Ana içeriğe atla

YORUM: SKANDAL EVLİLİK - Cathy MAXWELL



AŞK SKANDALLARA GÖĞÜS GEREBİLİR Mİ?

ya da benim tercih ettiğim şekliyle

AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ?

Uzun zamandır okumak isteyip bir türlü başlayamadığım kitabı başladığım gibi bir solukta okudum bitirdim. Kitabı okumadan önce konusunu zoraki evlilik gibi düşünüyorken, okuyunca ne kadar yanıldığımı anladım. 

Leah Carrolton sosyeteye takdim edildiği sene katıldığı balolardan birinde uslanmaz çapkın Vikont Devon Mashall'la tanışır. Aralarında büyülü bir çekim oluşur ve bunun ikisi de farkındadır.
Ancak tıpkı Romeo ve Juliet'te olduğu gibi aileleri birbirine ölümüne düşmandır. 
Yıllar önce Leah'ın babasıyla Devon'un babasının yaptığı araba yarışında meydana gelen kaza ile Devon'un anne babası ölmüştür ve bunun tek suçlusu olarak ne kadar inkar etse de Leah'ın babası olduğu düşünülyordur.
Kız kardeşinin Devon'la görüştüğünü öğrenince çılgına dönen Leah'ın ağabeyi Jullian'ın, yaptıkları düello sonucu sakatlanmasıyla Devon Londra'dan ayrılmak zorunda kalır.
Leah ailesinin maddi durumunu düzeltmek için evlenmek zorundadır ama çok hem de çooook yanlış seçimler yapar.
Karlı bir kış günü büyükbabası yaşlı Vikont'un ölüm döşeğinde olduğunu haber alan Devon Londra'ya dönmek için yola çıktığında karşılaştığı bir aksilik sonucu bir çiftliğe sığınmak zorunda kalır.
Çiftlikte yırtık pırtık giysiler içinde inek sağan bir kadın dışında kimse yoktur.
Karşısındaki kadın Leah'dır.
Ve hamiledir!

Sosyete balolarında fırtına gibi esen, Devon'un ilk aşkı ve evlenmeyi düşündüğü güzeller güzeli Leah, bu yıkık dökük kulübede tesadüf eseri karşısına çıkmıştır.
Peki Devon bundan sonra ne yapacaktır?

Aslında bundan sonra yaptıklarını da anlatmak istiyorum ama kitap hakkında spoiler vermemek için burada susuyorum. 
Kitaptaki karakterlerden tahmin edersiniz ki en en en sinir olduğum kişi Leah oldu. 
Gül gibi Devon'u bırak git elin adamıyla birlikte ol! 
Hay yarabbim! 
Devon derseniz kesinlikle alışık olduğum ve sevdiğim alfa erkek modellerinden değil.
Ama bir o kadar da erkek!
Sevdiği kadına sahip çıkması, kadının saçma sapan bütün kapris ve nazlarına katlanması ve doğru bildiğinin arkasında durmasıyla çok takdir ettim kendisini. 
Sırlar, yalanlar, ihanetler ve sevgi ile iç içe örülmüş bir kitap olmuş Skandal Evlilik.
Ben çok beğendim ve akıcı anlatımı sayesinde hızla okuyup bitirdim.
Tarihi aşk sevenlere tavsiyemdir.
Herkese bol okumalı günler dileğimle,
Sevgiler

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)