışında ben kitabı gerçekten çok beğendim. New Adult yani yeni yetişkin diye adlandırılan bu türün çok iyi bir örneği ve yazarın resmi sitesinden açıklandığı üzere kendisi Warner Bros'la kitabın film hakları için sözleşme yapmış bile! Umarım oyuncu kadrosu iyi olur çünkü Ölümcül Oyuncaklar serisinin filminde oynayan tiplerden tam anlamıyla nefret ettim. Şimdi kalkıp Travis'ime sırsıl, tipsiz birini bulurlarsa kendimi stüdyonun önüne zincirlerim bu sefer! Yetti ama sınırlarımı zorlama Hollywood!!

Neyse şimdi hayalimdeki Travis'ime geçmek istiyorum. İtiraf ediyorum yaptığım yorumlarda en keyif aldığım bölüm bu oluyor :) Google amcada bir sürü yakışıklı resmine bakıyorum ve hayalimdeki tipi bulmaya çalışıyorum. Travis için de bir sürü güzel resim buldum ama maalesef bu yakışıklı Trav adaylarımın isimlerini bilmiyorum. Amaaaan ismi de ne yapacağız nüfüsumuza mı geçireceğiz yani? Yine bir amme hizmeti olarak sizlere Travis adaylarımı sunuyorum efendim. Doya doya bakınız :) 







Burada da beğendiğim bir hayran yapımı kitap videosu var. İzlemenizi öneririm. Video da oynayan arkadaş severek izlediğim hoş ama boş dizi 90210'da oynayan Matt Lanter isimli afet-i devran. Ki kendisi de orada bad boy bir karakteri canlandırıyor.

Yorumumu Ebru Gündeş ablamızın bir şarkısıyla bitirmek istiyorum. Pislik olsun, gıcıklık olsun, kitabın soundtrack'i bu olsun :) 
Öyle çapkın bakma banaaağğğ,
Cilveyle naz yapma banaaağğğ,
Çarpar Kalbim yana yanaaaaaaaaağğğ,
Tatlı tatlı talı belaaaaaaaaaaaaaa.....

ıyyggggkkk tiksindim bir an kendimden :)



Herkese bol okumalı günler dileğimle












YORUM: TATLI BELA - Jamie McGuire


Yemin ederim iki gündür şu yorumu yazmak için bekliyorum ama ne yazacağımın da çok bilincinde değilim açıkçası :) Yani Travis Maddox'un etkisiyle bilincimin yanı sıra kelimelerimi de kaybettim :) Kitabı bir solukta, bir günde yaladım yuttum ve hem BA-YIL-DIMMMM hem de yer yer GICIK OLDUM !!!! Öyle bir etkiledi yani beni anlayın :)

NYT Bestseller Yazarı ve Tarihi Romansların En Sevilen İsimlerinden Sabrina Jeffries ile Sıcacık Bir Sohbet


Bugün blogumda bomba gibi bir konuğum var! 
Dünya gözüyle kendisiyle tanışmış ve sohbet etmiş olmaktan o kadar mutluyum ki! 

Tarihi romans okuyucularının -başta ben olmak üzere- kalplerinde sağlam bir yere sahip Sabrina Jeffries, romanları kadar tatlı bir insan olduğunu gösterdi ve benim ricamı kırmayıp Türk hayranları için sorularımı cevaplamayı kabul etti. (Gerçi kabul etme kararında benim kendisini mümkün olan her mecradan taciz etmemin, uzun uzun peşinden koşmamın da etkisi olmuş olabilir. Yani "Aman yapayım da kurtulayım şu manyaktan" da demiş olabilir bilemiyorum :) Hafif bir stalker olmuş olabilirim ancak ne yaptıysam inanın siz değerli okuyucularım için yaptım ve pişman değilim. Yine olsa yine yaparım yani :) )

O zaman sözü uzatmayayım ve sizi Sabrina ile yaptığımız söyleşiyle başbaşa bırakayım. 
Herkese keyifli okumalar...

