Ana içeriğe atla

#sendeanlat demişler... Hangi birini anlatalım?


‪#‎sendeanlat‬ demişler – hangi birini anlatayım? 
Sadece ben değil, tüm kadınlar hangi birini anlatalım? 
Açığı-kapalısı, genci-yaşlısı, bekârı-evlisi, sarışını-esmeri, zayıfı-kilolusu, çalışanı-çalışmayanı ve aklına gelen her biri... Bugün bir kadın çıkıp da ben tacize uğramadım diyebilir mi?

#sendeanlat demişler- hangi birini anlatayım?

Daha çocuk halimle, üstümde yere kadar gelen okul üniformamla otobüste beni taciz eden adamı mı? Otobüste olay çıkarıp adamı döverek dışarı attırdığımı ama eve gidip ağladığımı mı?

Üniversitede sınav sonucumu herkesinki gibi panoya asmayıp öğrenmek istiyorsan akşam çıkışta odama gel diyen öğretim görevlisini mi? Notumu öğrenebilmek için adamı dekana şikâyet ettiğimi, sonra da o dersten kaldığımı mı?

Ders sırasında kız arkadaşlarımızla deney yaptığımız masaya gelip ağzından salyalar akarak “kızlar siz bu şehirde yenisiniz üstleri siz gezdirin alt tarafları ben size gezdiririm” diyen hocayı mı?

Daha geçtiğimiz haftalarda, kışın ortasında, üstümde paltom, atkım, berem, eşofmanımla pazara giderken bilmemneyini bilmemne yapayım diye ağzını sulandıra sulandıra laf atan şerefisizi mi?

Yıllar boyunca yolda yürürken yediğim lafları kanıksayıp sadece peşimden takip eden olduğunda dönüp olay çıkardığımı mı?

Girdiğim bir iş yerinde evli barklı ve benden yaşça çok büyük patronun ilan-ı aşk ettiğinde suratına fırlattığım masayı mı?

Girdiğim başka bir iş yerinde, yine evli barklı ve yaşça büyük başka bir patronun toplantıya gidiyoruz diye otele götürmeye çalışmasını ve adam anlamasın diye aptala yatıp hemen babamı arayıp belki bir felaketten kurtulmamı mı?

Yol kenarında eşimin gelmesini ya da taksi beklerken yanımda duran, yavaşlayan, korna çalan, selektör yakan, nereye bakacağımı şaşırtan şerefsizleri mi?

Bir gece vakti işten eve dönerken arabamı takip edip sıkıştıran ve neredeyse yoldan çıkıp kaza yapmama neden olacak mahlûkatı mı? –ki bu tacizlerde kaç kadın şoför hayatını kaybetti.

Toplu taşıma araçlarında bacağını bacağıma yaslamak için ayı gibi oturan ve avazım çıktığı kadar bağırıp düzgün otursana diye azarladığım tipleri mi?

Gencecik kızken otobüste karşıma geçip yiyecek gibi bakan, orasıyla burasıyla oynayan yaşlı adama avazım çıktığı kadar bağırıp rezil ettiğimi mi? Sonra eve gidip ağladığımı mı?

#sendeanlat demişler. Daha hangi birini, hangi iğrençlikleri anlatayım ki? 
Bunlar hayatın içinde, her zaman, her yaşta karşılaştığım olaylardan bazıları. Ben çoğunlukla mağdur olmaktansa olay çıkarmayı tercih ettim ama fiziken bir zarar görmemiş olsam da, hemen her olaydan sonra eve gidip ağladım. Bu yaşta bile, eşim evde olmadığı zamanlarda sipariş geldiğinde evde birisi varmış gibi davranırım. Karanlıkta, ıssız bir yolda yürürken arkamdaki adımlara dikkat kesilirim, gece biber gazım olmadan sokağa çıkmam. Olur da dikkatlerini çekerim diye sokakta esnafla vs ile yüz göz olmam, fazla konuşmam hatta selam bile vermem. Bu yaşta, bu eğitim düzeyinde, çalışan bir kadın olarak artık maalesef olağan hale gelmiş korkularım bunlar. #sendeanlat derseniz, tüm kadınların anlatacak bir şeyleri var. Bazen anlattığımız, çoğu zaman anlatamadığımız çok şey var. 

‪#‎ÖzgecanAslan‬ , o güzel gözlü gencecik kız günlerdir aklımdan/aklımızdan çıkmıyorsa bunun bir sebebi var.

Umarım gittiğin yerde artık huzur bulmuşsundur...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen

Hani sıklıkla duyarız zaman zaman bizler de söyleriz ya “Hayatımı yazsam roman olur!” diye, işte bunu iki yüzyıl önce bir lady, çağının tüm engellerine ve baskılarına rağmen başarmış. Kimden mi söz ediyorum? İngiliz edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romancılarından kabul edilen ve kendi hüzünlü hayat hikayesine inat, her romanını mutlu sonla bitirerek yazan Jane Austen’dan tabii ki.  42 sene sürmüş kısacık hayatında yaşadığı dönemin tüm baskılarına ve engellemelerine karşı dimdik durmuş ve belki de gerçek hayatında sadece bir kez bulup kaybettiği aşkına inat, mizah yönü kuvvetli ve kendine yeten güçlü bayan karakterler yazdığı romanlarıyla bir efsane haline gelmiştir. Ben kendisiyle ortaokul yıllarımda Aşk ve Gurur romanıyla tanıştım. Daha sonra Aşk ve Gurur benim defalarca okuduğum, neredeyse diyaloglarını ezbere bildiğim bir kitap haline geldi. Yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla süre geçen bir roman, dünyada milyonlarca kişiyi etkileyebiliyor ve kendine hayran bırakabili…

Christian Grey'e Neden Asık Olduk?

