Ana içeriğe atla

YORUM: KÖKEN - Jennifer L. ARMENTROUT

Sanırım Lux serisi benim en sevdiğim fantastik serilerden. Sanırım diyorum çünkü Saplantı'yı okuyana kadar Team Daemon ve Team Luxen'dim. Ammaaaa ne zaman sevgili yazarımızın Arumları anlattığı Saplantı'yı okudum, kendimi karanlık tarafa attım ve yaşasın kötülük nihahaha şeklinde gezer oldum :D

Şaka bir yana adeta makineli tüfek gibi ardı ardına roman yazan yazarımız (yazarımız diyorum öyle benimsedim ki kendisini) her kitabında çıtayı gittikçe yükseltiyor. Serilerinin ilk kitapları fanfiction gibi olsa da ikinci kitaptan sonra öyle bir hız kazanıyor ve farklılaşıyor ki siz bile ne olduğunu anlayamıyorsunuz. Lux serisi sırasıyla Obsidiyen, Oniks, Opal ve Köken olarak devam ediyor. Yorumlarımı başlıklara tıklayarak okuyabilirsiniz. Opal'in yorumunu üşendiğim bir zamana denk geldiği için yapamamıştım, onu da başka bir yerden okuyuverin gari :)

Dikkat: Seriyi okumamış olanlar için SPOILER içerir!!!

Son kitap Opal çok berbat bir yerde bitmişti. Bizimkiler Beth'i kurtarmak için Daidalos'un merkezine baskın yapmışlar ama bu baskında pislikkkk Blake'in oyunu sonucunda Kat yakalanmıştı. Kat'in yakalanmasından sonra zorla oradan götürülen Daemon'u çılgınca bir şey yapmaması için diğer Luxenler hapsetmişlerdir. Bu hapisten kaçan Daemon ailesini terk edip Kat'i kurtarmak için çılgınca bir plan yapar. Bu arada Daidalos tarafından tutulan Kat, merkezde acı dolu testlere tabii tutulmaktadır. Bilerek kendini Daidalos'a yakalatan Daemon ve Kat'in hiç tahmin etmedikleri bir müttefikleri olacaktır.

İçerideki bu dost kimdir?
Köken nedir, ne değildir?
Eeee sonra ne olacaktır?

Tüm bunların cevabını öğrenmek için kitabı okumanız gerekiyor maalesef :) Zaten bu seriye başlamış olup da Köken'i okumamış olan birini düşünemiyorum :)
Bu arada kitabı okurken bir ara çok sinirlendim. Jennifer sürekli bazı karakterleri öldürmeye başlayınca "Yiterrr Jen!!" diye bağırasım geldi. En nefret ettiğim şey sevdiğim karakterlerin ölmesi ve maalesef bu kitapta da çok fazla oluyor bu.

Neyse daha fazla yazarsam kitabın sonunu söyleyeceğim o yüzden artık susuyorum.

Uzun lafın kısası : Ben bu seriye bayılıyorum dostum!

Herkese bol okumalı günler dileklerimle
Sevgiler




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)