12 Ağu 2014

Yazan: The Reading Lady Etiketler: | 12.8.14
Sene 1999

Benim hayatımın en kötü, en dip günleri.

20 Ağustos'ta her şeyden, herkesten, hatta canımdan çok sevdiğim babamı kaybetmişim.
Henüz 20 yaşındayım,
Ve acıyla,
İnsana nefes aldırmayacak kadar yoğun acıyla ilk tanışmam.
Nefes alamıyorum...
Çok ağır bir depresyon geçiriyorum.
Major depresyon dediklerinden.
Sinir krizleri, ağlama nöbetleri vs.
İntihar etmeyi bile düşünüyorum.

O günlerde yeni bir üniversite kazandığım belli oluyor.
Yeni bir şehir, yeni arkadaşlar ve eski depresyonumla orada yaşamaya başlıyorum.
Buzdolabında her zaman hazır bekleyen diazem iğnelerim var.
Xanax'ı günde üç öğün şeker niyetine yutuyorum, uyku hapları bana mısın demiyor.
Her gece uykularımdan kabuslarla, ağlayarak uyanıyorum.

Bir gece bir rüya görüyorum.
Arkasından göz kamaştırıcı bir ışık çıkan kapının önünde babamla duruyoruz.
Ben ayaklarına kapanmış, bacaklarına sarılmış deli gibi ağlıyorum. Gitme, beni bırakma diye yalvarıyorum.
Babam beni ayağa kaldırıp sımsıkı sarılıyor.
Diyor ki: Gitmek zorundayım. Çok acı çektiğin, çok ağladığın için gidemiyorum. Ama vakit geldi, gitmem gerek. Sana söz veriyorum, beni her özlediğinde geleceğim. Ama bana izin ver artık. Sen bu haldeyken gidemiyorum.
Bana sımsıkı sarılıyor ve ben ağlarken kapıdan çıkıp gidiyor.


1999'un son ayları.
Ya da 2000 başları tam hatırlamıyorum.
Televizyonda bir film başlıyor.
Robin Williams başrolde.
Çocuklarıyla birlikte bir trafik kazasında ölen bir doktoru oynuyor.
Kocası ve iki çocuğunu kaybeden anne çılgına dönmüş. Çok acı çekiyor.
O kadar çok acı çekiyor ki buna dayanamayan kocası onu bırakıp cennetine gidemiyor.
Ve babamın o gece rüyamda bana yaptığı konuşmanın bir benzerini kadına yapıyor.
Ben, şok içerisinde ağlayarak annemi arıyorum ve bunu anlatıyorum.
Filmin adı Aşkın Gücü...
Ve ben o filmi o günden sonra bir daha hiç izle(ye)miyorum...

Böyle inanılmaz mucize gibi olaylar insanın başına hayatı boyunca çok az gelir ya, benim kendi mucizem de o gündü.

Robin Williams'ın ölümü beni o günlere götürdü. Senelerdir başka filmlerini de izlemiş olsam, aktörün yüzünü her gördüğümde aklıma babam, rüyam ve o film gelir.


Ve merak ediyorsanız söyleyeyim. Babam verdiği sözü tuttu ve ne zaman onu çok özlesem hep rüyama girdi. Benimle konuştuğu da oldu, bana sımsıkı sarılıp uyandığımda kollarının sıcaklığını boynumda hissettiğim de.

İkiniz de huzur içinde uyuyun.
Dünyama güzellikler kattınız...

Onur 12.8.2014

8 Ağu 2014


ÇOK MUTLUYUM!!!

