Ana içeriğe atla

Kitaplık Düzenleme Çabalarım


 Herkese mutlu, huzurlu haftalar arkadaşlar,
Çok yorulduğum ama bir o kadar da keyif aldığım bir hafta sonu geçirdim ve sizlerle de paylaşmak istedim.
Bu hafta sonu eşim hafif bir grip geçirdiği için evden çıkamadık ve ben de fırsat bu fırsat diyerek uzun zamandır gözüme batan kitaplıklarımı yerleştirmeye karar verdim.
Aman tanrım!
Tam iki gün boyunca canım çıktı yeminle!

Resimdeki kitaplıktan evde üç tane var ve ben diğer ikisini daha önceden düzenlemiş ve tüm kitaplarımı bir dosyaya kaydetmiştim.
(Laf aramızda benim birazcık Excell dosya tutma manyaklığım vardır da... Bir sürü şey için excell dosya yaparım)
Kitaplarımın çoğunu adı, yazarı, türü, serisi, okuduğum tarih ve notlar olarak bir dosyaya işlemiştim. 
Geri kalan kısmı da bu kitaplıktaydı ve artık zamanıdır diye tüm kitapları indirdim.
Bu arada yukarıdaki resim düzenlenmiş hali. Maalesef en düzenli hali bu kadar oluyor :(

Bu kitaplıkları evlenirken Ikea'dan almıştım ve iç genişlikleri üç sıra kitap aldığından en arkada kalan çoğu kitaptan benim haberim bile yoktu. 

Eşim de benim gibi çok kitap okuyan biri olduğu için ondan gelen eski basım kitapları görünce çok sevindim. Karşıma neler neler çıktı.
Hele bulduğum bir seri var ki... 
Rahmetli kayınvalidemden kalan bu seriyi ilk fırsatta okumak istiyorum.

Bazı kitapları ikişer kez aldığımız, bazılarını da artık kütüphanemde istemediğimden bir koliye ayırdım. 
İstanbul'dan Ankara'ya taşındığımız sırada 400 kadar kitabımızı dağıtmıştık zaten ama yine de 52 kitabı daha vermeye karar verdim. 
Bunlardan bazıları güncel kitaplar, onları belki çekiliş yapıp isteyenlere dağıtabilirim, bazılarını da takas yapabilirim.
HP'ler çifter çifter :)
Blogumda hiç söz etmediğim ama ailecek çok sevdiğimiz ve tüm kitaplarını almaya çalıştığımız yazarlarımız vardır. 
Bunları bir arada görünce bazılarının resimlerini çekiverdim.

 Ayrıca evde bazı klasiklerin birçok basımını buldum.
Henüz Lise 2 ye giderken Tolstoy hayranlığım başlamıştı ve sahaftan bu kitabını almıştım. Üzerindeki tarihi görünce o günlere gittim...


  Bu HP eşimin ve evet ciltli, orijinal :) Bayıldım!

İki günlük kitaplarla cebelleşmemin sonunda ortaya yine toplanmış gibi görünmeyen bir kitaplık çıktı.
Şöyle duvardan duvara, tavana kadar rafları olan kitaplıklarla dolu bir odam olsa ne güzel olur :)
Ama en azından eğer atladığım yoksa tüm kitaplarımı kayıt altına almış bulunuyorum.
Son çıkan rakama göre 1067 kitabımız var ve bu sayı artarak devam etmekte :)
Sanırım biz kitap kurtlarının asla yeterli sayıda kitabı olmayacak :)


Herkese bol, bol,bol,boooool kitaplı günler dileğimle,
Sevgiler :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)