Ana içeriğe atla

YORUM: Canım Köpegim - Bruce CAMERON

Herkese Merhaba Arkadaşlar!
Sevgililer Günü'nde geçen hafta okuduğum ve bambaşka bir sevgiyi anlatan bu sevimli kitabı sizlerle paylaşmak istedim. 
Canım Köpeğim kitabının yazarından daha önce Can Dostum kitabını tur için okumuş ve gerçekten çok sevmiştim. Hatta çoğu kişi biliyordur ama bilmeyenler için tekrar söyleyeyim benim de Dora isminde 4,5 yaşında bir Golden Retriever köpeğim olduğu için kimi yerlerinde kahkaha atarak, kimi yerlerinde gözlerim dolarak okuduğum kitabı önüme gelen her köpek sahibine tavsiye etmiştim. Can Dostum yorumumu buradan okuyabilirsiniz. 

Canım Köpeğim kitabı da aynı şekilde içimi sıcacık yapan bir hikâye oldu benim için. Zaten evinde hayvan besleyen herkes onların bizi karşılık beklemeden ne kadar çok sevdiğini ilk elden biliyordur. Canım Köpeğim kitabında ise hayatında hiç köpek beslememiş birinin bu karşılıksız sevgiyle tanışmasının öyküsünü okuyoruz.

Josh Michaels tek başına yaşayan, kız arkadaşından ayrılmasının travmasını üstünden hâlâ atamamış bir bilgisayar programcısıdır. Ailesinin sahip olduğu dağlık bir bölgedeki evi satın almış, evden çalışarak ve insanlardan uzak durarak yaşamaktadır. 

Günün birinde komşusu Josh'a acil olarak yurt dışına çıkması gerektiğini söyleyerek emrivaki bir şekilde kız arkadaşının köpeğini bırakır. Gönülsüz bir şekilde Lucy isimli köpekle başbaşa kalan Josh ne yapacağını bilemez. Hayatında hiç köpek beslemediği gibi üstüne üstlük Lucy hamiledir de!

Hayvan barınağına bırakmak istediği Lucy'e kıyamaz ve bir müddet evinde misafir etmeye karar verir. Komşusunun evinde yediği sağlıksız yiyecekler yüzünden Lucy bütün bebeklerini ölü doğurur. Lucy'i doğumdan sonra veterinerden eve taşırken kamyonetinin bagajında kapalı bir kutu olduğunu fark eder Josh. Kutuyu merakla eve taşıyıp açtığında hayatının şokunu yaşayacaktır. Kutunun içinde beş tane daha gözleri açılmamış ve soğuktan donmak üzere olan yavru köpekler vardır. Lucy'nin doğum yapmasını beklerken biri gelip Josh'ın kamyonetinin arkasına acımasızca bırakmıştır bu yavruları. 

Hayatı boyunca bir tane bile hayvanı olmayan Josh, şimdi beş bebek ve yeni düşük yapmış üzgün bir anneyle başbaşa kalmıştır :)

Tüm bunlar olurken Josh, barınakta çalışan güzel Kerri ile tanışır ve hem köpeklerin bakımı için ondan destek alırken hem de aralarında gelişen çekime karşı koyamaz.
Ve böylece kalpleri ısıtan kitabımız sürer gider...

"Köpekleriniz varsa, sizi severlerdi. 'Yeni bir ilişki' aramayı akıllarının ucundan bile geçirmezlerdi." 

Yabancı Yayınlarından çıkan Canım Köpeğim içinizi ısıtacak, sevimli mi sevimli bir sevgi romanı. Akıcı bir anlatımı var ve kolayca okunup bitiyor. Kitap bittiğinizde yüzünüzde kocaman bir gülümseme bırakması da cabası :))

Herkese sevgi dolu ve bol okumalı günler dilerim :)
Sevgililer gününüz kutlu olsun!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)