Ana içeriğe atla

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen


Herkese Merhaba Arkadaşlar,
Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
Aşk ve Gurur'un 1813'teki ilk baskısı
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazdığı her kitabını mutlu sonla bitirmiştir.
Tom Lefroy
Aşk ve Gurur'u yazdığı dönem Tom Lefroy'la ayrıldığı döneme denk gelir ve Bay Darcy karakterini Tom Lefroy, Elizabeth Bennet karakterini de kendisi olarak yazdığı rivayet edilir. Bay Darcy'i bilemiyorum ama romanımızın baş kahramanı Elizabeth Bennet'ın Jane Austen'la temelde çok benzerlikler taşıdığı görülmektedir. İkisi de küçük bir taşra çevresine mensuptur, kendi kendini yetiştirmiş, canlı, oldukça zeki ve nüktedan bir yapıları vardır. Elizabeth Bennet aynı zamanda yaşadığı döneme göre serbest davranışları olan sivri dilli bir kızdır. Çok gururlu olmasının yanında iyi niyetli, içten biridir ve zamanını kitap okuyarak ve insanları gözlemleyerek geçirir
Bay Darcy ise insanları hor gören, burnu havada, oldukça kibirli ve gururlu bir adamdır. Zengin ve soylu sınıftan olan Bay Darcy, kendi sınıfından olmayan kişilerle arasındaki mesafeyi soğuk bir kibirle korumaktadır. Kitabı okurken bu sınıf farklarını çok net hissedebiliyoruz.
Aşk ve Gurur kitabı için 1833 yılında çizilmiş resimde Bay Bennet ve Elizabeth resmedilmiştir.

Şimdi gelelim kitabımızın konusuna:

'' Dünyaca kabul edilmiş bir gerçektir, hali vakti yerinde olan her bekar erkeğin mutlaka bir eşe ihtiyacı vardır.''

Kitabımız bu cümleyle başlıyor ve Bennet ailesiyle tanışıyoruz. Bay ve Bayan Bennet ve beş bekar kızından oluşan ailemizin, görgüsüz, boş konuşan, kaba saba anneleri Bayan Bennet'ın hayattaki tek amacı kızlarını zengin birileriyle evlendirmektir. Bay Bennet, karısının bu davranışlarına alışmış ve mümkün olduğunca onunla az konuşarak işlerine çok karışmamaktadır. En büyük kız kardeş Jane, 22 yaşında, güzelliği herkes tarafından kabul edilmiş hanımefendi bir kızdır. Sessiz, iyi huylu ve insanların içindeki iyiliği gören bir yapısı vardır. 21 yaşındaki Elizabeth, akıllı, başına buyruk ve sivri dillidir. Gururlu ve çokça da önyargılıdır. Dönemin kurallarına göre biraz başına buyruk davranır. 18 yaşındaki ortanca Mary, içe kapalı, sönük bir kızdır. 17 yaşındaki Kitty Bennet ve 15 yaşındaki Lydia Bennet birbirlerinden hiç ayrılmazlar. Özellikle Lydia çok haşarı ve gözü dışarıda bir kızdır.

Zengin bir centilmen olan Charles Bingley, civardaki bir malikaneyi kiraladığında kasabada ve Bennet ailesinde bir telaş başlar. Bayan Bennet, bu zengin bekarla kızlarından birini evlendirmenin hayalini kurmaktadır. Kısa bir süre sonra verilen baloda güzeller güzeli Jane, Bay Bingley'in dikkatini çeker. Aynı baloda Bingley'in arkadaşı Bay Darcy'de vardır ve çevresindeki kasabalıları hor görerek burnu havada bir şekilde dolanmaktadır. Elizabeth'le dans etmesini öneren arkadaşına dönerek, "Hoş bir kız, ama beni cezbedecek kadar değil. Ayrıca başka erkeklerin reddettiği genç kızları eğlendirecek havamda değilim," der ve Elizabeth'le ilk karşılaşmaları bu şekilde olur. Sanırım bu cümleden bile Bay Darcy'nin kişiliği biraz gözünüzde canlanmıştır.

Balodan sonra Jane'den çok etkilenen Bay Bingley onu evine davet eder; ama bu davette Jane çok hastalanır. Bay Bingley, kibar biri olduğu için Jane'e evinde bakarken, onu ziyarete Elizabeth gelir ve Bay Darcy'nin yanı sıra Bay Bingley'in burnu havada kız kardeşleriyle de karşılaşmak zorunda kalır. Ve romanımız böylece başlar...

Kitabı burada anlatmayacağım ki alıp okuyun, hikâyenin tadı kaçmasın. Ama eğer hayatınızda hiç klasik okumadıysanız bence başlamak için güzel bir kitaptır Aşk ve Gurur.

Aşk ve Gurur'un ülkemizde de defalarca çeşitli yayınevleri tarafından basımları yapıldı. Son olarak Martı Yayınları "World Romance Classics" kapsamında Aşk ve Gurur'un yeni basımını yaptı. Benim bu klasikleri inceleme fikrimi duyduklarında da bana destek vermek istediler ve Martı Yayınları sponsorluğunda 2 kişiye Aşk ve Gurur kitabını hediye etmeye karar verdik. Kendilerine buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

Herkese bol okumalı günler dileğimle,
Sevgiler
 
Çekiliş sonucumuz belli oldu arkadaşlar :) Katılan herkese çok teşekkürler!
Aşk ve Gurur kitabını kazanan Sonay Gökhan Koparmal ve Nihan Alak olmuştur. Tebrikler!
Kazananlar 48 saat içinde dönmedikleri takdirde çekiliş yenilenecektir.




a Rafflecopter giveaway

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…