The Reading Lady: Merhaba Sabrina. Sizinle bir söyleşi gerçekleştirdiğim için çok mutluyum ve beni kırmayıp söyleşi talebimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Başta ben olmak üzere eminim ki bir çok hayranınız sizden birşeyler duymaktan çok mutlu olacaklar.
Sabrina Jeffries: Merhaba Onur. Geri dönüşüm bu kadar geç olduğu için kusura bakma ama Kansas'ta Romantic Times Convention'a katılmamdan dolayı biraz geç yanıtlayabildim sorularını. Ama inan bu benim sizlerle buluşma heyecanımı daha da arttırdı. Ben de Türk okurlarımla buluşmanın mutluluğu içerisindeyim!

The Reading Lady: Bize kısaca kendinizden ve yazma hikayenizden bahseder misiniz? Romance yazmaya nasıl başladınız?
Sabrina Jeffries: En kısa haliyle anlatmaya çalışayım o zaman. Bir gün Tulane Üniversitesinde İngiliz Dili üzerine doktoramı yaparken James Joyce üzerine tezimi hazırlıyordum. Ancak yaptığım işten o kadar sıkılmıştım ki bir anda yapmak istediğim işin bu olmadığını anladım ve roman yazmaya karar verdim. Yazmaya başladıktan sonra bir baktım ki Romans türünde yazıyorum ama bu hayatı boyunca hep romans okumuş biri için gayet doğal bir süreçti. O günden bu güne kadar 35 roman, 5 kısa roman ve 3 kısa hikaye yazdım (ki bazılarını Deborah Martin ve Deborah Nicholas isimleriyle yayınladım) ve New York Times bestselling author oldum (NYT en çok satan yazar). 26 yıldır romans yazıyorum ve yazdıklarım 21 yıldır yayınlanıyor. Aynı zamanda cafein bağımlısı, çikolata hastası ve yap-boz çözme meraklısı biriyim.
The Reading Lady: Bestseller bir yazar olarak sizi en çok etkileyen yazarları ve neler okuduğunuzu çok merak ediyorum. Örneğin şu anda elinizden düşmeyen kitap hangisi?
Sabrina Jeffries: Açık söylemek gerekirse bir çok kitap ve birçok yazar beni çok etkiler. Ama bir romans yazarı olarak  Judith McNaught, Johanna Lindsey, Amanda Quick, Rexanne Becnel ve Meagan McKinney en çok ilham aldığım ve sevdiğim yazarlardır. Judith çok sevdiğim Alfa-Erkekler yaratır ve kitaplarındaki cinsel gerginlik çok yüksektir. Johanna Lindsey'in ise sevdiğim daha gamsız, tasasız bir yazımı vardır ancak bazı hikayelerinde bundan sıkılabiliyorum. Amanda Quick'in cesur, atılgan kadın karakterleri bana dönem romanlarında gerçekten ne düşünüyorsa onu söyleyebilen başarılı kadın karakterler de olduğunu gösteriyor. Ve Meagan ve Rexanne bana tüm kusurlarıyla, defolarıyla bir karakter yaratıp sonra onu nasıl sevdirebileceğimi öğreten yazarlar. Ayrıca cinsel çekimleri de çok iyi anlatırlar. İkisi de benim arkadaşım ve Romance Writers of America konferanslarında bölüm arkadaşlarımdı ve beni eleştirme şanslarını yaşadığım için çok talihliydim. Çünkü arkadaşım olmalarının yanı sıra beni daha iyi bir yazar yapmak için çok emek veriyorlar. Özellikle Rexanne halen daha benim eleştirme-değerlendirme grubumda partnerlerimden biri.

Bugünlerde kurgu olmayan eserler okuyorum-Jonah Bergen'in yazdığı Contagious ve Deidre Le Faye'nin yazdığı Jane Austen's 'Outlandish Cousin': The Life and Letters of Eliza de Feuillide. Ayrıca Grinin Elli Tonu'nu da okumaya çalışıyorum ama yoğunluğumdan ötürü çok ilerleyemedim!

The Reading Lady: Bu kadar yoğunluğunuzun arasında yazmaktan uzaklaşmak istediğiniz zamanlarda neler yaparsınız?
Sabrina Jeffries: Yap-boz puzzle çözmekten çok hoşlanıyorum. Ayrıca takı yapıyorum, seyahat ediyorum, televizyon ve sinema izlerim. Ama seyahat etmek ve yap-boz çözmek beni gerçekten çok rahatlatıyor.

