Ana içeriğe atla

YORUM: Güzel Bir Yalan - T.E. SIVEC


Merhaba Arkadaşlar,
Yeni yılın ilk kitap yorumunu çok severek okuduğum bir kitaba yapıyorum. Aspendos Yayınevi'nden çıkan Güzel Bir Yalan'a İstanbul Kitap Fuarı'nda kapak resmini gördüğüm anda vurulmuştum. Ancak şansıma benim gittiğim günlerde kitap henüz matbaadaydı ve o zaman alıp, okuyamamıştım. Kısmet bugüneymiş :)

Öncelikle ben kitabı tamamen günümüz aşk türünde bekliyordum. Ama o kadar yanılmışım ki... Kitap aşk hikâyesi gibi başlıyor ama daha ne olduğunu anlamadan birden bire sizi soluk soluğa bir maceranın içine atıyor. Hem de ne macera! Adeta bir Angelina Jolie filminin içindeymişsiniz gibi. Hem alev alev yanan bir aşk, hem de nefes nefese bir macera! Ohhh böylesi de tadından yenmiyor gerçekten :) 

Kitabımızın konusunu kısaca anlatmam gerekirse Anabelle Parker, Garret ve Milo üniversitede tanışıp, çok yakın arkadaş olmuşlardır. İçine kapalı bir kız olan Parker, her ne kadar ilk görüşte vahşi cazibeli Garret'dan etkilenmiş olsa da, daha sıcakkanlı ve sempatik Milo ile çıkmaya başlar ve sekiz sene sonunda artık nişanlanmış ve evlenmek üzeredirler. Çocukluk arkadaşı olan Garret ve Milo okul bitince askeriyeye girmiş ve özel bir harekat takımı olan SEAL'da çalışmaya başlamışlardır. Bir gün özel bir görev için Dominik Cumhuriyeti'ne giden Milo, bir kaza sonucu ölür. En yakın arkadaşı ve üssü olan Garret'da Dominik'e Milo'nun ölümünü araştırmaya gitmeye karar verir. Bir şekilde Parker'da kendini kabul ettirir ve Dominik'e giden ikilimiz hem birbirlerine karşı senelerdir içlerinde tuttukları aşkı ve çekimi bastırmaya, hem de Milo'nun başına gelenleri bulmaya çalışırlar.


Kitap kesinlikle sürprizlerle dolu ve bir an bile elimden bırakamadan okudum diyebilirim. Garret'ın çocukluk arkadaşının sevgilisine duyduğu aşkla savaşması ve kızı mutlu edebilmek adına yaptıkları beni kendine hayran bıraktı. Aynı şekilde Parker'ın senelerdir içten içe sevdiği Garret'la arkadaşlığının bozulmaması için kendi içinde verdiği savaş ve tutkularının önüne geçmeye çalışması beni oturduğum yerde yedi bitirdi resmen! Genelde kitaplardaki kadın karakterlere sinir olurum ama Parker'a bayıldım diyebilirim. Hele ki büyük sırrı ortaya çıkınca daha da bir sevmeye başladım hatunu :)

Kitapta ki en büyük problem kimi yerlerde çok gözünüze batan çeviri ve edisyon hataları. Hele kitabın ilk yüz sayfasında çok fazla olan bu hatalar sonlara doğru biraz daha düzelmiş durumda. Gerçi bir müddet sonra kitabın heyecanına kapılınca benim çok gözüme batmamaya başladı ve siz de bunlara takılmadan okuyabilirseniz gerçekten tavsiye edebileceğim, çok keyifli bir kitap Güzel Bir Yalan. 

Kitap Ateşle Oyun serisinin ilk kitabı ve bundan sonraki kitaplar Seal ekibindeki diğer kahramanların hikâyelerini anlatıyor. Birbirinden bağımsız da okunabildiği için serinin tamamlanmasını beklemeye gerek yok ama umarım Aspendos edisyon hatalarını düzeltip en kısa zamanda serinin diğer kitaplarını da bizlerle buluşturur.
Kapağa bayıldığımı söylemiş miydim?

Herkese bol okumalı günler dilerim :)
Sevgiler

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)