24 Oca 2014

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , | 24.1.14
Vlog yaptım ben :)
Bir deli cesareti geldi, kendi kendimi gaza getirdim ve sonunda yaptım evet :)
Zor mu? Hemde çok!
Tek başına kamera karşısına oturup konuşuyorsun ve saçmamalamaya çalışıyorsun :)
Ama o kadar uzun zamandır istiyordum ki...
Neyse günahıyla sevabıyla yaptım işte bir şeyler.
Ben sevdim, umarım siz de seversiniz :)
Devamı gelecek...
Sevgilerimle
Artiz olmuş The Reading Lady :D

Youtube kapandığı için giremeyenler Vimeo linkinden izleyebilirler :)

https://vimeo.com/91212368

21 Oca 2014

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , | 21.1.14
Herkese Merhaba Arkadaşlar!
Geçen gün kitaplığımı yerleştirirken beş tane kitabı iki kere almış olduğumu fark ettim. 
Tabii hemen bunları okumak isteyen takipçilerime hediye etmeye karar verdim. 
Allahım ne kadar iyi bir insanım :)) 

Elimde fazla bulunan kitaplar şunlar:



Çekilişe katılmak için yapmanız gereken şeyler çok basit: 
* Blogumun izleyicisi olmanız,
*Facebook sayfamı takip etmeniz,
*Facebook ya da Twitter'da çekilişi duyurmanız gerekiyor sadece.

Evet sadece bu kadar!

Lütfen takipçi olduğunuz ismi, paylaşım linklerini ve hangi kitabı istediğinizi aşağıda yorum bölümüne yazmayı unutmayın.
Herkese bol şanslar!

Çekiliş sonuçlarını 1 Şubat'ta açıklayacağım.
Ve sadece Türkiye içi gönderebiliyorum kitapları.
 Sevgilerimle...

18 Oca 2014


Herkese Merhaba Arkadaşlar,
Yeni yılın ilk etkinliğine hoşgeldiniz :)
Blogumda çoğunlukla popüler ve yeni çıkan kitapları yorumlamaya çalışsam da aslında benim ilk gözağrılarım klasiklerdir. Ortaokul yıllarımda ayıla bayıla okuduğum bu kitapları yeniden okumak istiyordum ve bu yüzden böyle bir etkinlik düzenlemeye karar verdim. 
"Ayın En Klasik Günü" 
etkinliğimde seneler önce, daha tarihi romanslarla tanışmadan çok önce, bana eski dönemlerin hayallerini kurduran klasikleri hem tekrar hatırlayacak hem de hiç okumamış arkadaşlarla tanıştıracağım.

Peki bunu nasıl yapacağım?
Her ay seçtiğim bir kitabın yorumuyla birlikte, yazarı ve diğer kitapları hakkında kısa bilgi vereceğim. Klasiklerin modernleştirilmiş bir dille yeniden basımını gerçekleştiren Martı Yayınları'da bu fikrime çok sıcak baktı ve onların sponsorluğunda her ay iki kişiye o ay incelediğim kitabı hediye etmeye karar verdik. Kendilerine destekleri için buradan da kocaman teşekkürlerimi gönderiyorum :)

Zamana meydan okuyan bu ölümsüz eserlerle tanışmaya 
ya da 
yeniden kaynaşmaya hazır mısınız?
O zaman ay sonunda "Ayın En Klasik Günü" etkinliğimizde buluşmak üzere!

Herkese bol okumalı günler dileğimle
Destekleri için teşekkürler

15 Oca 2014

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , | 15.1.14
Merhaba arkadaşlar,
Tazecik okuyup bitirdiğim ve OKK olarak incelemesini yaptığımız Nemesis Yayınları'ndan çıkan Gelinin Kolyesi bana sürekli duygu değişimleri yaşatan bir kitap oldu. Tarihi romanslara bayılan biri olarak bu kitabı da sevdiğimi söyleyebilirim. Kat Martin'in diğer kitabı Kara Melek 'i de okumuştum geçen sene ama yorumlamaya fırsatım olmamıştı. Ama bu yazarın çok sağlam bir okuyucu kitlesi olduğunu biliyorum ve eğer o kitabı sevdiyseniz, bunu da okumanızı tavsiye ederim.