The Reading Lady: Biraz da yazım sürecinizi sormak isterim. Kafanızda bir roman fikrinin şekillenmesinden kitabın basılma aşamasına kadar olan süreci bizlerle paylaşabilir misiniz? Ve şu anda ne üzerinde çalışıyorsunuz?
Sabrina Jeffries: İlk önce hikayenin konusunu çıkartırım. Aynı zamanda karakterlerimi belirlerim ve birbiriyle bir şekilde bağlılarsa (Sharpe Kardeşlerde olduğu gibi), hikaye içinde uyum sağlayabilecekleri şekilde yerleştirdiğimden emin olurum. Bildiğim ve olmasını istediğim olaylar önceden kafamda bellidir. Ancak karakterlerimi kitabı yazmaya başlayana kadar TANIMAM! Onları tam anlamıyla tanıyabilmem birkaç bölüm sonra olur ve o zaman tekrar kontrolü elime alır ve gidişata göre ana planımı değiştiririm. Her zaman ama her zaman ilk planladığım hikaye ile ortaya çıkan hikaye birbirinden değişik olmuştur. :)

Benim ilk kitabımı bastırmam 3 yıl sürmüştü. Üç yıl boyunca sürekli reddedilmiştim ama yılmadım ve bastırdım. Neyse bu çok seneler önceydi. Şimdi de Regency döneminde geçen, kayıp insanları bulma ajansı gibi  çalışan dedektifleri anlatan Duke's Men serisinin üçüncü kitabına başlıyorum.

The Reading Lady: Ülkemizde basılmış sadece sekiz romanınız var. Kraliyet Kardeşleri serisi, Bir Çapkına Vuruldum ve Sharpe Kardeşler serisinin dört kitabı. Sharpe Kardeşler serisinin son kitabı "A Lady Never Surrenders" henüz ülkemizde yayınlanmadı ama bizler sabırsızlıkla bekliyoruz bu son kitabı. Bize bu son kitap hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Okuyucularınız Celia ve Jackson'dan neler beklesin ve büyük gizem çözülecek mi?

Sabrina Jeffries: Bu hikayede Celia evlenmek zorunda olduğunu zor da olsa kabullenmeye çalışıyor. Böylece büyükannenin tüm kardeşler evlenmeden mirastan pay vermeme ültimatomu da geçersiz olacak. Aynı zamanda büyükanneye de evlenebilecek kapasitede biri olduğunu kanıtlayacak. Eğer Celia'nın planı işe yaramazsa en azından potansiyel bir koca bulmuş olacak. Bu yüzden taliplerini araştırması için Jackson'ı kiralıyor. Tabii ki Jackson hiçbirinden hoşlanmıyor çünkü kızı kendisine istiyor! Ayrıca ailelerinin ölümüne dair olan ve dört kitaptır süren büyük gizem de bu kitapta çözülüyor ve okuyucular Sharpe anne babaya ne olduğunu öğreniyor.
Celia ve Jackson baskı altında tuttukları buram buram bir çekime sahipler ve bu en sonunda patlıyor! İkisinin çok seksi bir çift olduklarını düşünüyorum :) Ayrıca bu kitabım Romance Writers of America Rita Award finalisti oldu.

The Reading Lady: Kitaplarınızın filmlerini izlemeyi çok isterim ve buna da çok uygunlar bence. Bu tarzda çalışmalar var mı? Ve eğer Kraliyet Kardeşleri serisi filme çekiliyor ve cast çalışmasını siz yapıyor olsaydınız Marcus, Alec ve Gavin için kimlerin oynamasını hayal ederdiniz?
Sabrina Jeffries: Teşekkürler! Ama maalesef Hollywood Jane Austen gibi çok ünlü bir yazar olmadıkça ya da önemli tarihsel kişilikler hakkında olmadıkça tarihi romansları film yapmakla ilgilenmiyor. Ama yapmalarını çok isterdim! Eğer böyle bir şansım olsaydı Marcus'un Jeffrey Dean Morgan gibi iri yarı ve yakışıklı bir aktör tarafından, Gavin'in Toby Stephens ve Alec'in de Nathan Fillion tarafından canlandırılmasını isterdim. Ama sanırım benim bu hayalimdeki adamlar bu roller için çok yaşlı kalıyorlar!
Sabrina'nın hayalindeki dream boys cast. Marcus, Gavin ve Alec için bence de biraz yaşlılar :)

The Reading Lady: Kitaplarınızı nerede yazıyorsunuz? Bir offisiniz ya da özel bir çalışma köşeniz var mı? Bu köşenin bize bir resmini gönderebilir misiniz?