Tarihi romans serilerini tanıttığım videomu izleyenleriniz biliyordur, Lisa Kleypas'le aylardır röportaj ayarlamaya çalışıyorum. Lisa kabul etti ama bir türlü yoğun programından soruları cevaplayıp gönderemedi. Bu arada biz de asistanıyla o kadar çok mailleştik ki artık röportaj işinden daha çok sohbet eder konuma geldik :)

Geçen ay bana bir mailinde, "Seni de çok beklettik ve bunu telafi etmek için Lisa'nın imzalı bir kitabını yollamak istiyorum," dediğinde mutluluktan havalara uçtum :D

Nasıl uçmam? 
Dünyaca ünlü bestseller bir yazarın daha kitaplığımda imzalı bir kitabı olacak! 
Her kitapseverin hayalidir sevdiği yazarın imzalı kitabının elinde olması. Hele yabancı bir yazar oldu mu, tadından yenmiyor :D

Neyse aradan bir aydan uzun süre geçti, ben tatil için evden ayrılmak zorunda kaldım. Ama beni bir görün. Apartmanın kapıcısı, güvenlik görevlileri dahil herkesi sıkı sıkı tembihledim. "Aman bak çok önemli bir paket gelecek. Sakın kargocuyu geri göndermeyin. Mutlaka teslim alın. Çok önemli bla bla..." diye başlarının etini yedim resmen :D Gerçi alışıklar bana gelen kitap kargolarını almaya ama olsun, ben yine de işimi sağlama alayım dedim :D

Ve dün Ankara'ya döndüğümüzde beni bu güzel sürpriz bekliyordu!
Gelmiş!

Ta Taaaaam!
İşte karşınızda Lisa Kleypas imzalı kitabım :D

 Bu arada ben tatildeyken Lisa'dan mail geldi. Blogunu Facebook sayfamda paylaştım gördün mü, diye yazmış. Hemen açıp baktım tabii ve plajın ortasında çığlık attım :D

(Görmek için burayı tıklayabilirsiniz.) (Çığlığı değil tabii ki, Lisa'nın paylaşımını :P )

Ben de o sırada plajda Wallflowers serisinin son kitabını okumaktaydım. Birkaç foto çekip yolladım. Maksat aynı zamanda Türk turizmini de canlandırmak tabii :)) Daha Ankara'dayken bile bol bol Bodrum fotoları yollamıştım. Fotoğrafları çok beğenmiş hemen ardından mesaj attı, sayfada paylaştım diye :D Canım ya, bu yazar yenmez de ne yapılır :D


İşte böyle arkadaşlar. 
Lisa ve asistanı Cindy ile hafiften kanka moduna girmiş bulunmaktayız :D 
Bu arada son mailimde de ben ölmeden önce röportajı yapabilirsek ne güzel olur, diye yazdım. Umarım en kısa sürede cevaplar gelir de ben de yayınlayabilirim.

Hepinize bol okumalı, bol kitaplı günler dileğimle,
Sevgiler!

1 Ağu 2014

Herkese Merhaba Arkadaşlar!
Tatilde olduğumu duymayan kalmamıştır herhalde :) 
Bir sene boyunca bu günleri beklediğim için İzmir'de, annemin evinde, ailemle birlikte mutlu mesut yaşamaktayım şu aralar. Buraya gelmeden önce iki video çekmiş ve ilkini (Beni sinir eden tipler ve sorular videosunu) yayınlamıştım. Şimdi sıra geldi ikincisine. En sevdiğim tarihi romans serilerini sizler için derledim ve bu türe henüz başlamamış olanlar için bir öneri videosu hazırladım. Umarım hoşunuza gider.  Bu arada videonun sonunu nedense kaydetmemişim :( Ben de yazıyla veda edeyim dedim ama onu da yanlışlıkla videonun başına yapıştırmışım. İşte bunlar hep acemilik :) 
Bu arada videolarıma yaptığınız tüm o güzel yorumlar için, maille, mesajla bana gönderdiğiniz tüm o güzel sözler için çooooooook teşekkürler! Beni inanılmaz mutlu ediyorsunuz, iyi ki varsınız :)
Hepinizin geçmiş bayramını kutlarım ve bol okumalı günler dilerim.
Sevgilerimle,

Blog içi arama