Gelelim kitabımızın konusuna:
Tory ve Clare anneleri ölünce zalim ve ahlaksız üvey babaları Baron'dan kaçarlar. Kaçarlarken de annelerinden kalan ve bir efsanesi olduğu söylenen kolyeyi de yanlarına alırlar. Kolyeyi satıp, Londra'da kendilerine iş aramaya başlarlar. Ancak referansları olmadığı için hiçbir yer onlara iş vermez. Ta ki bir gün kapısından kibarca kovuldukları malikanenin kontuyla karşılaşana kadar. Kont Cord kızlara acır ve aynı zamanda da Clare'in meleksi güzelliğinden etkilenir ve onlara kahyalık ve hizmetçilik işlerini verir. Kızların kültürlü havalarından şüphelense de sesini çıkarmaz ama çok kısa zamanda kızların sırrı ortaya çıkacaktır. Sırlar, yalanlar, kötü kalpli Baron ve Fransız hapishanelerinden kurtarılmaya çalışılan kuzen Ethan için yapılan tehlikeli yolculuklar arasında geçen okunası bir hikâye...

Kitap çok hızlı ve heyecanlı bir şekilde başlamasına rağmen ortalara doğru temposu düşüyor ve sonlara doğru tekrar toparlıyor. Ben kitabı genel anlamda sevdim ama dediğim gibi karakterler konusunda net bir duygum yok. Örneğin Kont Cord'la ilk tanışmamızda adama bayıldım ama daha dakika geçmeden sinir olmaya başladım. Sonraları yine sevdim ama bir şekilde beni gıcık etmeyi başardı tekrardan. Kadın karakterimiz Tory ise güçlü duruşu ve kardeşini korumak için yaptığı şeylerle takdirimi kazansa da sürekli Kont'a yalan söylemesi ve arkasından iş çevirmesini hiç sevmedim. A be kızcağızım. Bir değil iki değil, her yalanını yakalıyor adam, daha ne diye onu kandıracağım diye uğraşıyorsun ki? Valla bir yerden sonra başına gelenlere, Oh olsun Tory, hakkettin sen bunları bile dedim. 
Böyle duygusal gelgitlerle okuduğum bir kitap oldu benim için Gelinin Kolyesi. Umarım sizler de okuyunca seversiniz.
Herkese bol okumalı günler dileğimle



9 Oca 2014

Yazan: The Reading Lady Etiketler: , , , | 9.1.14
Sanırım Lux serisi benim en sevdiğim fantastik serilerden. Sanırım diyorum çünkü Saplantı'yı okuyana kadar Team Daemon ve Team Luxen'dim. Ammaaaa ne zaman sevgili yazarımızın Arumları anlattığı Saplantı'yı okudum, kendimi karanlık tarafa attım ve yaşasın kötülük nihahaha şeklinde gezer oldum :D

Şaka bir yana adeta makineli tüfek gibi ardı ardına roman yazan yazarımız (yazarımız diyorum öyle benimsedim ki kendisini) her kitabında çıtayı gittikçe yükseltiyor. Serilerinin ilk kitapları fanfiction gibi olsa da ikinci kitaptan sonra öyle bir hız kazanıyor ve farklılaşıyor ki siz bile ne olduğunu anlayamıyorsunuz. Lux serisi sırasıyla Obsidiyen, Oniks, Opal ve Köken olarak devam ediyor. Yorumlarımı başlıklara tıklayarak okuyabilirsiniz. Opal'in yorumunu üşendiğim bir zamana denk geldiği için yapamamıştım, onu da başka bir yerden okuyuverin gari :)

Dikkat: Seriyi okumamış olanlar için SPOILER içerir!!!