Sabrina Jeffries: Evde yazma ofisi olarak kullandığım bir odam var. Ayrıca sıklıkla evimin yakınındaki Starbucks'ta da yazıyorum. (ki şu anda da oradayım). İşte size yazma odamın bir resmi:


The Reading Lady: Tüm romanlarınız tarihi dönemlerde geçiyor. Bu dönemlerdeki davranış biçimlerini, sosyal kuralları, toplum davranışlarını öğrenmek için ne gibi araştırmalar yapıyorsunuz?
Sabrina Jeffries: Bu dönemle ilgili yıllar süren yazım deneyimimden sonra çok büyük bilgi sahibi oldum. Tabii bu bilgilere sahip olabilmek için o dönemki dökümanları çok okudum, internetten çok faydalandım. Ama halen daha bir kitaba başladığımda o yılda olmuş olan tüm önemli olayları araştırırım. Bölgenin ayrıntılı haritasını incelerim, bitki örtüsünü ve hayvanları araştırırım. Ayrıca bir Regency eş anlamlılar sözlüğü kullanıyorum. Kitaba başladığımda çok fazla bir araştırmaya ihtiyaç duymuyorum ancak yazmaya başladığımda aklıma gelen fikirleri araştırmaya başlıyorum ve bu beni çok değişik yerlere götürüyor. Web sitemde ilgilenecek okurlar için böyle bir bölüm var.

The Reading Lady: Yeni yazarlara ve yazar adaylarına tavsiyeleriniz ne olurdu?
Sabrina Jeffries: Azim anahtar kelime! Yazmaya devam edin, eserlerinizi ortaya çıkartın ve eserleriniz basılmadan ÖNCE ve SONRAsında dahi öğrenmeye, araştırmaya devam edin. Öğrenmenin sınırı yoktur ve ben yazdığım bu kadar romandan sonra bile hala yazmak hakkında öğreniyorum.

 The Reading Lady: Bir röportajınızda "Bütün karakterlerimi çok seviyorum. İçlerinden şunu en çok seviyorum diye seçim yapamam."demişsiniz. Bu sefer size tam tesini sormak istiyorum. Kitaplarınızda sevmediğiniz ya da yazmakta zorlandığınız bir karakter var mı?
Sabrina Jeffries: Sevmediğim biri hakkında yazamam o yüzden cevabım hayır :) Ama bazı karakterlerim var ki yazımı çok zordu (aklıma Gabe geliyor). Ama bu onları sevmediğimden değil sadece oldukları kişiyi anlatmakta zorlanmıştım. Örneğin Gabe riskleri seven, adrenalin bağımlısı biri ve benim bunlarla uzaktan yakından ilgim yoktur. Haliyle de neler hissettiğini bilmediğim bir karakteri yazmak güç oluyor.
Gabe'in hikayesinin yer aldığı kitap
The Reading Lady: Ve son soruma gelirsem Türk okurlarınıza neler söylemek istersiniz?
Sabrina Jeffries: Kitaplarımı okuduğunuz ve desteklediğiniz için çok çok teşekkürler! Denizaşırı ülkelerde büyümüş biri olarak, kitaplarımın başka dillere çevrildiğini ve oralarda da okunduğunu bilmek beni her zaman çok mutlu etmiştir. Sevgilerimle


Ben de yoğun programı içinde sorularıma içtenlikle cevap verdiği için Sabrina Jeffries'e ve iletişimimizi çok nazik bir biçimde sağladığı için menajeri Kim Miller'a çok teşekkür ediyorum.

Thank you very much for your kindness Sabrina and Kim! I love both of you!

The Reading Lady

PS: Sabrina Jeffries kitapları ülkemizde Epsilon Yayınevi tarafından basılmaktadır.


NYT Bestseller Yazarı ve Tarihi Romansların En Sevilen İsimlerinden Sabrina Jeffries ile Sıcacık Bir Sohbet


Bugün blogumda bomba gibi bir konuğum var! 
Dünya gözüyle kendisiyle tanışmış ve sohbet etmiş olmaktan o kadar mutluyum ki! 

