Ana içeriğe atla

YORUM: Beni Bulun - Michelle KNIGHT

On bir sene boyunca kilit altında tutuldum, 
türlü işkencelere maruz kaldım. 
Bu, hayatımın halihazırda bildiğiniz kısmı olabilir 
fakat daha bilmediğiniz çok şey var.
-Michelle Knight-

Son zamanlarda beni en fazla sarsan kitaplardan birini az önce bitirdim. Bu kadar sarsılmış olmamın sebebi kitabın bir kurgu değil, gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor olmasından dolayı. 
Ve öyle bir hikaye ki bu, en kötü düşmanınızın başına gelmesini istemeyeceğiniz türden. 
Belki bir filmde izleseniz, "Çok abartmışlar," diyeceğiniz bir hikaye. 
Acı, hem de çok çok acı bir hikaye...
Kaçırılan Kızlar

2002 yılı. 
Michelle Knight adında genç bir anne adres sormak için markete girer. Acelesi vardır. O sırada arkadaşının babasını görür ve adam da ona yardımcı olmayı teklif eder. Şimdi burada bir duralım. Ben okurken durdum ve düşündüm çünkü. Yakın bir arkadaşımın babasına rastlasam ve beni gideceğim yere bırakmayı teklif etse arabasına biner miyim diye. Bu kitabı okumadan önce binerdim. Ama şimdi... Hiç sanmıyorum. Michelle de adamı tanıdığı için biniyor. Ve hayatının en kötü kararını almış oluyor.
Sapık Ariel Castro
Michelle Knight

11 yıl... 
Dile kolay 11 yıl boyunca zincire vurulmuş, aç bırakılmış, defalarca dayak yemiş ve tecavüze uğramış. Bu 11 yıl içinde adam iki kız daha kaçırıyor ve üçü bir şekilde hayata tutunmaya, ayakta kalmaya çalışıyorlar.
Yaşadıklarını okurken tüyleriniz ürperiyor.
İnsan onurunun kaldıramayacağı acı ve işkenceleri okudukça bu kızların hayata tutunma gücüne hayran kalıyorsunuz.
Kendinizi onun/onların yerine koyduğunuzda nefes alamıyorsunuz.
Onların kayıp olduğu yıllarda kendi yaşadıklarınız gözünüzün önüne geliyor. Kimimiz sevgilimizden ayrıldık diye ağlarken, kilo aldık diye mızmızlanırken; o dakikalarda Michelle, adamın onu defalarca tekmelemesi sonucu düşük yaptığı bebeğinin ardından kağıt mendille kanamasını durdurmaya çalışıyor. 
Ya da kışın soğuğunda buz gibi odada, çırılçıplak ısınmaya çalışıyor.
Günde birkaç kez tecavüze uğruyor.
Dayak yiyor.
Oğlunu sayıklıyor.
Üç kızın 11 yıl boyunca tutulduğu ev

Hayat gerçekten acımasız.
Bazılarına ise çok daha acımasız.

Kitabın başlarında Michelle'in kaçırılmadan önceki yaşamını okuyoruz. O da bir diğeri kadar beter neredeyse. Küçük yaşlardan itibaren saçma sapan bir aile ortamı, ensest tecavüzler, evden kaçış, uyuşturucu satıcılığı vs vs. 
Benim aklım hayalim almıyor. 
Böyle şeyler yaşamamalı çocuklar. Böyle vahşetler olmamalı.
Ama Michelle bunları yaşayan milyonlarca çocuktan sadece biri.
Michelle mahkemede ifade verirken

Michelle'in hayat hikayesi bir çok kişiye ders olacak nitelikte. O yüzden bu kitap bence mutlaka okunmalı. Kurgu değil, gerçek olduğu için okunmalı. Çocuklarımızı böyle sapıklara karşı uyarabilmek için okunmalı. Kendi korunaklı dünyamızın dışında da insanlar neler yaşayabiliyor diye okunmalı. İnsanoğlu hayatta nelere dayanabiliyor görmek için okunmalı.
Ve en önemlisi de yaşadığımız hayatın değerini bilmemiz için okunmalı.

Sevgilerimle
Orijinal Adı: Finding Me
Yazar: Michelle Knight - Michelle Burford
Çeviren: Nur Eren
Yayıncı: Martı
Yayın Tarihi: Eylül 2014
Sayfa Sayısı: 288
Tür: Biyografi-Dram-Polisiye
Goodreads Puanı: 4,10
Satın Almak İçin: Kitap Sihirbazı - Okuoku

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…

Orta Çagda Ne Giysem : TUDOR DÖNEMI

Bir gün bir bakmışız zaman makinası icat edilmiş ve benim gibi historical meraklıları da atlamışız bu makinelere hoooop eski zaman İngiltere'sine gitmişiz. Üzerinizde kot pantolon ve sandaletlerle cadı sanılıp yakılmak ya da kafir sanılıp başınızın kesilmesini istemiyorsanız "Orta Çağda Ne Giysem" isimli yazı dizimi mutlaka takip edin. Söz konusu olan can güvenliğimiz arkadaşlar olay çok ciddi yani. :)