Son kitap Opal çok berbat bir yerde bitmişti. Bizimkiler Beth'i kurtarmak için Daidalos'un merkezine baskın yapmışlar ama bu baskında pislikkkk Blake'in oyunu sonucunda Kat yakalanmıştı. Kat'in yakalanmasından sonra zorla oradan götürülen Daemon'u çılgınca bir şey yapmaması için diğer Luxenler hapsetmişlerdir. Bu hapisten kaçan Daemon ailesini terk edip Kat'i kurtarmak için çılgınca bir plan yapar. Bu arada Daidalos tarafından tutulan Kat, merkezde acı dolu testlere tabii tutulmaktadır. Bilerek kendini Daidalos'a yakalatan Daemon ve Kat'in hiç tahmin etmedikleri bir müttefikleri olacaktır.

İçerideki bu dost kimdir?
Köken nedir, ne değildir?
Eeee sonra ne olacaktır?

Tüm bunların cevabını öğrenmek için kitabı okumanız gerekiyor maalesef :) Zaten bu seriye başlamış olup da Köken'i okumamış olan birini düşünemiyorum :)
Bu arada kitabı okurken bir ara çok sinirlendim. Jennifer sürekli bazı karakterleri öldürmeye başlayınca "Yiterrr Jen!!" diye bağırasım geldi. En nefret ettiğim şey sevdiğim karakterlerin ölmesi ve maalesef bu kitapta da çok fazla oluyor bu.

Neyse daha fazla yazarsam kitabın sonunu söyleyeceğim o yüzden artık susuyorum.

Uzun lafın kısası : Ben bu seriye bayılıyorum dostum!

Herkese bol okumalı günler dileklerimle
Sevgiler




8 Oca 2014

Herkese kocaman bir merhaba!
Uzun zamandır yeni kitaplarım yazısı yazmadığım fark ettim ve artık elimdeki kitaplar birikince de tam sırasıdır dedim.
Kitap fuarından beri kütüphaneme eklenen on altı kitabım olmuş.  
Üst sıradaki klasiklerin tamamı Martı Yayınları desteğiyle yapacağım "Ayın En Klasik Günü" etkinliğim için gönderilen kitaplar. Ayın son günlerine doğru yapmayı planladığım bu etkinlikte her ay bir klasik eseri okuyup, yorumlayıp, yazar ve diğer eserleri hakkında kısa bilgiler vermeyi düşünüyorum. Tabii bir de sürprizim olacak bununla ilgili :)

Çok severek okuduğum Obsidiyen serisinin yayınlanan son kitabı Köken bana çok sevdiğim arkadaşım Binnur'un doğumgünü hediyesi. Tabii yanında çok severek kullandığım başka bir şey daha hediye etti ama o da bana kalsın :)

Aspendos'tan Güzel Bir Yalan'ı okudum ve yorumladım bile. Buradan okuyabilirsiniz. 

Pegasus'un iki yeni kitabı tarihi romans türündeki Skandal Evlilik ve vampirli kitabı Şeytanın Balosu bir an önce okumak istediğim kitaplardan. 

Şu anda elimde Nemesis'in Gelinin Kolyesi kitabı var ve yeni başlamış olmama rağmen hiç de fena gitmiyor. Bitirince yorumumu paylaşıyor olacağım.

Şimdilik benden bu kadar arkadaşlar.

Herkese bol okumalı günler dileğimle :)
Sevgiler



7 Oca 2014


Merhaba Arkadaşlar,
Yeni yılın ilk kitap yorumunu çok severek okuduğum bir kitaba yapıyorum. Aspendos Yayınevi'nden çıkan Güzel Bir Yalan'a İstanbul Kitap Fuarı'nda kapak resmini gördüğüm anda vurulmuştum. Ancak şansıma benim gittiğim günlerde kitap henüz matbaadaydı ve o zaman alıp, okuyamamıştım. Kısmet bugüneymiş :)

