10 Nis 2014


Night Whispers, Gece Fısıltıları, The Reading Lady

Offf çok hüzünlüyüm :(
Okumadığım tek bir kitabı kalmıştı Judith'in ve malesef onu da okudum, bitti :(

Bir insan evladı bu kadar mı güzel yazar, okutur kendini. En vasat denilen kitabı bile ortalamaların kat kat üstünde, inanılmaz keyifli...
JM'in kalemiyle tanışmamış okurlar varsa çok üzülürüm gerçekten, çok şey kaçırıyorlar.
Ben bu kadın sadece adını yazsa onu bile okurum valla, o kadar seviyorum kendisini!
Boşuna "Yüreğin Kraliçesi" demiyorlar ona :))

JM'e bu kadar ilan-ı aşk ettikten sonra gelelim kitabımıza...

Ve nihayet Gece Fısıltıları'nı (Night Whispers) da okudum ve çok çok beğendim.
Ama bir rüyaydı geldi, geçti...
Her rüya gibi çabucak bitti...
Gece 4'te kitabın kapağını kapadığımda suratımda kocaman bir gülümsemeyle kalakaldım. Her zamanki gibi çok iyi bir kurgu, su gibi akıp giden bir anlatım, kendini size hemen bağlayan güçlü karakterler ve soluksuz okunan bir hikâye...
Sloan: O bir polis :))
Kitabımızın konusunu kısaca anlatacak olursam Sloan, küçük bir sahil kasabasında polislik yapan ve herkes tarafından çok sevilen bir kadındır. O çok küçükken ablasını da alıp onları terk eden babasını hiç tanımamıştır. Bir gün babasından bir telefon gelir. Ülkenin en zengin adamlarından olan babası, kalp krizi geçirdiği için Sloan'ı iki haftalığına yanına çağırır. Gitmeye hiç niyeti olmayan Sloan, o sırada kendisini takip etmekte olan FBI ajanı Paul'un ısrarıyla gizli görevli olarak gitmeyi kabul eder. Paul, babasının karanlık işlere bulaştığından şüphelenmektedir ve Sloan'ın erkek arkadaşı rolüyle malikaneye girebilecek ve araştırma yapacaktır. 
Babasının Palm Beach'de ki malikanesine gittiklerinde kız kardeşi Paris ve büyükbüyükanne huysuz Edith'le tanışan Sloan, kendini birdenbire çok farklı bir dünyanın içinde bulur. Paranın su gibi aktığı, ülkenin en zenginlerinin ve politikacılarının olduğu bu dünyada kız kardeşinin uzatmalı nişanlısı Noah'la tanışır. Ve olaylar bu şekilde başlar...
Night Whispers, Gece Fısıltıları, The Reading Lady
Noah Maitland teknesinde Sloanı beklerken :))
Noah'da Noah yani, tüm JM heroları kadar taş bir arkadaş kendisi :))

Kitabı okurken içindeki tüm karakterleri ayrı ayrı sevdim. Sloan, son zaman romanlarında sıklıkla karşılaştığımız sarsak, dudak ısırıp gözlerini deviren, içinden geçeni söylemeyip sonra tripten tribe giren kadınlardan değil. Ayakları üzerinde duran, açık sözlü, kalbinin sesini dinleyen ve bir o kadar da sevimli biri. Noah'da klasik JM erkeği :) Yakışıklı, seksi, korumacı, çoooook zengin, ünlü, başarılı, kadınını canı pahasına seven ve koruyan, yalana tahammülü olmayan, sert dış görünüşünün altında aslında yumuşacık kalbi olan biri. (Ay say say bitmez ki JM herolarının özellikleri :) )
Yani kısaca MİKEMMEL :)))

Gece Fısıltıları genelinde bir aşk hikayesi anlatsa da aslında polisiye yanı da çok yüksek bir roman olmuş. Kadın karakterimizin polis olmasının da bunda büyük etkisi var tabii :)
Hele kitabın bir bölümünde kendimi birden bir Agatha Christie romanının içinde buldum sandım. Yani aşkın yanında polisiye tarafları da gizemli ve merak uyandırıcıydı.

Yazarın ülkemizde yayınlanmamış 2 kitabı daha var ve umarım Epsilon Yayınları bunları da yayınlar. Bizler de mutlulukla okumaya devam ederiz :)

Bu arada seçtiğim resimlere bayıldım :)) Siz ne düşünüyorsunuz?
Herkese bol okumalı günler dileğimle,
Sevgiler

0 yorum:

Blog içi arama