Tarihi romans okuyucularının -başta ben olmak üzere- kalplerinde sağlam bir yere sahip Sabrina Jeffries, romanları kadar tatlı bir insan olduğunu gösterdi ve benim ricamı kırmayıp Türk hayranları için sorularımı cevaplamayı kabul etti. (Gerçi kabul etme kararında benim kendisini mümkün olan her mecradan taciz etmemin, uzun uzun peşinden koşmamın da etkisi olmuş olabilir. Yani "Aman yapayım da kurtulayım şu manyaktan" da demiş olabilir bilemiyorum :) Hafif bir stalker olmuş olabilirim ancak ne yaptıysam inanın siz değerli okuyucularım için yaptım ve pişman değilim. Yine olsa yine yaparım yani :) )

O zaman sözü uzatmayayım ve sizi Sabrina ile yaptığımız söyleşiyle başbaşa bırakayım. 
Herkese keyifli okumalar...

22 May 2013

Yeni Kitaplarım Vol:6


Uzun bir süre sağlık sorunları sebebiyle şehir dışındaydım ve bu süre içinde bol bol kitap okudum ve kitap aldım. Ayrıca iki ayrı yarışmadan da kitap kazandım :) Yirmi üç günlük bir tedavi döneminde tam 10 kitap okumuşum. Fırsat buldukça yorumlayacağım onları çünkü tek kelimeyle BA-YIL-DI-ĞIM kitaplar var aralarında. Mesela Zehir Ustası, Melez ve Safkan, Mefisto, Gelin, Düğün...Hepsi yorum sırasını bekliyorlar.

Yeni aldığım kitaplara gelirsek: 

Linda Howard Cehennem kitabını Satırların Dilinden Facebook sayfasından kazandım. Milly Johnson İşte Kızlar Geliyor kitabını ise Saklanma Kabı blogunun çekilişinden kazandım. Ejderin Arzusu kitabı ise Ephesus Yayınevi tarafından bana yorumlamam için gönderildi. Hepsine çok teşekkür ediyorum :) Ayrıca resimdeki ayracı da ben yaptım :)


 Bu arada kitapların bir kısmını Migros'tan bir kısmını ise sanırım Carrefour'dan indirimli olarak aldım. Fiyatlar 6,90 Tl ve 7,90 TL arasında değişiyordu. Kiler mağazalarında ise çok daha indirimli kitaplar satılıyormuş ancak benim gitmeye fırsatım olmadı. 5 TL 'ye kadar indirimler varmış. Yakınlarında Kiler olanlar kaçırmasın derim.

Herkese bol okumalı günler diliyorum

Sevgilerimle

The Reading Lady

Yeni Kitaplarım Vol:6


Uzun bir süre sağlık sorunları sebebiyle şehir dışındaydım ve bu süre içinde bol bol kitap okudum ve kitap aldım. Ayrıca iki ayrı yarışmadan da kitap kazandım :) Yirmi üç günlük bir tedavi döneminde tam 10 kitap okumuşum. Fırsat buldukça yorumlayacağım onları çünkü tek kelimeyle BA-YIL-DI-ĞIM kitaplar var aralarında. Mesela Zehir Ustası, Melez ve Safkan, Mefisto, Gelin, Düğün...Hepsi yorum sırasını bekliyorlar.

20 May 2013

OKK III.BLOG TUR ÇEKİLİŞİ YAĞMUR SONRASI KAZANANLARI BELLİ OLDU!


OKK 3. Blog Turumuzda bildiğiniz gibi Arkadya Yayınları'ndan çıkan Sarah Jio'nun son kitabı Yağmur Sonrası kitabını incelemiştik. 
Biz kitabı okurken çok sevmiştik ve turdan da çok keyif aldık. Umarım kitabı okuyacak olanlar da bizimle aynı keyfi alırlar.

Şimdi geldi çekiliş sonucunu açıklamaya. Rafflecopter'la düzenlediğimiz çekilişe olan yoğun ilginizden ötürü katılan herkese çok teşekkür ediyoruz. 

Veee kazananlar :

Şefik Ateş Meriç ve Sümeyye Uğuz tebrikler arkadaşlar ve keyifli okumalar :)

Arkadya Yayınlarına katkılarından ötürü teşekkür ederiz.
Sevgilerimle
The Reading Lady

OKK III.BLOG TUR ÇEKİLİŞİ YAĞMUR SONRASI KAZANANLARI BELLİ OLDU!