Öncelikle ben kitabı tamamen günümüz aşk türünde bekliyordum. Ama o kadar yanılmışım ki... Kitap aşk hikâyesi gibi başlıyor ama daha ne olduğunu anlamadan birden bire sizi soluk soluğa bir maceranın içine atıyor. Hem de ne macera! Adeta bir Angelina Jolie filminin içindeymişsiniz gibi. Hem alev alev yanan bir aşk, hem de nefes nefese bir macera! Ohhh böylesi de tadından yenmiyor gerçekten :) 

Kitabımızın konusunu kısaca anlatmam gerekirse Anabelle Parker, Garret ve Milo üniversitede tanışıp, çok yakın arkadaş olmuşlardır. İçine kapalı bir kız olan Parker, her ne kadar ilk görüşte vahşi cazibeli Garret'dan etkilenmiş olsa da, daha sıcakkanlı ve sempatik Milo ile çıkmaya başlar ve sekiz sene sonunda artık nişanlanmış ve evlenmek üzeredirler. Çocukluk arkadaşı olan Garret ve Milo okul bitince askeriyeye girmiş ve özel bir harekat takımı olan SEAL'da çalışmaya başlamışlardır. Bir gün özel bir görev için Dominik Cumhuriyeti'ne giden Milo, bir kaza sonucu ölür. En yakın arkadaşı ve üssü olan Garret'da Dominik'e Milo'nun ölümünü araştırmaya gitmeye karar verir. Bir şekilde Parker'da kendini kabul ettirir ve Dominik'e giden ikilimiz hem birbirlerine karşı senelerdir içlerinde tuttukları aşkı ve çekimi bastırmaya, hem de Milo'nun başına gelenleri bulmaya çalışırlar.


Kitap kesinlikle sürprizlerle dolu ve bir an bile elimden bırakamadan okudum diyebilirim. Garret'ın çocukluk arkadaşının sevgilisine duyduğu aşkla savaşması ve kızı mutlu edebilmek adına yaptıkları beni kendine hayran bıraktı. Aynı şekilde Parker'ın senelerdir içten içe sevdiği Garret'la arkadaşlığının bozulmaması için kendi içinde verdiği savaş ve tutkularının önüne geçmeye çalışması beni oturduğum yerde yedi bitirdi resmen! Genelde kitaplardaki kadın karakterlere sinir olurum ama Parker'a bayıldım diyebilirim. Hele ki büyük sırrı ortaya çıkınca daha da bir sevmeye başladım hatunu :)

Kitapta ki en büyük problem kimi yerlerde çok gözünüze batan çeviri ve edisyon hataları. Hele kitabın ilk yüz sayfasında çok fazla olan bu hatalar sonlara doğru biraz daha düzelmiş durumda. Gerçi bir müddet sonra kitabın heyecanına kapılınca benim çok gözüme batmamaya başladı ve siz de bunlara takılmadan okuyabilirseniz gerçekten tavsiye edebileceğim, çok keyifli bir kitap Güzel Bir Yalan. 

Kitap Ateşle Oyun serisinin ilk kitabı ve bundan sonraki kitaplar Seal ekibindeki diğer kahramanların hikâyelerini anlatıyor. Birbirinden bağımsız da okunabildiği için serinin tamamlanmasını beklemeye gerek yok ama umarım Aspendos edisyon hatalarını düzeltip en kısa zamanda serinin diğer kitaplarını da bizlerle buluşturur.
Kapağa bayıldığımı söylemiş miydim?

Herkese bol okumalı günler dilerim :)
Sevgiler

2 Oca 2014

Herkese merhabalar arkadaşlar!
Yeni yılın ilk gününde 2013'ün son ayında okuduğum kitapları açıklamanın ve yılın son Oscar'larını vermenin zamanı geldi bile. 
Bu ay sadece altı kitap okuyabilmişim. Çevirdiğim kitabı da sayarsam yedi. Ama onu henüz basılmadığı için listeme eklemiyorum tabii :))
Gelelim bu ay okuduğum kitaplara:

Blog içi arama