Grinin Elli Tonu herhalde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kitap okuyan hemen her kadının okuduğu son zamanların bomba kitabı. Heryerde kitapla ilgili yazılar görüyorum. Kimi gerçekten nefret ediyor, kimi kararsız kalmış, kimileri de benim gibi gerçekten sevmiş. Aslında edebi değeri yokmuş, konusu çok basitmiş vs vs gibi şeyleri göz önüne almadan tarafsızca okuduysak , kitaba bayılmamak için bir sebep yok bence.
Bir kaç sene önce Twilight /Alacakaranlık serisi de benzer bir “Ahhhh Edward!” durumu yaratmıştı bünyelerde. Gerçi o kitaplarda vampir/kurtadam olayları olduğu için Grinin Elli Tonu’nu okuyan bir çok kişi bu seriyi okumamıştı ama bugün biliyoruz ki bu kitapta aslında Twilight’ın yetişkin versiyonu olarak yazılmış.
Ama işte bugün karşımızda kapı gibi bir Christian Grey gerçeği duruyor. İlk kitabı okuduktan sonra dayanamamış diğer kitapları da internetten bulup okumuştum. Ve şöyle söyleyebilirim toplamda 1500 küsur sayfanın üzerindeki üçlemeyi yaklaşık 5-6 günde bitirmiştim…

Yetmisler, Seksenler ve Doksanlar Modası

Herkese merhabalar arkadaşlar, Blog turumuz kapsamında incelediğimiz Kristin Hannah'ın Ateşböceği serisi iki kız arkadaşın, Kate ve Tully'nin, 1970'lerde henüz on üç yaşında başlayan dostluklarının hikâyesini anlatıyor. Tabii bu duygusal hikâyeyi okurken de yazarın eşsiz kalemiyle o dönemlere adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. Ben de bu yazımda kitabımızda geçen dönemler hakkında kısaca bilgi vermek istedim.
Bakalım karakterlerimiz o yıllarda nasıl giyiniyorlarmış?

Ayın En 'Klasik' Günü: AŞK ve GURUR - Jane Austen

Herkese Merhaba Arkadaşlar, Bu sene yeni bir etkinliğe başlayacağımı şu yazımda duyurmuştum. Bu sene için kendime koyduğum her ay bir klasik okuma hedefini maalesef bazı özel sebepler yüzünden geciktirdim. Bunun için lütfen kusura bakmayın.

Şimdi gelelim Ayın En Klasik Günü etkinliğimin ilk kitabına. Benim çok sevdiğim ve defalarca okumuş olduğum Jane Austen'in en bilinen eseri Aşk ve Gurur'la açılışı yapmak istiyorum.
Aşk ve Gurur, orijinal adıyla Pride and Prejudice, tam çevrildiğinde Gurur ve Önyargı demek ama ülkemizde bu isimle pek tanınmıyor.
İlk olarak 1813 yılında yayımlanan romanı Austen, 1796-1797 yılları arasında 21 yaşındayken yazmıştır. Jane Austen'in oldukça ilginç bir yaşam öyküsü vardır. Uzun bir araştırmadan sonra yazmış olduğum Roman Gibi Bir Hayat: Jane Austen yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Jane Austen'in hayatı boyunca tek bir kişiye aşık olduğu söylenir Tom Lefroy adındaki bu genç adamla yaşadıkları mutlu sonla bitmeyen aşklarına inat, Jane yazd…

"YÜREGIN KRALIÇESI" - JUDITH McNAUGHT

Blogumdaki ilk yazar incelememi en sevdiğim yazarlardan biri olan Judith McNaught ile yapmak istedim. Bu yazım ayrıca Blogum Dergisi Şubat 2013 sayısında da yayınlandı. Dergiye  buradan ulaşabilirsiniz. Ve işte karşınızda ilk yazar incelemem : 
Judith Mc Naught (Kısaca JM) nam-ı diğer Yüreğin Kraliçesi  Hani bir gün bir kitap okudum hayatım değişti derler ya...İki sene kadar önce benim hayatım değişmese de okuduğum bir kitap hiç bilmediğim bir dünyaya adım atmama vesile oldu. Bir daha da çıkamadım o büyülü dünyadan. Okumayı ilk öğrendiğim yıllardan beri deli gibi kitap okuyan ben, bu türü hiç duymamış olmanın hissettirdiği cahilliğime mi yanayım yoksa bu zaman kadar böyle güzellikleri kaçırdığıma mı yanayım bilemedim açıkçası. Neden mi bahsediyorum? Bir zamanlar benim dahi burun kıvırdığım, çoğu insanın küçümsediği Aşk Romanlarından tabii ki. Bugün bu yazımda da hem biraz aşk romanlarını (romansları) hem de en sevdiğim yazarını tanıtmaya çalışacağım. Belki de bu yazıyı okuyan biri öny…