OKK 3. Blog Turumuzda bildiğiniz gibi Arkadya Yayınları'ndan çıkan Sarah Jio'nun son kitabı Yağmur Sonrası kitabını incelemiştik. 
Biz kitabı okurken çok sevmiştik ve turdan da çok keyif aldık. Umarım kitabı okuyacak olanlar da bizimle aynı keyfi alırlar.

14 May 2013

OKK III.Blog Tur: Yağmur Sonrası - Sarah Jio ÖN OKUMA ve YORUM


"Gerçek aşk söz konusu olduğunda hiçbir şey karmaşık değildir..."

Okuyan Kızlar Kulübü olarak bu turda okuduğumuz Yağmur Sonrası, başlamamla bitirmemin bir olduğu romanlardan biri oldu. Yazarın dilinin akıcılığı ve kitabın su gibi akıp gitmesi ve yormaması bunun en büyük sebeplerinden biri tabii ki. Sarah Jio'nun adını Mart Menekşeleri kitabıyla duymuştum ve açıkçası o kitabını da çok merak ediyordum. Ama Yağmur Sonrası'nı okuduğumda yazarın neden bu kadar çok sevildiğini anlamış oldum.

Kitabımızın konusuna geçersek 2. Dünya Savaşı yıllarında Anne Calloway isimli bir genç kızın başından geçenler anlatılıyor. Uzun yıllardır tanıdığı ve sevdiği Gerard ile nişanlı olan Anne duygularından, hislerinden çok ta emin olmadığı için çocukluk arkadaşı Kitty ile birlikte hemşirelik yapmak üzere bir süreliğine Tahiti'ye giderler. Savaşın en ateşli dönemleridir ve iki genç kız evlerinden binlerce km uzakta yeni bir yaşama başlarlar. 
Anne savaşın ve çekilen acıların ortasında Westry Green isimli bir askerle tanışır ve kendilerine küçük, gizli, aşk dolu bir dünya kurarlar. Ancak her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bu gizli dünyaları da bir gün sona erecek ve ardından yaşanan olaylar hepsini adaya geldikleri ilk zamanlardan farklı insanlara dönüştürecektir.
Konuyu çok fazla anlatıp spoiler vermek istemiyorum. Ama şunu söyleyebilirim. Yazar çok güçlü bir anlatımla duyguları o kadar güzel yansıtmış ki elimde olmadan ben de kapılıp gittim sayfaların arasında. Hatta kitabı okurken bazı yerlerde gözlerimden yaşlar aktığını itiraf edebilirim. Her ne kadar hüzünlü, beni ağlatacak şeyler okumamaya ya da izlememeye dikkat etsem de ara sıra da olsa duygularımı böyle harekete geçirecek kitaplar okumak iyi geliyor. Bu yüzden dram severlere, dönem romanı okumaktan hoşlananlara kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap Yağmur Sonrası. Merak edenler için tadımlık olarak ön okumayı inceleyebilirsiniz.

Kitap hakkında diğer yorumları ve eğlenceli bilgileri merak ediyorsanız turumuzun diğer duraklarını ziyaret etmeyi unutmayınız :)

Ayrıca yapılacak çekilişimizle iki şanslı takipçimize Yağmur Zamanı kitabını hediye ediyoruz. Buradan çekilişimize katılabilirsiniz. 

Herkese bol okumalı günler dilerim.

Sevgilerimle
The Reading Lady


PS: ARKADYA YAYINLARINA KATKILARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ.

YORUM & ÖNOKUMA: Yağmur Sonrası - Sarah JIO


"Gerçek aşk söz konusu olduğunda hiçbir şey karmaşık değildir..."

Okuyan Kızlar Kulübü olarak bu turda okuduğumuz Yağmur Sonrası, başlamamla bitirmemin bir olduğu romanlardan biri oldu. Yazarın dilinin akıcılığı ve kitabın su gibi akıp gitmesi ve yormaması bunun en büyük sebeplerinden biri tabii ki. Sarah Jio'nun adını Mart Menekşeleri kitabıyla duymuştum ve açıkçası o kitabını da çok merak ediyordum. Ama Yağmur Sonrası'nı okuduğumda yazarın neden bu kadar çok sevildiğini anlamış oldum.

12 May 2013

Okuyan Kızlar Kulübü III.Blog Tur: YAĞMUR SONRASI - Sarah JIO


Herkese kocaman bir merhaba!
Okuyan Kızlar Kulübü olarak 3. blog turumuzla karşınızdayız arkadaşlar :)
Bu turumuzda biraz romantik, biraz hüzünlü, biraz sevinçli, biraz umut dolu bir kitap olan ve Arkadya Yayınlarından çıkan Yağmur Sonrası kitabını inceliyor olacağız. Ayrıca tur sonunda yapılacak çekilişle iki şanslı okura Yağmur Sonrası kitabını hediye ediyoruz. Çekilişimize katılmayı unutmayın :)


Biraz kitabımızı tanıtalım isterseniz:

Yağmur Sonrası | Sarah Jio
Nisan 2013
Arkadya Yayınları
Tür: Yetişkin / Tarihi Aşk Romanı – II.Dünya Savaşı dönemi

KONUSU:
II. Dünya Savaşı’nın tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet…

Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır… Ya yoksa?

Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adası’ndan adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar.

1942 yazında, II. Dünya Savaşı’nın en hararetli zamanında Bora Bora Adası’nda görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk… Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Green’e karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar… Savaş rüzgârıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek midir?

Ya siz, araya zaman, mekân, kişiler girse de gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz?
Mart Menekşeleri ile gönüllere taht kuran Sarah Jio’dan muhteşem bir başyapıt… Yağmur Sonrası ile tutkunun zaman tanımayan öyküsünü okurken, gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız.

“II. Dünya Savaşı’nda Pasifik’in tam ortasında kalan, yürek burkan muhteşem bir aşk hikâyesi.”
Kristin Hannah




Tur Takvimimiz ise şöyle:

13 Mayıs 2013
Ön Okuma: The Reading Lady
Yurtdışı Kapakları: Fighting!
Yazar Bilgisi: Pudra Tozu
Çekiliş Duyurusu:The Reading Lady

14 Mayıs 2013
Kitapta Geçen Mekanlar : Fighting!
Cast Çalışması : Kitap Tutkusu

15 Mayıs 2013
Karakter Analizleri : Pudra Tozu
Alıntılar : Kitap Tutkusu

16 Mayıs 2013
Yorum : Pudra Tozu
Yorum : Fighting!
Yorum : Kitap Tutkusu


Bizden ayrılmayın... :)
Sevgiler...

PS: ARKADYA YAYINLARI'na katkılarından dolayı teşekkürler!

The Reading Lady





a Rafflecopter giveaway

TANITIM: YAĞMUR SONRASI - Sarah JIO


Herkese kocaman bir merhaba!
Okuyan Kızlar Kulübü olarak 3. blog turumuzla karşınızdayız arkadaşlar :)
Bu turumuzda biraz romantik, biraz hüzünlü, biraz sevinçli, biraz umut dolu bir kitap olan ve Arkadya Yayınlarından çıkan Yağmur Sonrası kitabını inceliyor olacağız. Ayrıca tur sonunda yapılacak çekilişle iki şanslı okura Yağmur Sonrası kitabını hediye ediyoruz. Çekilişimize katılmayı unutmayın :)

2 May 2013

Görülesi Kitap Mekanları

Uzun zamandır sağlık sorunları sebebiyle şehir dışındayım ve blogumu maalesef elde olmayan sebeplerle çok ihmal ettim. Bulunduğum yerlerde internet olmaması, ya da olsa da ben de yazacak hal kalmamasından dolayı  ayrı kaldığım bu zamanlarda elimden geldiğince diğer blogger arkadaşlarımı takip etmeye çalıştım. Geçen hafta çok eğlenceli etkinlikler düzenlendi ve bugün ben de sevgili Saklanma Kabı blogunun sahibi Eren'in başlattığı "Görülesi Kitap Mekanları" etkinliğini yapmaya karar verdim. 
Ve işte benim görmeyi istediğim on kitap mekanı :
  1. Tabii ki İSKOÇYA :) Bu ilk tercihim sanırım kimseyi şaşırtmamıştır. Tarihi Romans hastası biri olarak Orta Çağ'da geçen historicalların baş mekanı İskoçya görmeyi istediğim yerlerin başında geliyor. Özellikle Highlands Bölgesi, Skye Adası ve Dunvegan Kalesi! Ahhh İskoçya bekle beni geleceğim bir gün yanına :)
    Highlands
    Skye Adası
    Dunvegan Kalesi
  2. Historical manyağı olan bir okuyucunun tabii ki de görmek istediği ikinci yer Londra olacaktır. Ama mümkünse Victorian dönemi Londra'sı olsun. Hyde Park'ta dolaşan lordlar ve ladyler, kupa arabaları olsun. 

  3. Historical kadar sevdiğim belki daha bile çok sevdiğim paranormal kitaplara gelirsem Güneyli Vampirler Serisi nam-ı diğer True Blood serisinden kütür kütür yenilesi Eric'imin işlettiği Fangtasia mümkün olsa gidip bir şişe A Rh Pozitif True Blood deneyeceğim yer olacaktır :)


  4. The Vampire Diaries yani Vampir Günlükleri serisi kitaplarından daha çok hastası olduğum dizisiyle ve beni tekrar ergenus kıvamına sokan Damon Salvatore (Ian Somerhalder) aşkımla Mystic Falls kasabası mümkün olsa koşa koşa gideceğim ve evini bulup "Isır beni Damon!!!" diye bağıracağım bir mekan olduğundan listede 4. sırada yerini buluyor :)

    Damongilin Evi :)
    Konumuzla alakası yok ama onu koymazsam olmaz :) Aghhh Damon :)
  5. Tabii ki bu kadar vampirlerden bahsetmişken vampir kralımız Dracula'nın Transilvanya'daki şatosunu görmeden olmaz. Ki kendisi ilk göz ağrımdır benim. Canımmmmm :)


  6. Ahhhh unuttum sanmayın kızlar. Christian Grey bebeğimin ikametgahı Escala binası daha doğrusu binayı ne yapayım ben Cristian'ın dairesi benim görmek istediğim mekanlardan biri. Özellikle de Red Room of Pain :) Kih kih kih çok kötüyüm :)

  7. Ölümcül Oyuncaklar serisinin yakında filmi çıkacak ve İdris'i muhtemelen yönetmenin hayal gücüyle izleyeceğiz. Ama ben kendi hayalimdeki İdris'i görmeyi çok isterdim doğrusu.

    Bayıldım bu tabelaya :)
  8. Vampir Akademisi serisi en sevdiğim serilerden biridir. Oradaki Rose ve Dimitri aşkı beni benden alır. Tabii ki kitapları okurken Rose ben oluyorum ve hayalimdeki Dimitri ile St.Vladimir Akademisinde maceradan maceraya koşuyorum. :)


  9. Taht Oyunları kitaplarını -itiraf ediyorum dizinin ilk sezonunu izleyince- bir koşu gidip almıştım. Khal Drago öldü mi ıssız acun kaldı mi diyerekten bir solukta okumuş bitirmiştim. Khal Drago'nun yasını hala tutsam da, onsuz oraların tadı tuzu kalmasa da, King's Landing hala en çok görmek istediğim yerlerden biri. 

  10. Listemin sonuna geldiğimde daha önce de blogumda tanıttığım Gretna Green kasabasını yazmak istiyorum. Bunu İskoçya'dan ayrı yazıyorum çünkü İskoçya'yı 1500'lü yıllarda, Gretna Green'i ise 1800'lü yıllarda görmek istiyorum. Hatta kaçak bir çiftin nikahına şahitlik etmek, nikahtan sonra onlarla halay çekip, çeyrek altınımı takmak ve onlara Türk örf ve adetlerini tanıtmak istiyorum.              

Yaparken çok keyif aldığım bu etkinliği düzenlediği için Eren'e teşekkürler! 
Peki elinizde olsa sizlerin görmek istediği yerler nereler? 
Paylaşın hadi benimle :)
Sevgilerimle
The Reading Lady

Yeni Video! Aliexpress Alışverişim ve Planner Yapmaca

Herkese Merhaba Arkadaşlar! Yeni bir video ile karşınızdayım :) Bu sefer kitap dışında bir video çekmek istedim ve yeni hobim plann...